Merhaba.
Alt komsumuz 92 yasindaki Kamiyap teyze oldu. Sali gunu olmus. Dusmus, kafasini vurmus, saatlerce inlemis, bulduklarinda hala canliymis. Ertesi gun beyin kanamasi teshisi ile olmus.
Manikur pedikurunu aksatmayan, komsuya bir sey sormaya bile kirmizi ojeleri ve rujuyla giden, peynirini Ulus'taki peynircisinden alan, her bahar geldiginde Karsiyaka'daki cicekcilerden cicek alip bahcesine dizen, portakal receli ve sutlac yapip duran Kamiyap teyze; cok yalnizdi. Aslinda yapayalniz degildi. Sadece cok yalnizdi. Turkcemizin guzellikleri. Ingilizce klavye ile yazsam bile ikisi arasindaki farki anlayabilirsiniz. Cok, cok yalnizdi. Birkac hafta once yapilan apartman toplantisi icin erkenden hazirlanmis, toplanti saatine kadar heyecandan apartmanin onundeki bankta beklemis. Toplantiya hicbir ev sahibi gelmemis. Oysaki sikayetlerine gunler oncesinden hazirlanmisti. Belki aynanin karsisinda tekrarladi, ojelerini tazeledi. Bahce katindaki evi asla isinmiyordu. Bu ilk ve en onemli sikayetiydi.
Kamiyap teyze bizden birini aradiginda, buyuk ihtimalle yaptigi bir tatlidan ya da yemekten bir tabak vermek icin ya da ampulunu degistirtmek icin ya da tv'sindeki kablolu yayin bir sekilde bozuldugunda "off simdi kitleyecek, darlayacak, sen gitsene, hayir en son ben gittim simdi sen git" derdik. Gecen yaz bana "Hayatim gel bahcede kahve icelim" dediginde gitmedim. Gecen yaz arife gunu "Bana bayramda bir gun kahvaltiya gelin" dediginde, o megersem birinci gunu demis, biz "bir gun" anlamistik da, gun ortasi bizi arayip da "hani hala gelmediniz sizi bekliyorum" dediginde nasil da uzulmustuk. Ertesi sabah gittigimizde bahcesinde kahvalti yaptik. Bize oglundan, torunlarini hic gormediginden bahsetti. Sonra bana evini gezdirdi. Hic gormedigi torununun gitmedigi nikahindan kendisine gonderilen fotografi bufesinde Ataturk fotografinin yanina koymus. Zamaninda Etiyopya Buyukelciliginde calisan rahmetli kocasinin dunyanin bir suru yerinden getirdigi eserler, yine kocasinin yaptigi el isi ahsap oymasi susler, yatak basligina ilistirilmis olan ve eger bir gun olurse ve birileri onu bulursa arayabilecekleri oglunun telefon numarasinin yazili oldugu minik kagit:
Mehmet : 053.....
Kamiyap teyzenin kapisini her caldigimda, kapi zilinin yanina ilistirilmis olan su dolu kirik cam sisedeki sokaktan toplanmis yapraklar dikkatimi cekerdi. Bu 90 kusur yasindaki kadin, yapayalniz, bu yapraklara neden yasam vermek istiyor? Bu kirik cam neyin nesi? Bu yapraklari neden surekli yeniliyor? Ben evde 3 gun yalniz kalsam kendimi besleyecek enerjiyi zor bulurken, bu kadin hem receller yapip hem bu yapraklari yasatacak enerjiyi nereden buluyor?
Yasama sevinci.
Hayata bu kadar bagli 92 yasindaki bir kadin dusup kafasini vurdugunda bile yasami birakmamak icin 2 gun direniyor. Sonradan ogrendik ki doktorlar kafasina dikis attiktan sonra bir gece yatirip taburcusuna karar vermisler. Kamiyap teyze ertesi gun olmus.
Eve gelen oglu ve tanidiklari bugun esyalarini toparliyordu. Ogluyla tanisinca kendisinin basbaya yasli bir baska amca olduguna sahit olmak bana bir anligina Kamiyap teyzenin yasini tekrar hesaplattirdi. Evet dedim, oglu olmasinda bir sakinca yok gibi...
Birkac saat sonra evden gittiklerinde kapisinin onunde yiginla cop poseti gorduk. Belki de para etmeyecek neyi varsa cope atmislardi. Fotograflari, bazi sus esyalari, dugmelerinin oldugu bir kutu, birkac antika kol saati, gaz lambasi ve bunun gibi bir suru onu hatirlatabilecek item. Bes, belki alti tane cop poseti.
Ve iste 92 yillik bir omur. Sutlac. Portakal receli. Ozenle dizilmis cicekler. Yasam, cosku.
Hoscakal Kamiyap teyze. Seninle daha cok vakit gecirmek yerine gecirdigim onca bosa giden an ve anlar icin beni affet.
Ust komsun,
Bilge.
![]() |


