26 Şubat 2026 Perşembe
14 Ocak 2026 Çarşamba
5 Ocak 2026 Pazartesi
Merhaba!
Eski fotoğrafları gezmeyi ne kadar sevdiğim aşikar. Geçen sene bugün neler olmuş, ondan önceki sene, ondan da önceki sene? Hatta bugün değil, bu sıralar. Sonra bütün o zamanlar hissettiğim her şeyi hatırlıyorum. Eski fotoğraflara bakmayı çok sevdiğim için geçmişe dair hafızam bu kadar iyi. İnsanlar her boku hatırlayışıma şaşırıyor, oysaki benim vaktimin çoğu geçmişe dair görsel destekli analizlerle geçiyor. Geçen gün Hacer bu analiz becerisini güncele de uyarlayabilsem dadımdan yenmeyeceğimi ima etti. Doğru. Hizalanmaya çalışıyorum. Bugün yeniden terapiye başlıyorum.
Neyse işte eski fotoğraflar ve eski defterler. Kasım 2021-Ekim 2022 defterimi çıkardım bir yerlerden. Aman tanrım o nasıl bir keder! Herhalde hayatımın en kötü senesi. Yaşadıklarımı deftere açık açık anlatmamışım ama okuyunca o günlere ait her bir detayı o kadar net hatırladım ki kalbim sıkıştı adeta. Detay yok ama şöyle cümlelerle karşılaşmak çok olası:
Hayatımdan nefret ediyorum
Mütemadiyen ağlamak istiyorum
Kendime ait bir oda'nın eksikliğini iliklerime kadar hissediyorum
Sanki bir perdenin arkasından yaşıyorum gibi
O defter yılından beri çok şey değişti. Bir daha asla o kadar kötü hissetmek istemiyorum,
ama şu sıralar
o kadar yalnız veya yanlış hissediyorum ki,
çocukluğumdan kalma klasik bi christmas filminin müziği, sanki bi bir zamanlar ait hissettiğim ve beni seven ve olduğum gibi kabul eden bir ailem varmış da onlardan uzak düşmüşüm, (mesela gurbetteymişim filan), onlarla oturduğum keyifli xmas sofralarını hatırlamışım da özlemimden kahrolmuşum gibi beni ağlatıyor. Oysaki bunların hiçbiri gerçek değil. Neyi özlediğimi bile bilmiyorum. Gerçi filmde de çocuğu evde unutuyorlardı.....
Ve yine Hacer dedi ki "ben senin kendine eğildiğin hiçbir dönemden elin boş çıktığını görmedim."
Deniz yırtılır kimi zaman da,
Bilmezsiniz kim diker,
BEN
Dİ
KE
RİM!
3 Ocak 2026 Cumartesi
25 Aralık 2025 Perşembe
23 Aralık 2025 Salı
18 Aralık 2025 Perşembe
Merhaba.
Yeni işimde 3. haftam bitiyor ve hasta olarak daha ilk ayımdan 2 gün rapor almış bulunuyorum. Bugün ise boktan bir toplantıya katılıp ofise geldim. Look'um Meral Akşener ile cunk on earth'teki kadın arasında bir yerlerde. Yapay zeka toplantı notlarını düzenlerken ben de blog'uma yazayım dedim......
Evet... Üçüncü haftamda hayatta neyi iste(me)diğimi gerçekten bilir bir hale gelmiş bulunmaktayım. 1 ay önce dağlardaydım ben, bugün ceket giyip zorttirizort bakanlığı koridorlarında ne işim vardı? YOK YOK, olacak iş değil. Bu işi bu sene hallediyoruz.
Neyse. İyileştim sayılır, yarın cuma ve rakı içicez. İşe gitmenin tek güzel yanını yeniden hatırladım: cuma neşesi.
28 Aralık'ta Unite'ta yılbaşı pazarında stand açıyorum. Sulu boya ve punch satacağım. YAŞASINN!