18 Temmuz 2026 Cumartesi

Merhaba!

Geçen hafta gelin geldiğim evin boşaldığını ve birilerinin boş evi gezdiğini gördüm. O evi ilanda ilk gördüğüm zamanı hatırladım. BURADA YAŞAMALIYIM dediğimi. Ev sahibinin işleri biraz yokuşa sürdüğünü ama sonunda orada yaşadığımı. Aslında cephesinden ve ağaçlarla çevrili olmasından dolayı epey karanlık bir evdi. Oradaki hayatımın da pek aydınlık olduğu söylenemez, ama her şeye rağmen harika bir ev. Umarım yeni sakinlerine daha aydınlık hissettirir. Çünkü biliriz ki, home is where the heart is. Kalbimiz aydınlıksa, her yer parıldar. 

Sonra bir üst katının da yakında kiraya verileceğini öğrendim. Muhtemelen daha yüksek olduğu için daha aydınlıktır. Bir çılgınlık yapıp TAŞINSAM MI dedim, kirası benim kiramdan neredeyse 30 kokteyl parası falan fazla. Şimdilik ilgilenmiyorum...

Perşembe günü, tam 13 gün sonra işe geldim. NATO zirvesi moral oldu ve önce Bodrum'a, sonra Kaş'a gittim. Çok eğlendim, yer yer üzüldüm, çok konuştum ve güldüm ve de düşündüm. (yani normal hayat?)

Üzüntü bastığı an gelen algı değişikliği ne garip. Deniz aynı mavi, güneş aynı sıcak, dağlar desen aynı, ama kalbin grinder'a tepilip sağa sola kanırtılırken hepsinin tadı birbirine karışıyor.

Kaş'ta ablam ve Hacer'le geçirdiğimiz harika bir deniz gününün ardından akşam hazırlanıp güzel bir yemek yedik, sonra margaritamdan bir yudum aldım ve dedim ki "bence bunu cointreau'yla yapmamışlar, beğenmedim.."  (tamamdır margarita gurmesi...) ve... bayıldım. Bir an böyle ateşler bastı, elim ayağım çekelendi ve Ebru Gündeş gibi slow motion bir şekilde Hacer'in üzerine döküldüm.

Sonra sesler, insanlar, ayaklarını havaya kaldırın, suuu, kolonyaa, ayy bembeyaz oldu kızzz, falan filan derken kendime geldim, içerisi klimalı olduğu için orada oturmaya karar verildi, kalktım, içeri girdim, herhalde erken kalkmışım, ben yine baybay. İkinciye olunca bacılarım endişelenerek ambulans çağırdılar.

Ambulanstayımdır: OFFF BEYAZ IŞIKK ABİİİ... (bu şakayı tam olarak ambulansta düşündüm)

Tahlil mahlil yapıldı ve bir şeyim çıkmadı.

Geriye iki ihtimal kaldı:

Kötü margaritaya tahammülümün olmayışı

veya tabii ki nazar..

ikinci ayılmamda mekanda bu şarkı çalıyordu, cute.

4 Temmuz 2026 Cumartesi

 "O (Vahşi Kadın), kadınlar aracılığıyla kendine bir çıkış bulur. Baskı altına alınıp ezilirse, yukarıya doğru çıkmak için didinir. Kadınlar özgürse, o da özgürdür. Ne mutlu ki, kaç kere bastırılırsa bastırılsın, tekrar yukarı çıkar. Kaç kere yasaklanmış, ezilmiş, önü kesilmiş, sulandırılmış, eziyete uğramış; güvenilmez, tehlikeli, çılgın gibi sayısız aşağılamalarla yaftalanmış olursa olsun, kadınların içinde yukarıya doğru öyle bir çıkar ki, en sakin, en çekingen kadın bile ona gizli bir yer ayırır. En bastırılmış kadın bile yüreğinde ona gizli bir yer ayırır; gür ve vahşi gizli düşünceleri ve gizli duyguları vardır ki, doğal olan da budur. En tutsak kadın bile vahşi benliğinin yerini savunur, çünkü sezgisel olarak bilir ki, bir gün bir mazgal deliği, bir çıkış, bir fırsat bulduğunda tabana kuvvet kaçmak için ondan güç alacaktır...

... Öyleyse, ister içe, ister dışa dönük olun, ister kadınları seven bir kadın, ister erkekleri seven bir kadın, ister Tanrı'yı seven bir kadın ya da bunların hepsi birden olun, ister basit bir kalbe sahip olun, ister bir Amazon'un tutkularına, ister bir işin en iyisini yapmaya çalışan biri olun, ister yarına bırakan biri, ister esprili olun, isterse de üzüntülü, soylu ya da ayaktakımı; her iki durumda Vahşi Kadın size aittir. O tüm kadınlara aittir."

                                                                                                  Kurtlarla Koşan Kadınlar-Clarissa P. Estes 



2 Temmuz 2026 Perşembe

Merhaba!

Adhd oluşum ve concerta'ya başlayışım, "utanmasam çalışmak hoşuma gidecek!" dedirtti bana. TO DO list yapıp tikler atarak, her işin ortasında bir anda dünyanın bir yerine uçak bileti bakmadan, 5-6 sene önce bugün ne olmuş diye bir anda fotoğraf arşivime girmeden, alışveriş sitelerine zıplamadan ve aniden linkedin'de 3 önceki işimdeki herhangi birini stalk'lamaya karar vermeden, O İNSANLAR gibi, çalışıyorum bir süredir. Gerçekten faydasını gördüm. Teşekkürler terapistim, teşekkürler psikiyatri ve teşekkürler concerta. BİLİMDİR YA BU. 

Bazı insanlar "yoğunluk iyi geliyor ya çalışırken düşünmüyorum..." falan der ve buna akıl sır erdiremezdim, şimdilerde ne demek istediklerini çok iyi anlıyorum. İyiymişiniz he. 

Geçen gece tiktok'ta akıştayken Kurtlarla Koşan Kadınlar'dan bölümler okuyan bir kadına denk geldim ve bir an varlığını unuttuğum o kutsal kitabı tekrar hatırladığıma o kadar mutlu oldum ki, hemen yeniden okumaya başladım.

Kendi kendime kendime gelme serüvenimde bana kol kanat gerecek.