3 Ocak 2026 Cumartesi

Çok uzaklarda aramamalıyım, biliyorum

Salonumu aydınlatan sokak lambası ve dolunay

her şeyi gösteriyor,

gibi.

25 Aralık 2025 Perşembe

Hayatın aslında çok kısa ve anlamsız bir yolculuk olduğunu, bu yolculuğu anlamlı kılanın sevgi, şefkat, özlem ve heves olduğunu biliyorum. Biliyorum ama herkes gibi unutuyorum. Sonra bir şey oluyor ve bu bilgi güncelleniveriyor. Birini gerçekten kaybetme korkusu insanı nasıl da serseme çeviriyor. Miden literally ağzına geliyor ve günlük hayatın akışında her nasılsa önem kazanmış her şey yok oluveriyor. O korku aslında bir işe yarıyor ve insanı kendine getiriyor. Gerçekten önemli ve anlamlı olanları elinle tutabilecekmişsin gibi somutlaşıyor. Şöyle uzanıversen yakalayacakmışsın, kendine doğru çekiverecekmişsin ve sımsıkı sarılıp bırakmayacak, bundan sonra bu duyguların yüksek farkındalığı ile yaşayacakmışsın gibi. Ama işte öyle olmuyor. Gözlerinin önünde olan şey, yavaş yavaş silikleşiyor. Bir de bakmışsın yine şu kahrolası ilgisiz, sempati beslenmeyesi gezegenin herhangi bir ferdine dönüşüvermişsin. 

23 Aralık 2025 Salı

Merhaba.

Eskiden, sanki çok ama çok eskiden, yani hayal meyal hatırlıyorum gibi ama dönüp bakınca aslında sadece belki de bi 8 yıl öncesi falandır, yani o kadaaar da eski değil, sarınıp sarmalanmaya dair bir özlemim ve arzum vardı. Ailemin evine giderken orada korunaklı olduğum, güvende olduğum, tanıdık bir sıcaklık hissi. Eve dönüş hissi. Çocuklaşma hissi. Bu hissi tam olarak ne zaman kaybettim bilmiyorum. Ne zaman böyle taşlaştım? Ne zaman böyle buzullaştım? 

Hiç keyfim yok, yine de hayatın çıkışları, inişlerine değiyor, canım Ezgişim.

18 Aralık 2025 Perşembe

Merhaba.

Yeni işimde 3. haftam bitiyor ve hasta olarak daha ilk ayımdan 2 gün rapor almış bulunuyorum. Bugün ise boktan bir toplantıya katılıp ofise geldim. Look'um Meral Akşener ile cunk on earth'teki kadın arasında bir yerlerde. Yapay zeka toplantı notlarını düzenlerken ben de blog'uma yazayım dedim......

Evet... Üçüncü haftamda hayatta neyi iste(me)diğimi gerçekten bilir bir hale gelmiş bulunmaktayım. 1 ay önce dağlardaydım ben, bugün ceket giyip zorttirizort bakanlığı koridorlarında ne işim vardı? YOK YOK, olacak iş değil. Bu işi bu sene hallediyoruz. 

Neyse. İyileştim sayılır, yarın cuma ve rakı içicez. İşe gitmenin tek güzel yanını yeniden hatırladım: cuma neşesi.

28 Aralık'ta Unite'ta yılbaşı pazarında stand açıyorum. Sulu boya ve punch satacağım. YAŞASINN!

25 Kasım 2025 Salı

1 Aralık'ta işe başlıyorum... Her ne kadar kendimi freelance camiasına ait hissetsem de, alışkanlıklarımla iç içe geçen gelecek kaygım daha fazla gebeşmeme izin vermedi... United Nothing isimli güzide kuruluşun bir başka lacivertinde görevimi ifa ediyor olacağım. 

Bu süreçte gittiğim yerler sıralı tam liste: İstanbul-Kaş-Urla-Göcek-Ordu-Çeşme-Urla-Kemer-Olympos-Küre Dağları-Küre Dağları-Olympos-Olympos

Evet... Önceki yazımda bahsettiğim gibi 2 hafta önce Likya Yolu'nun Adrasan-Olympos rotasını yürüdük ve best of'larım arasına giren bir tatil oldu. Sonra Olympos'u o kadar sevdim o kadar sevdim ve bu hislerimi Nilsu'ya anlatırken HAFTAYA DA BERABER GİDELİM? demesinin üzerine geçtiğimiz hafta sonu tekrar Olympos'a gittik. Nilsu'yla ilk baş başa tatilimizdi ve tabii ki de kusursuz geçti. Genel olarak yemek yemek ve denize bakmak temalıydı.

Olympos benim için şu an dünyanın en güzel yeri falan olabilir (Ankara'dan sonra..) Muhtemelen yalnızca off season'ında... Orada bana aşırı iyi hissettiren bir şeyler var. Yani zaten aşırı güzel bir yer, ama bundan bahsetmiyorum. Tekrar kavuşmayı iple çekeceğim. Mümkünse en kısa sürede, Nisan-Mayıs'ta falan. Acaba "yaş 35 yolun yarısı eder" doğum günümü Olympos'ta kutlamak mı? Olympos derken Çıralı'yı da kast ediyorum he. İkisi aynı şey gibi bi şey işte. 

Acaba sabah kalkıp giyinip işe gidip akşama kadar ofise otur otur oturmak ve geri eve dönmek yeniden nasıl hissettirecek... Aslında çok ama çok az özlediğim de bir rutin. ASLINDA GÜZEL BİR ŞEY. (benim rasyonalizasyon perileri)

Her neyse.

Ne kadar zor olabilir ki. 

Hallederiz. 

Bu arada tabii ki bahsettiğim Likya yürüyüşünün vlog'unu yükledim. Evet artık drone uçuruyoruz. Prodüksiyondaki gelişmeler drone'dan tutun da telefonla çekmek yerine bir kamera edinmeye kadar gidebilir, SÜRPRİZ OLSUN.... 






14 Kasım 2025 Cuma

 


















Adımları takip ederek ormana ulaşabilirsin. Ayak izlerini takip etmen yeterli. Orman karanlık, karışık, derin ve korkutucu ama bir o kadar da çekici. Ayak izlerini takip edersen, bu ormanın gizeminde keyifle yolculuk yapabilirsin. Korkma. Sadece ayak izlerini takip et. Arkana baktığında çoktan ormanın derinliklerine çekilmiş olduğunu göreceksin. Gözlerine inanamayacaksın. Korkun, yerini heyecana bırakacak. Ormanın gizemi aklını başından alacak. Yaşadığın maceraları anlatacak kelimeler bulamayacaksın. 

Sonra aniden uzay boşluğundaymış gibi hafifleyeceksin. Adını bilmediğin bir his tüm bedenini saracak. 

Ne bu? Uçmak mı? Konmak mı? Ölüm mü? 

Bilmiyorsun. Sadece hafif, tüy gibi. 

Sakin bir anlayışa bürüneceksin

ormandan çıktığında; 

bedeninde, zihninde ve ruhunda.

9 Kasım 2025 Pazar

Merhaba!

Galiba birkaç haftaya işe başlıyorum. OH GOD DAMN FUCK! Neyse bari yeniden refah party olurum. Fazladan paraya hayır diyecek değiliz. 

Şu an Adrasan'a doğru gidiyoruz. Sabah 5 çeyrek gibi çıktık. Saatlerimiz 9'u gösteriyor. Arabamızı Adrasan'da bırakıp Likya yolunun Adrasan-Olimpos rotasını yürüyeceğizzz! İkiye bölcez ama yolu, planımız bu. Daha chill bir yürüyüş olacak umarız ki. Bi 8 km falan sadece tırmanarak geçecek, biraz ağrılı bir yolculuk olabilir ama sonunda kamp atıp bayılıp, yarın da bir o kadar inişle geçecek. Hallederiz be! Sonra da Olimpos'ta bebeğimiz Deniz Tavuğu ile açılıp takılacağız. Memleketin hala yaz olan yerleri değerlendirilmeli, ayrıca işe başlamadan önceki son çıkışlar mı bunlar :(

Bowie'yi dün akşam veterinerin otel kısmısına (her köpek için ufak bölmelerin olduğu oda) bıraktık. Daha önce de bıraktığımız olmuştu ama ben o bırakış anına denk gelmemiş ve o odayı görmemiştim. AY Bİ KÖTÜ OLDUM, Bİ ÜZÜLDÜM. Kıyamam, napıyor acaba şu an miniğim...

Muhteşem youtube kanalımı takip ediyorsunuz değil mi? Son video'mu da izlemişsinizdir herhalde...O zaman beğenip yorum da yazmışsınızdır çoktan.... Aynen öyle...

100. aboneme özel bir video çekeyim diyorum NE DERSİNİZ?