22 Eylül 2022 Perşembe

Merhaba!

Bu sene kış depresyonu ikinci bir emre kadar askıya alınmıştır. Neden? Hayır, kışlık domateslerden değil, sonunda yüz yıllardır başvurup asla giremediğim işe girmiş olduğumdan. Şu an benden doldurmamı istedikleri onlarca belgeyi tamamlama aşamasındayım. Bir tanesi, görevdeyken ölürsem emeklilik fonumu kime/kimlere aktarmak isteyeceğime dair bir formdu. Doldurmadan önce yakında ölecek olan ve bununla barışmış birinin soğukkanlılığıyla uzun uzun düşündüm. Sonra dedim hepsini kocama verin be! Boşanırsak belgeyi değiştirebiliyorum.....  Acaba şey mi yazsaydım:

-bu fonu UNICEF'e aktarmak istiyorum! 

19 Eylül 2022 Pazartesi

kafamda kırk tilki

kırkı da bilirkişi 

14 Eylül 2022 Çarşamba

Merhaba!

Cumartesi günü bazı geceler öksürük krizine girip nefes alırken flüt çalar gibi sesler çıkardığım için göğüs hastalıklarına muayene olmaya gittim. Astımım olduğunu öğrendim. Sigarayı bırakmazsam 60 yaşına geldiğimde tuvalete bile gidemeyeceğimi söyledi doktor. Çok hüzünlü bir andı benim için. Daha çok genç olduğumu, çoluk çocuk yapacağımı, çok zorlanacağımı söyledi. Çoluk çocuk değil de ben 45 yaşımda da itlik serserilik yapacağımı düşündüğüm için eğlence hayatımın astım yüzünden, pardon, sigara yüzünden (deprem değil bina öldürür?)  sona ereceğini ve gezegenimize nefessiz kalarak veda edeceğimi düşünmek beni çok korkuttu. Ekim ayında sigarayı bırakma kararı aldım. Ekim'de bırakamazsam si.... sigarayı, yılbaşında kesin bırakıyorum bak. Bu da böyle biline!

Sigara nedir ayrıca ya? Nasıl düştüm ben bu belaya? Taş gibiyim, bebek gibiyim, bir de sigarayı bıraksam kimse tutamaz beni artık!















Bu fotoğraf 2014 yazından. Sarı filtreli camel soft'umla haberim yokmuş gibi çekilen bu fotoğrafı çok beğenip uzun süre sağda solda paylaşmıştım. Şimdi ise gözüme çok kötü görünüyor.  Ay sinirlendim. Tipe bak. Mal. 

9 Eylül 2022 Cuma

Merhaba!

Geçen akşam annemlerden 15 kavanoz kışlık domates aldım. Bütün kış domates soslu makarna, domates çorbası ve menemen yemek için heyecanlanıyorum. Kışın gelişini engelleyemeyecek olmam ve mülakatlarımın olumlu sonuçlanmaması belasının beni sokacağı depresif ruh hallerinden bu domatesler sayesinde korunacağım! Canım anam! 

Bugün cuma olduğu için her cuma olduğu gibi yine üzerimde birtakım manik haller var. 1 saat önce bir iş arkadaşımın çocuğuyla müziksiz bir şekilde odada dans ediyorduk. Manisiz halim bile kamu disiplinine aykırıyken cuma günkü hallerimin beni hala kovdurtmaması şaşırtıcı. Seviyolar heralde beni. (geçen gün yan odada kutlanan ve bütün katın davetli olduğu partiye sadece benim davetli olmadığımı içlerinden birinin instagram story'sinde gördüğümden beri kovulmama nedenimin sevgi olmadığını anlamıştım oysaki.) 

Devlet kurumunda kutlanan doğum günü partisi kadar insanı kedere boğan bir şey olamaz herhalde. Siz sıradan bir gün "bugünkü işlerimi nasıl procrastinate eylesem acaba?" diye düşünürken o gün bilmem kimin doğum gününün kutlanacağı haberi gelir. Öğleden sonra hem pasta yiyeceğiniz, hem de nereden baksan bi 15 koca dakikanın partiyle geçeceği için o gününüze ufak bir heyecan ve renk gelir. 

Birkaç kişi birleşir ve pasta alınır. Çay ocağından çaylar söylenir. Doğum günü olan kişi sürprizli şekilde düzeneğin olduğu odaya getirilir veya pasta kişinin olduğu odaya götürülür. Yaşları genç de olsa ruhu çekilmiş gibi görünen kişiler yalandan alkış tutup doğum günü şarkısını söylemeye başlar ama şarkıyı hem insanı cringe kanseri edecek seviyede yanlış bir senkronizasyonla, hem de bazen yanlış kelimelerle söylerler. Bir kısmı başladığı şarkıyı, tamamlamaya zahmet etmeden sonlandırır. Siz şarkıyı düzgün söyleyen taraftaysanız -ki yüksek ihtimalle öylesinizdir çünkü doğum günü şarkısı nasıl yanlış söylenebilir zaten?-  bütün bu mezarından zorla kaldırılıp ücretsiz şekilde doğum günü şarkısı söyletilirmiş gibi duran kalabalığın ortasında "neden şu an şarkıyı en içli ve duygulu söyleyen benim? doğum günü olan kişiyle o kadar yakın bile değiliz!" diye kendinizle hesaplaşırsınız. Aslında içli ve duygulu söylemiyorsunuzdur. Doğum günü şarkısı nasıl söylenirse öyle söylüyorsunuzdur ama diğerlerinin yanında sanki doğum günü olan iş arkadaşınızın gizli aşığıymışsınız gibi kendinizden şüphe edersiniz

Mayıs ayında benim de doğum günüm sürprizli bir şekilde kutlandı. Doğum günü şarkım tıpkı yukarıda anlattığım gibi söylendi ama bir farkla: o gün milyonda bir görülen "devlet dairesinde kutlanan bir doğum günü partisinde (bu kederli seremoniye özellikle parti diyorum, söz sanatıdır bu)  hiç kimsenin doğum günü şarkısını tamamlayamaması/yanlış söylemesi"  olayı yaşandı. Kendi doğum günüm olduğu için kendi kendime "İYİ Kİ DOĞDUUN BİLGEE" diye şarkı söylemem de garip kaçacağından (aslında ben normalde söylerim, kamu kurumu personam ise söylemez) benim iyi ki doğdun şarkım uzay zamanda süzülerek hiçliğe karıştı ve hiç kimse benim gizli aşığım olduğunu düşünmedi.