26 Ağustos 2018 Pazar

Merhaba.

Ekim' e kadar boş olan odamı kiraya vermem gerekiyor. Şimdiye kadar 2 kişi evi görmeye geldi. İkisinde de dev bir skandal yaşadım. Hemen anlatıyorum;

Belli bir miktar olan kiramın yarısından bir miktar fazlasını talep ediyorum çünkü eşya ve emlakçı parası vs. verdim. Fakat lakin ki bu çok doğal olan hakkımı iki görüşmede de kötü bir dolandırıcı gibi aktardım. 

Olay şöyle gelişiyor: Kişi geliyor, biraz small talk, sonra evi geziyor, hmm iyiymiş falanı filanı derken yine bir small talk arasında KİRASI NE KADAR Kİ BU EVİN diye soruveriyor (ben kendilerinden talep ettiğim miktarı söylemiş oluyorum onlar gelmeden önce, fakat haklı olarak total miktarı da soruyorlar). Ben o an bir anda evin kirasını unutuveriyorum. Baya bildiğiniz, aklımda kira falan yok. Birtakım rakamlar uçuşuyor, onları ikiye bölüyorum, eklediğim miktarı düşünüyorum, ekliyorum çıkarıyorum, sanki itliğim, şerefsizliğim meydane çıkıyormuş gibi ateşler basıyor. Sessizlik büyüyüp bütün Feriköy'ü saranda ben bi şekilde bi şeyler söylüyorum, kimse bozuntuya vermiyor, konu değişiyor...

Yanlış anlamayın dolandırıcı değilim.

-malım.

Bir dahaki sefere alnıma kirayı yazayım da sıkıntı çıkmasın bari.

-eve gelenler umarım bir gün bu yazıya denk gelirler :::(

28 Temmuz 2018 Cumartesi

Merhaba.

Aylardır beklediğim, gün saydığım, halatlara asılıp çekiştirdiğim, en sevdiğim 3 kadınla planladığımız tatil geldi, ve de geçti. Çok güzeldi, çok! Kaz dağları'nda kamp yaptık. Sonra Assos'a gittik. Her şey o kadar bize ait ve biz'di ki, daha iyi hissettiremezdi. Buraya yazacak tonla şey var aslında ama bir o kadar da yok. Biz çok iyiyiz, çok güzeliz. Birbirinden çok farklı 4 ayrı kadının bir araya gelmesi ve kusursuz bir bütün oluşturması işte. Asla mütevazi olamayacağım tek konu. CANIM KENDİMİZLER mi desem, ne desem?

Gitmeden bir süre önce ev tuttum. Dün bulduğum 2. el eşyaları almak üzere nakliyeyle buluştuk, eşyalar geldi. Bugün biraz bulaşık yıkayıp temizlik yaptım. Sonra şu anki evime gelip çamaşır yıkadım ve toparlanmaya başladım. Hiç eşyam yok aslında burda, yani kıyafetlerim kitaplarım, nevresimler ve birtakım ıvır zıvırlar. Ama hiç eşya olmaması durumuna göre çok fazla eşyam var. Toparlanırken içim sıkılıyor. İstanbul'daki 3. yazım, ve ben 4. kez yer değiştiriyorum. Ama bu sefer kendi evimde ve kanepemde olacağım. Terapistimin aylar önce sorduğu sorunun cevabı şimdiden gerçek oluyor. Ve ben bu konuyla ilgili baya iyi hissediyorum. Eve iyice yerleştikten sonra ev arkadaşı bulma kısmı kalıyor. Bakalım kiminle yaşayacağım...

Bir iki ay sonra ruh hastası güzel kedim Balım'ı tekrar yanıma alıyorum. Bakalım yeni evini sevecek mi, bana kızgınlığı / kırgınlığı geçecek mi, kendimi affettirebilecek miyim.. Ona onu alacağıma dair söz vermiştim, sadece biraz gecikmek zorunda kaldım.

Bu garip, eğlenceli, sıkıcı, hüzünlü, heyecanlı ve de sevgi dolu hayat daha neler gösterecek bilemiyorum. Kollarımı açtım bekliyorum. Hem hayata hem kendime doğru bir kabulleniş haline geçmeye başladım. Mesela GÖBEĞİM ile ilgili olan sıkıntım geçmeye başladı......

Haftaya işe dönmek çok zorlayıcı olacak. Keyifler kaçacak. Ama neyse ne diyorduk, kabulleniş falanları. Evet. Sevmek değil, sakin bir kabulleniş. Yani şöyle gibi,

-e iyi tamam kabul ediyorum bana uyar napak.

