Merhaba!
Sanırım son 48 yılın falan en iyi haftasını geçirdim. Meltoş'un düğünü evrenine hapsolmak istiyorum. Sonsuza kadar aynı haftayı yaşayalım isterdim ama bu satırları malum kuruluştan yazmaktayım.
Sevdiğim insanları çocukluğumun geçtiği yerlere götürmeyi çok severim. Sevdiğim insanların çocukluklarının geçtiği yerlere gitmeyi de çok severim. Çocukluklarımızı tanıştırmış gibi oluruz, ve insan ömrünün en harika dönemi çocukluktur.
Meltoş bizi 12 senedir her yaz çocukluğunun geçtiği yere götürüyor. Çocukluklarımız buluştu, birbirimizi daha iyi anlar olduk. Bu sene düğünü için oraya dünyanın bir ucundaki en sevdiklerini, ailesini ve bizleri götürdü. Kendi çocukluğum, onunki, bizimki birbirine karıştı. Saf sevgi ve anlayış neredeyse elle tutulur bir hale geldi. Yani ben bile bu kadar mutluysam, o nasıl hissediyordur diye düşünüp iyice manyak ettim kendimi.
Düğünde Andrew ile birbirlerine söyledikleri vow'lar... içimde bir yerleri sızlattı, o kesin. Çok ama çok etkilendim, duygulandım. Birbirlerine public'te söyledikleri sözler bunlar ise, asıl deep down hisleri nelerdir...Karşılıklı böylesine bir anlayış, pure sevgi, aynı takımda olabilmek.. Yani onları zaten tanıyor ve bunları biliyordum ama bu şekilde şahit olmak bambaşka hissettirdi. Bu harika ilişkiden bana düşen pay, onlar adına çok çok mutlu hissetmek. İşte gerçek sevgiden oluşan bulaşıcı bir mutluluk sarmalı.
Tabii reality bites. Geldik yine köyümüze ve işimize. Hepimiz düğün düşüşü yaşıyoruz, MELTOŞ BİZE NE ETTİN?
Seneye Andrew'a sünnet düğünü planlarına girişilsin acilllll.
