Merhaba.
Cuma günü Ezgi ve Neval'le Aladağlar'a gittik. Yıllardır Ankara'da göremediğim karın tamamını görmüş oldum. Üşüdüm, ısındım, sarıldım ve sarmalandım. Filler geldi, gitti, geldi, ama sanki kızlar fillerle kalbimin arasında buffer olmuşlardı. Günlerce, haftalarca o bungalovda onlarla kalabilirmişim gibi hissettim. Ama gerçek hayat buna izin vermez. Eve döndük.
Dün akşam 8 Mart için hazırlandık ve yürüdük. Yılın en sevdiğim günlerinden biri. Tek sermayem gerçekten kız kardeşlik. Ekonomik durumumdan bağımsız.
Bu sabah 6 havaşıyla havaalanına gitmem gerektiği için içim çok rahat değildi. Doğru düzgün uyuyamadım. Tam uyuduğumda ise alarm çaldı. Çok klasik bir boktanlıktır bu.
Bu satırları Gaziantep İl Göç İdaresi'nden yazıyorum. Gaziantep'e en son 1.5 sene önce gelmiştim. Filler yokluyor. Gözümden yaşlar akıyor. Sonra Türkiye'deyken de bir boka yaramayan kocası Suriye'ye dönmüş yaşlı bir kadının ceviz kırarak haftada 1000 TL kazandığını öğreniyorum. Kocasına para gönderiyormuş. Gözümden yaşlar akmaya devam ediyor.
Ulan...
U L A N !


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder