14 Eylül 2026 Pazartesi

Merhaba!

Hava durumu sapığı olduğum için dün benim için yazın son günü olduğunu biliyordum.

Shaun Tan'ın uyarısını dinledim. Ufak bir seremoni ile yaza veda ettim.

Geçenlerde gün batımlarına ne kadar fena aşık olduğumu düşündüm. Festivalde. Gün batımını kaçıracağım korkusuyla arkadaşlarımı bırakıp koşturdum. İzlerken ağladım. Dünyaya dair en iyi şey kesinlikle gün batımıdır. Daha iyi bir renk paleti yoktur. Gün batımını daha çok ciddiye almalıyız. Nerede olursak olalım işi gücü bırakıp onu izlemeliyiz. Tapınmak yani. Akşam namazı gibi. İzlerken bir noktada kendim gün batımı oldum. Egocentrik bir yerden söylemiyorum bunu. Blend in oldum yani. Her hücremde hissettim. 

Sonra eski hayatımda Olimpos Antik Kenti'nde yaşayan biriymişim, ve mesleğim gün batımı avcılığıymış gibi hayaller kurdum. 

Gün batımı avsının görevleri:

  • Gün batımlarını büyük bir ciddiyetle izlemek ve ardından görme engellilere gün batımını tasvir etmek 
  • Gün batımı hak savunuculuğu yapmak
  • Gün batımı izlemeye dair kapasite geliştirme eğitimleri düzenlemek 
Gün batımı tanrıçası olmak dururken niçin gün batımı avcısı olmak peki? Çünkü o kadar sorumluluğu kaldıramam. G5 yeterli. Ayrıca misyonu da bol çünkü farklı yerlerdeki gün batımlarını da izlemem gerekiyor. Dağların ardındakiler, denizler (zaten), ormanların içerisinde sadece gökyüzüne bakarak görülebilenler, farklı mevsimler, hastane odaları, şehirler, evler, çöller, bazı sıkıcı devlet kurumlarının sıkışık odaları, bazı evlerin mutfakları, bahçeler veya aklınıza gelebilecek her yer ve her açıdan görülen gün batımları. 

Çocukluğun renk paleti.

Turuncu, Mor ve Diğerleri ismini buradan alıyor ve belki de benimle kaybolacak.

Önemli değil. 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder