2004'te sanırım, dersane bizi Bolu'ya kampa götürmüştü. Köy evinde kalıp türlü çeşitli maceralar yaşıyorduk. Sabahları erkenden kalkıp yürüyüşlere çıkıyorduk, soba başında ısınıp muhabbet ediyorduk, dışarıda oyunlar oynuyorduk. Hatta geçen gün durduk yere aklıma geldi, aşırı komikli piyes gibi bir şey hazırlayıp köyde sunmuştuk. Muhtemelen kimse anlamamıştı çünkü çok anlamsızdı ama biz çok eğlenmiştik. Bu kampta da aynı odada 6-7 kişi beraber uyuyorduk. Bizden 1 yaş büyük bir kız discman'inden sürekli "iyaheeeh... iyaheeeeey... " diye bir şarkı dinleyip kendi kendine söylüyor ve "aaabi çok iyi şarkı yaa aabiii" filan diyordu. Biz de dinlemeye başlamıştık ve harbiden baya güzeldi. İngilizce de bilmiyoruz. İyahey de iyahey.... iyahey anam iyahey babam. Sabah akşam iyahey. Şarkının adı Zombie'ymiş, grubun adı The Cranberries'miş.
Chester yazın öldü, Doloresciğim bugün ölmüş. Üzüldüm. Ama o günleri hatırladım. Biraz mutlu oldum. Bir de yukarıda önemsiz bir detay gibi geçirdiğim "bir arkadaşımın evinin bahçesi"ndeki bir arkadaş'ın aslında benim için ne kadar önemli bir insan olduğunu tekrar fark ettim. Artık hayatımda değil. O günleri ve diğer bir çok günümüzü özlüyorum. Hayatın bizi farklı şekilde büyütmüş olmasına içerliyorum, ama sanırım bu konuda yapabileceğim hiçbir şey yok.
ps: Az önce ablama bahsettim, bütün bunlardan, Maltepe pazarından ve pazardaki adamdan. O da hatırladı ve pazardaki adamla ilgili "aslında sinema okuyodu ya da yeni mezundu, yönetmenlik yapıyodu, sonra dükkan açtı, dükkana hırsız gitmişti" vs. gibi birtakım bilgiler verdi. Meğer adam ablamın bi arkadaşının tanıdığı biriymiş.
Pazarcı bey muhtemelen benim yaşlarımdaydı. Ben de bir pazarda cd doldursam ve müşterilerim summer 2003 hits, kına müzikleri, Ankara oyun havaları, vs. isteklerinde bulunan insanlardan oluşurken 2 tane 1.50 boyunda ergen çıkıp "bize the cranberries atar mısın" dese bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirirdim.
Adama ulaşabilme ihtimalimizin peşine düştüm. Ulaşabilirsem hayatıma kattıkları için kendisine birtakım teşekkürler edeceğim.
ps: Az önce ablama bahsettim, bütün bunlardan, Maltepe pazarından ve pazardaki adamdan. O da hatırladı ve pazardaki adamla ilgili "aslında sinema okuyodu ya da yeni mezundu, yönetmenlik yapıyodu, sonra dükkan açtı, dükkana hırsız gitmişti" vs. gibi birtakım bilgiler verdi. Meğer adam ablamın bi arkadaşının tanıdığı biriymiş.
Pazarcı bey muhtemelen benim yaşlarımdaydı. Ben de bir pazarda cd doldursam ve müşterilerim summer 2003 hits, kına müzikleri, Ankara oyun havaları, vs. isteklerinde bulunan insanlardan oluşurken 2 tane 1.50 boyunda ergen çıkıp "bize the cranberries atar mısın" dese bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirirdim.
Adama ulaşabilme ihtimalimizin peşine düştüm. Ulaşabilirsem hayatıma kattıkları için kendisine birtakım teşekkürler edeceğim.



