25 Aralık 2025 Perşembe

Hayatın aslında çok kısa ve anlamsız bir yolculuk olduğunu, bu yolculuğu anlamlı kılanın sevgi, şefkat, özlem ve heves olduğunu biliyorum. Biliyorum ama herkes gibi unutuyorum. Sonra bir şey oluyor ve bu bilgi güncelleniveriyor. Birini gerçekten kaybetme korkusu insanı nasıl da serseme çeviriyor. Miden literally ağzına geliyor ve günlük hayatın akışında her nasılsa önem kazanmış her şey yok oluveriyor. O korku aslında bir işe yarıyor ve insanı kendine getiriyor. Gerçekten önemli ve anlamlı olanları elinle tutabilecekmişsin gibi somutlaşıyor. Şöyle uzanıversen yakalayacakmışsın, kendine doğru çekiverecekmişsin ve sımsıkı sarılıp bırakmayacak, bundan sonra bu duyguların yüksek farkındalığı ile yaşayacakmışsın gibi. Ama işte öyle olmuyor. Gözlerinin önünde olan şey, yavaş yavaş silikleşiyor. Bir de bakmışsın yine şu kahrolası ilgisiz, sempati beslenmeyesi gezegenin herhangi bir ferdine dönüşüvermişsin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder