25 Mart 2023 Cumartesi

 Merhaba.

Alt komsumuz 92 yasindaki Kamiyap teyze oldu. Sali gunu olmus. Dusmus, kafasini vurmus, saatlerce inlemis, bulduklarinda hala canliymis. Ertesi gun beyin kanamasi teshisi ile olmus.

Manikur pedikurunu aksatmayan, komsuya bir sey sormaya bile kirmizi ojeleri ve rujuyla giden, peynirini Ulus'taki peynircisinden alan, her bahar geldiginde Karsiyaka'daki cicekcilerden cicek alip bahcesine dizen, portakal receli ve sutlac yapip duran Kamiyap teyze; cok yalnizdi. Aslinda yapayalniz degildi. Sadece cok yalnizdi. Turkcemizin guzellikleri. Ingilizce klavye ile yazsam bile ikisi arasindaki farki anlayabilirsiniz. Cok, cok yalnizdi. Birkac hafta once yapilan apartman toplantisi icin erkenden hazirlanmis, toplanti saatine kadar heyecandan apartmanin onundeki bankta beklemis. Toplantiya hicbir ev sahibi gelmemis. Oysaki sikayetlerine gunler oncesinden hazirlanmisti. Belki aynanin karsisinda tekrarladi, ojelerini tazeledi. Bahce katindaki evi asla isinmiyordu. Bu ilk ve en onemli sikayetiydi. 

Kamiyap teyze bizden birini aradiginda, buyuk ihtimalle yaptigi bir tatlidan ya da yemekten bir tabak vermek icin ya da ampulunu degistirtmek icin ya da tv'sindeki kablolu yayin bir sekilde bozuldugunda "off simdi kitleyecek, darlayacak, sen gitsene, hayir en son ben gittim simdi sen git" derdik. Gecen yaz bana "Hayatim gel bahcede kahve icelim" dediginde gitmedim. Gecen yaz arife gunu  "Bana bayramda bir gun kahvaltiya gelin" dediginde, o megersem birinci gunu demis, biz "bir gun" anlamistik da, gun ortasi bizi arayip da "hani hala gelmediniz sizi bekliyorum" dediginde nasil da uzulmustuk. Ertesi sabah gittigimizde bahcesinde kahvalti yaptik. Bize oglundan, torunlarini hic gormediginden bahsetti. Sonra bana evini gezdirdi. Hic gormedigi torununun gitmedigi nikahindan kendisine gonderilen fotografi bufesinde Ataturk fotografinin yanina koymus. Zamaninda Etiyopya Buyukelciliginde calisan rahmetli kocasinin dunyanin bir suru yerinden getirdigi eserler, yine kocasinin yaptigi el isi ahsap oymasi susler, yatak basligina ilistirilmis olan ve eger bir gun olurse ve birileri onu bulursa arayabilecekleri oglunun telefon numarasinin yazili oldugu minik kagit: 

Mehmet : 053.....

Kamiyap teyzenin kapisini her caldigimda, kapi zilinin yanina ilistirilmis olan su dolu kirik cam sisedeki sokaktan toplanmis yapraklar dikkatimi cekerdi. Bu 90 kusur yasindaki kadin, yapayalniz, bu yapraklara neden yasam vermek istiyor? Bu kirik cam neyin nesi? Bu yapraklari neden surekli yeniliyor? Ben evde 3 gun yalniz kalsam kendimi besleyecek enerjiyi zor bulurken, bu kadin hem receller yapip hem bu yapraklari yasatacak enerjiyi nereden buluyor?

Yasama sevinci.

Hayata bu kadar bagli 92 yasindaki bir kadin dusup kafasini vurdugunda bile yasami birakmamak icin 2 gun direniyor. Sonradan ogrendik ki doktorlar kafasina dikis attiktan sonra bir gece yatirip taburcusuna karar vermisler. Kamiyap teyze ertesi gun olmus.

Eve gelen oglu ve tanidiklari bugun esyalarini toparliyordu. Ogluyla tanisinca kendisinin basbaya yasli bir baska amca olduguna sahit olmak bana bir anligina Kamiyap teyzenin yasini tekrar hesaplattirdi. Evet dedim, oglu olmasinda bir sakinca yok gibi...

