Merhaba!
Lisede felsefe sınavında HERKES ve tabii ki ben kopya çektik. Notlar açıklandı. Herkes 90 falan almış, ben 40. Hoca dedi ki;
"Hepinizin kopya çektiğini fark ettim. Bir kişi hariç.. Bilge... Bu yüzden ona.. 100 VERİYORUM!"
Oysaki ben de kopya çekmiştim ama aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz'cılıkan dolayı, ulen zaten bir bok bilmiyorum, geçecek kadar çeksem yeter sonuçta, ayrıca kim kaybetmiş 90'ı da ben bulayım...
Hocanın o açıklamasından sonra ben tabii bok gibi hissettim. Hem hocaya, hem sınıf arkadaşlarıma, hem de GENEL... Ve bir karar aldım. GERÇEĞİ SÖYLEYECEĞİM!
Birkaç gün sonra gittim hocaya dedim hocam böyle böyle. Ben de kopya çektim.
Bir devlet okulu felsefe hocasının hayal kırıklığı suratına bürünüp "hmm... demek öyle.." falan bir şeyler dedi.
Diğer hafta derse geldi ve dedi ki:
"Bir haftadır GÖZÜME UYKU GİRMİYOR (abart). Bilge bir açıklama yaptı bana ve üzerine çok düşündüm...Eşimle bile sabahlara kadar bunu konuştuk (tamam Kant sakin ol). Ve bu dürüstlüğünden dolayı.. ONA 100 VERİYORUM!"
NEEEEE?!
Ver 40'ımı sal beni bayan!
Ben dürüstlüğümden dolayı ödüllendirilirim beklentisiyle değil, söylediğim yalan gerçekten yanlış hissettirdiği için itirafta bulunmuştum ama guess what bitchez?!
kıssadan hisse: best dürüstlük dersi ya da hayattaki tek şansını Çeliktepe Cengizhan Lisesi felsefe dersinden geçmek için kullanmak
ama sonuçta o zaman da her şey benimle ilgili değildi,
şimdi de değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder