30 Temmuz 2021 Cuma

 Merhaba.

Ben geldim.

Yaz hüzünleri belirdi üzerimde bu aralar. Aslında tatil dönüşü başladı her şey. Basit olarak tatil sonrası depresyası falan denilebilir. Öyledir zaten de, kendi hüznümü özelleştireceğim tabii ki. 

Nilsu'm, canım, Aralık sonundan beri Ankara'daydı. Bugün yine Amerika'ya döndü. Buradaki varlığına çok alışmıştım. Tam kapanmalara, akşam 7 yasaklarına falan rağmen olabildiğince çok vakit geçirdik. Sonra Meltem de geldi. Bunu da Meltem'in eskiden sık sık gittiğimiz ama 4 senedir gidemediğimiz Çeşme'deki yazlığına giderek taçlandırdık. En son gidişimizde de çok hüzünlü olduğumu hatırlıyorum, niye öyleydi acaba. 

Hayattan genel olarak keyif alıyorum. Bütün olanlara -coğrafya kaderdir, hayır efendim kederdir- rağmen keyif alıyorum bence. Ama hep kısa vadede önümde bir hedef olması lazım. Hedef dediysek, tabii ki öyle hedef değil. Şöyle hedef; mesela 5-6 senedir kasım gibi içimde bir kıpırtı başlar, Aralık'ta Nilsu ve Meltem'i göreceğim diye, ya da yaza doğru, yine aynı sebepten. Bu en uzun vadeli olanı. Onun dışında minik tatil planları olabilir, haftasonu yapılacak bir parti olabilir. Bu gibi şeyler. İrili ufaklı planlarla geçiyor gidiyor işte hayatım. Ama bazen çok beklediğim bir şey yaşanıp bitince çok büyük bir boşluk ve anlamsızlık kaplıyor içimi. Mesela işte Çeşme tatili bitti, ortada kaldım. Ama hemen yerine koydum, haftaya cumartesi İstanbul'a gideceğim belki. 

Ne saçmalıyorsun Bilgiş?

Annem hayatıyla ilgili çok önemli bir karar aldı. Kafamız karıştı. Ama hep destek, tam destek. Hayır cinsiyet değiştirmiyor. Annemin hayatını düşündükçe hep çok içim sıkılıyor, bir süredir özellikle. Şimdi artık belki de her şey çok farklı olacaktır.

Bazen kariyer yapasım geliyor. Bazen de diyorum ki ya Bilge, ne kariyeri mal mısın? Neyse böyle düşünürken günler, aylar, yıllar geçiyor, ve kariyer yapmamış oluyorum/olacağım. 

30 yaşındayım, hala bazen "acaba dövmeci olmak istesem kaç yıla olurum" falan gibi saçma düşünceler geliyor aklıma. Bilemiyorum. Belki yarın çalışmalara başlasam dövmeci olabilirim ama şunu biliyorum ki uzay maymunu terbiyecisi olmak için artık çok geç. Sad...

4 Temmuz 2021 Pazar

 Merhaba!

Duş aldım, oje sürdüm. Kurumasını beklerken de buraya geldim. 5 gündür evde yalnızım. Bazen hoşuma gidiyor, bazen içim sıkılıyor. Dün bir ara hava kapandı, karardı, o sırada mayıştım biraz uyudum, uyandığımda akşam olmuş. O an çok kötü hissettim. Sonra dışarlara gittim. İyi hissettim.

Imposter syndrome hisleri gelip gelip gidiyor. Kontrollü ilerliyor gibiyim şimdilik. Evet geçen gün proje koordinatörü yapıldım (3 aylık denemeli) bir anda. Neye uğradığımı şaşırdım. Hallediyor da gibiyim sanki he. Ama işte. Ah o yetersizlik hisleri... Halledicem gibi ama bu bakalım. Hallolur yani.

Aslında baya yazacak şeyim var ama kafamı toparlayamadım. Ojem de kurudu. Şimdi biraz karpuz yiyip yatıcam.

-işe servisle gitmek aşırı iyi bi şeymiş bu arada. 

17 Haziran 2021 Perşembe

 Ağlamak istiyorum ama ağlamaya yerim yok.

6 Haziran 2021 Pazar

 Merhaba!

Nerelerdeyim ben acaba? Buralardayım. Bilgisayarımı açmadığım için yazı da yazmıyorum. 

Sokağa çıkma yasaklı mayıs ayını evde geçirdim çünkü aylardır beklediğim istifa hayalim gerçek oldu. Harika balkonumuza masa sandalye alıp kahvaltılarımızı orada yaptığımız, bütün gün kanepede yuvarlandığım ve alkol yasağından önce stokladığımız bütün alkolü tüketimlediğimiz, sonunu da 4 günlük bir İstanbul seyahatiyle taçlandırdığım çok güzel bir mayıs. 

Bu hafta yeni bir işe başladım. Eskiden olduğu gibi göçmen çocuklarla çalışacağım. İnsanın sevdiği ve bildiği işi yapmasının ne kadar kıymetli olduğunu unutmuşum. Bu bildiğin yaşasındır!

Saçlarımı tam uzattım derken yine küt kestirdim. Çünkü zaten amaç uzatmak idisye, e uzadı işte, yeniden kısaltabilirim diye düşündüm. Şimdi yine uzatma evresine girerim. Bu da böyle bir döngü işte. 

6 Nisan 2021 Salı

 Merhaba!

2 ay önce, almam gereken zamlı maaş için 2 ay beklemem gerektiği söylendi ve bilin bakalım ne? Evet, doğru bildiniz. Beklentim sonuçsuz kaldı. Paramı alamadım. Ne zaman alacağım da belli değilmiş.  Önceki işimde de de aylarca prim vaatleriyle kandırılmıştım. Çalışanlarınıza tutamayacağınız sözler vermeyin. Dümdüz maaşlarını verin mesela. O süper. Bu arada aylarca prim vaatleriyle kandırıldığım önceki işimden sevgi ve saygı çerçevesinde istifa ettikten sonra işsizlik maaşı alabilmem için beni işten çıkarmış gösterebilirler mi diye sorduğumda bunu "ilkesel olarak doğru bulmadıklarını" iletmişlerdi. (Benden sonra istifa eden bir erkek çalışanın ise aynı sebeple işten çıkarılır gösterildiğini öğrenmem çok sürmemişti..) İlkelerimiz, etiklerimiz, doğruyuz und çalışkanız. ANDI NE LAN?

Paramı alamadığımı ve büyük ihtimalle asla alamayacağımı öğrenmemden birkaç saat sonra aylar önce başvurmuş olduğum bir iş için mülakata çağırıldım. Mülakata girmek için işten kargoya gitmek suretiyle kaçmam gerekti ve çevrede rahatça online mülakat yapabileceğim bir yer ararken bulduğum mantıcıya "merhaba, ya ben mantı istemiyorum ama önemli bir görüşmem var, burada yapabilir miyim?" dedim, mantıcı bey de sağolsun beni geri çevirmedi. Dönerken kasanın yanında satılan maskeleri gördüm ve 2 paket maske satın aldım. Çünkü ilkesel olarak doğru olan buydu.

5 senedir çalışıyorum. İki farklı iş yeri gördüm. İkisinde de hakkımı alamadım. %100 bir haksızlık durumu söz konusu. Dün çok sinirli ve üzgündüm ama şu an üzerimde hayatın sillesini yemiş çok tecrübeli bir adult sakinliği var. 5 sene de az zaman değil, nerden baksan.. 5 sene. 

Biraz da sosyal hayat konuşalım: Cuma günü Bodrum'a Sena'nın yanına gidiyorum. Çok heyecanlı ve mutluyum. Üstelik iznimi paramı alamadığımı öğrendikten hemen sonra aldım. İşte size door in the face technique. Yaşasın sosyal psikolojimiz. 


15 Mart 2021 Pazartesi

 Merhaba,

En sonki yazıma yeni yıl kararlarımla başlamışım. Tabii ki henüz uygulamaya koyulmadılar... Amaan ben de böyleyim işte, n'apalım?

"ee evlilik nası gidiyo?"

Evlilik iyi gidiyor. Tatlı ve huzurlu ve eğlenceli bir hayatımız var. Tam da tahmin ettiğim gibi. Geriye sadece havaların ısınması kaldı.

Dün Damla bana dövme yaptı. 

Kanepemi geri aldım. Kanepe içimizde. Kanepe biziz. 

5 Ocak 2021 Salı

Yeni yıl kararlarından karar beğendim;

Yeniden anlık yazmak ve buraya daha çok yazmak! Heyyo! Yaşım 30 oluyor, ben regrese.

Geçen hafta evdeki kıyafetlerimi yeni eve götürdüğüm için bu hafta içi giyecek azcık şey bırakmıştım. Bunlardan bazılarını kötü donlarım oluşturuyor. Son bekar günlerimi "kesin sevişmem" donlarıyla geçireceğimi düşünmemiştim. Kötü donlarımı evde bırakacağım. Ara sıra annemlerde kalırsam kötü donlarımdan giyeceğim. Bu aileme onların haberi olmadan yaptığım küçük bir eşek şakası olacak. Haha! 

Hayattaki maddi değeri en yüksek olan ve seneler geçse bile değer kazanan tek itemim, macbook'um, geçen gün dizi izlerken yataktan düştü ve ÇAT kapandı. Artık fişten çıkardığımda açılmıyor. Elektriğe bağlı bir hayata geçti. Normalde bilgisayarımı hiç kapatmam, hep ekranı şlaks diye indirir, bir sonraki açışta kaldığım yerden devam etmemin 3 saniye falan sürmesini hayranlıkla seyrederim. Fakat fişten çıkınca kapandığı için fişten çıkartmadan önce kendim kapatmam gerekiyor ve o ekranı kaldırdığım andaki ışık hızlı açılışa nasıl alıştıysam bilgisayarı açmaya üşeniyorum. Ulan sanki anasının karnından macbook'la doğmuş, dışardan gelip bilgisayarın düğmesine bastıktan sonra açılana kadarki sürede üzerini değiştirip kişisel bakımını yaptığın günleri ne çabuk unuttun?! Neyse buna bağlı olarak asıl gelmek istediğim nokta şu; bilgisayarı açmadığım için yazı da yazamıyorum, yani masa başına falan geçmem gerekiyor, yatakta gebeşemiyorum, çünkü macbook'un fiş şeysi mıknatıslı ve öyle döne döne bilgisayarla takılırsam çat diye çıkıverir ve bu beni üzer. Bu şartlarda ne kadar sık yazabilirim bilemiyorum ama deneyeceğim dostlar. (Bilgisayarı yaptırmayı denesene, diyenler... size hiçbir şey demiyorum..)

Bu arada yukarıda yaşım 30 oluyor, dedim de, oldu sayılır yani. Aslında 2021-1991=30 ama bunu 13 Mayıs'a kadar kabullenme sürem var. Şey gibi bu "Şimdi alın, 5 ay sonra ödemeye başlayın!"

8-6 çalışmanın insafsızlığından bahsedeyim biraz da. Gereksiz bir mesai süresi bence bu. 9-6 veya 8-5 olması gerekiyor. Ama sabahları genelde geç kalıyorum. Hani böyle gitmeleri gereken yere -iş dahil-yarım saat 1 saat erken giden, "önce bi kendime geliyorum ondan sonra çalışmaya başlıyorum" falan diyen tipler var ya, diyorum ki aslında mesaimin 9'da başladığına, ama kendime gelmek için erken geldiğime kendimi inandırmaya çalışsam ve kendime söylediğim bu yalan kemikleşse acaba yavaş yavaş o insanlara dönüşür müyüm? Yoksa sadece saatim 1 saat ileri mi olur? 

Sanırım youtuber olucam, başka çarem kalmadı....