 Birkac saat sonra evden gittiklerinde kapisinin onunde yiginla cop poseti gorduk. Belki de para etmeyecek neyi varsa cope atmislardi. Fotograflari, bazi sus esyalari, dugmelerinin oldugu bir kutu, birkac antika kol saati, gaz lambasi ve bunun gibi bir suru onu hatirlatabilecek item. Bes, belki alti tane cop poseti. 

Ve iste 92 yillik bir omur. Sutlac. Portakal receli. Ozenle dizilmis cicekler. Yasam, cosku. 

Hoscakal Kamiyap teyze. Seninle daha cok vakit gecirmek yerine gecirdigim onca bosa giden an ve anlar icin beni affet. 

Ust komsun,

Bilge. 





20 Mart 2023 Pazartesi

19 Mart 2023 Pazar

Dun canim insanlar beni nakletti, kurdu, yerlestirip gitti. Dus, temiz pijama ve temiz nevresim gezegeninde kayboldum. 

Korkacak hicbir sey kalmadigini gormek cok huzurlu. 

Sanirim artik dinlenme zamani.


 

17 Mart 2023 Cuma

Merhaba.

'Herkes benim için var. Herkes beni çok sevsin. Bana iyi davranıp ne kadar tatlı göründüğümden söz etsinler. Saçlarımın nasıl da uzadığını, ne kadar güzelleştiğimi, dinlediğim müziklerin ne kadar güzel olduğunu, kepçe olan sağ kulağımın bana ayrı bir hava kattığını da söylesinler. Ne kadar eğlenceli bir insan olduğumu da , beni hep çok özlediklerini de.

Ama olmaz ki.

Paşa gönlüm doymaz ki.'

2013'te boyle yazmisim. 10 sene once kendimin bu kadar farkinda olmama sasirdim. Bunlari simdilerde sanki ilk defa kesfediyormus gibi yeniden degerlendiriyorum. 20-25 yas arasi gercekten cok akilliymisim. 

2 ay sonra 32 yasima girecegim. Annemin cocukken bana yeterince ilgi gostermemesinin basima ordugu coraplar bir turlu bitemedi. Anneme kizmiyorum. Her sabah, ama her sabah, kusursuz bir kahvalti sofrasi hazirlamasindan, yine her sabah saclarimi kusursuz bir sekilde simsiki toplamasindan ve asla ama asla usumeme firsat vermemesinden benim asil ihtiyac duyduklarima firsat kalmamis olabilir. Ilgi anlayislarimiz farkli olabilir. Sevilmedigimi asla dusunmedim ama ovulmek, ama begenilmek, ama can kulagiyla dinlenmek. Iste bu ucluye bayiliyorum. Beni eksikliginde yoksunluk krizine sokan, fazlaliginda coskudan delirten seyler. 

Bugun GELIN GELDIGIM evdeki son gunum. Hava bok gibi. Buyuk cogunlugunu yeni eve goturmus olmama ragmen etraf hala goturulmeyi bekleyen bir suru esya ile dolu. Hayatim boyunca hep cok daginiktim. Duzeni ne kadar sevdigimi son bir yilda iyice anladim. Aslinda sanirim her sey yazin param olmadigi icin disari cikamayip sinirimi ocak silerek cikardigim o cuma aksami basladi. Simdi alisveris sitelerinden bana cok yakisacagindan yuzde yuz emin oldugum yazlik elbiseler yerine dolap ici duzenleyiciler, kutular ve boy boy kavanozlar siparis ediyorum. 

Herkes benim icin yok. Beni sevmeyen ve bana iyi davranmayan, ve tabii ki beni tatli degil bilakis itici bulan bir suru insan var. Saclarimin boyu, guzelligim, dinledigim muzikler ve anatomik bozuklugum kimseyi ilgilendirmez. Eglencem kendime, ozlediklerim fazla.  Oyle bir olur ki, pasa gonlumu ocak silerek de doyurabilirim.


27 Şubat 2023 Pazartesi

Ailemin destegini hissedince ben: 





23 Şubat 2023 Perşembe

Merhaba

Türkiyemiz halkları olarak hayatlarımızın sanki bir daha asla tam olarak normale dönemeyeceğini düşünürken kendi hayatımda da yeni (aslında benim için çok eski) bir değişime gidiyorum; bu blog’ta en çok söylediğim şeylerden biri olan ve artık haber değeri taşımayan;

Taşınıyorum.

İşin kötü yanı artık evler miryorlarca törkiş liras. Yoksa taşınmakta bir beis görmüyorum. Eşya toplarken gelen sinir krizleri, kaygılar, taşındıktan sonraki 3 ay boyunca uykundan eve kesin ama kesin hırsız girdi diye düşünerek uyanıp hırsızla karşılaşmamak için nefesini tutmalar. Daha neler neler. 

Gelin kaç kere taşındığıma birlikte bakalım:

1) Doğduğum evden 4 yaşımda taşındığım eve taşınma

2) 4-12 yaş arası yaşadığım evden taşınma

3) 12-17 yaş arası yaşadığım evden taşınma

4) 17-20 yaş arası yaşadığım evden taşınma

5) Buradan yurda taşınma

6) Yurttan tekrar eve taşınma

7) Sonra tekrar yurda taşınma

8) Evden İstanbul’a taşınma

9) Haziran 2015-Kasım 2015 yaşadığım evden taşınma

10) Kasim 2015-Ekim 2017 yaşadığım evden taşınma

11) Ekim 2017-Ağustos 2018 yaşadığım evden taşınma

12) Ağustos 2018-Ağustos 2019 yaşadığım evden taşınma

13) Burada 1 ay içerisinde 2 kere taşınma var

14) Ankara’ya ailemin yanına taşınma (bu esnada ailem de başka bir eve taşınmıştı, ben onların yeni evine taşındım?)

15) Ekim 2019-Ocak 2021 yaşadığım evden taşınma

16) Ve günümüz taşınması! Ocak 2021-Mart 2023 (ya da Nisan) yaşadığım yerden taşınma

Tutacağım yeni evin de kira olacağını göz önünde bulundurursak sanıyorum maksimum 2-3 sene de orada oturur, ev sahibimin Almanya’dan gelecek oğlu yuzunden oradan da şutlanırım. 

Keşke bari biraz bohem olsam. Gezgin ya da eşyaya değer vermeyen, kök salmak istemeyen biri. Bu taşındığım yerlerin bazısının görünüşü çok ev gibiydi ama hiç ev gibi değildi, birinde ranzalar vardı ve birinin mutfağı yoktu ama bana harika birer ev oldular. Karşı apartmanda sigara içen adamın gölgesinin salonun duvarında olduğu ev ise, arka odasının camından kollarımı uzatıp karşı apartmandaki ev sakinlerine kahve demleyebilecek gibi olduğum, o kadar çok anlam ifade ediyor ki benim için, sayfalarca yazsam bile anlatmayı beceremem.

Şu anki evi ise daha da anlamlı olacak, hayatım boyunca döne döne aradığım o ev olacak sanmıştım, olmadı. Pes ediyorum. 

İnsanların evsiz kaldığı ve hayatlarının alt üst olduğu bu dönemde ev konusuna bu kadar kafa yorarken içimden dark bir ses “vah vaah seni zavallı demek 16 kere taşındın ha EN AZINDAN KAFANDA TAVAN PATLAMAMIŞ!”  gibi şeyler diyor. 

Her neyse. Durum bu. Kabul edelim. Kök salamıyorum, çünkü ağaç mıyım lan ben? 

8 Şubat 2023 Çarşamba

 Merhaba

Gaziantep'teyim ve durmaksizin yemek yiyorum. Bir yemek yerken sonraki ogunde ne yiyecegimizi dusundugumuz bir is gezisi. 

Yukaridaki cumleleri gecen hafta yazmis ama tamamlamadan sayfadan cikmistim. Simdi taslaklarda gordum.  Ankara'ya dondukten 3 gun sonra deprem oldu. Donup donup cektigim fotograflara bakiyorum. Durmaksizin yedigim yemekleri hazirlayan insanlar belki de hayatta degiller. Tanimadigim o guzel insanlarin yasini tutarken, tanidiklari ve sevdikleri hala enkaz altinda olanlari, kaybedilenleri ve donarak olecek olanlari dusunmedigim tek bir an yok.

 Hayat cok ama cok aci verici, ve anlamsiz.