Merhaba!
Dur durak bilmeyen fakirleşmemiz hakkında söylemek istediklerim var. Sanırım her şey iyice belirginleşmeye geçen yaz, İzmir'e 850 tl'ye uçak bileti almamla başladı. O günden beri lambır lumbur yuvarlanarak fakirleşiyoruz. Sonu olsa ve yuvarlanmanın ardından duvara toslayıp dursam çok okey, ama belli ki öyle bir durum da yok. Bu yokuş aşağı aşırı hızlı bir şekilde sürüklenişi pınar beyaz yerine migros sürülebilir peynir almaya başlamak gibi çaresiz atılımlar yaparak yavaşlatmaya çalışırken, haftasonları içip eğlenme etkinliklerinden asla vazgeçmiyorum. (Her bir siparişte küçük hesaplar yaparken ne kadar eğlenilebilirse..) Vazgeçmiyorum ama azaltıyorum. 31 yaşında bir cuma akşamı sırf param olmadığı için dışarı çıkmamış olmak çok ağır gelmiş olacak ki, hayatımda ilk defa ocak silerken rahatladığımı fark ettim. Hani var ya öyle tipler, ocak silip sinir atıyorlar falan, heh işte aynı onlar gibi. Yanlış anlaşılmasın, param olmadığı için dışarı çıkmayışım ilk değil, buradaki problem bunun 30 yaşından sonra yaşanması.
-bize bunları yaşatanların bin türlü bela havuzları içerisinde yoğurulmalarını arzuluyorum.
Biraz da şükür time:
- Neyse ki hava aşırı güzel
- Balkonumuz efso
- Canım Arda'nın bana düzenlediği sürpriz doğum gününden aşırı fazla içki kaldı
- Temmuz'da Nilsu geliyor