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Dünyanın en iyi arkadaş grubunun buluşmasına 18 gün kaldı. KAZ DAĞLARII BEKLE BİZİİİİ! Tatil planlarımızı yaparken heyecandan kalbim çarpmaya başlıyor. YAV KÖPEĞİYİM BU HAYATIN. Acaba tatil bittikten sonra yaşama sevincimden eser kalacak mı ::(

Eylül'e kadar taşınmam gerekiyor. Ev arkadaşım yok. İnternete ilan koymalı ev arkadaşı bulma işine giresim yok. Tek çıkacak param yok. Amaaan boşşer yaaa Kaz Dağlarıııııı!!!

Bedelli çıkarsa Ozancım yavru bir bebe köpüş edinecek, çok mutluyum. Belki sonra çalarım. WHO KNOWSSSSS?  

8 Haziran 2018 Cuma

Kimseyi ilgilendirmeyen düşüncelerimin ve durumlarımın yazıya dökülmüşlerinin bazıları
  • Acaba Yusuf Atılgan "yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu" ve "yoksa her şey benim olmadığım yerlerde, ben olmadığım zaman mı oluyordu" arasında kalmış mıdır? Yoksa direkt ilkini yazıp geçmiş midir? Yoksa her şey benim olmadığım yerlerde, benim olmadığım zamanlarda mı oluyordu? Yoksa her şey ben yokken.... Yoks.
  • Hala yaz gelirken sanki 3-4 ay tatil olacakmış gibi bir illüzyona kapılıyorum. Gökkuşağına doğru yürüdükçe o da uzaklaşıyor ya, ayyyyynı onun gibi. 
  • BUGÜN CUMA.
  • Yaz gelirken iştahım kapanıyor. Külo veriyorum. 
  • Arkadaşlarımın girişimcilik projesi olduğunu iddia ettikleri, benimse kirama yardımcı olsun yeter gözüyle baktığım birtakım iş planları içerisindeyim. Hacer hep potansiyelimin çok azını gerçekleştirdiğimi söylerdi eskiden. Sonra saldı. Heralde "yok lan galiba malzeme bu" dedi. Size bi şey diyim mi, ben istesem var ya.. nys.
  • Dünyanın en güzel bebesi, aka yeğenim, güzelleşmeye devam ediyor. Mesela 2 aylıkkenki fotoğraflarına bakıyorum, ki o zaman baya baya beğeniyordum, ve daha güzel olamaz gibi geliyordu, şu an 10 katı daha güzel. Bunun bir sonu yok mudur insafsız?! 
  • Bugün spora giden başka bir arkadaşıma KAÇ BASIYORSUN? diye sordum. Gerçekten merak ederek hem de. Ne oldum demiiicen. 










25 Mayıs 2018 Cuma

Acaba babam bana kendisiyle yaşamayı reddettiğim için sonsuza kadar evsiz kalma büyüsü mü yaptı? O hissi bir daha yaşayabilecek miyim ki? Ev hissi dediğimiz şeyin asıl adının güven olduğunu yeni yeni anlıyorum. Hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim.

-kira bursu diyorduk?

20 Mayıs 2018 Pazar






























 Let me take you down 'cause i'm going to
strawberry fields...

17 Mayıs 2018 Perşembe

Kimseyi ilgilendirmeyen hayatımdaki kimseyi ilgilendirmeyen durumlardan bazıları;
  • 4 gün önce 27. yaşımı bitirmiş bulundum. 28'e girdim diyesim gelmiyor. 
  • Eylül'e kadar yeniden taşınmam gerekiyor. Hiç eşyam olmadığı için bu fikir o kadar da zor gelmiyor. Tabii önce taşınacak bir yer bulmam lazım.
  • Akşam yeni dövme yaptırıyorum. Bu yüzden mesai asla bitmiyor.
  • Yavaş yavaş secure attached oluyorum. En azından korku seviyem azalıyor. Korkmadan sevmek çok keyifli. 
  • Yılın ilk elbisesini giymemle yılın ilk çileğini yemem (pastaların içindekiler filan hariç, düz meyve olarak çilek) aynı güne denk geldi. Bugüne.
  • Yazın kızlarla kampa gidiyoruz. Meltem ve Nilsu'nun Türkiye tarihleri kesinleşti. İşler ciddiye binince çok heyecanlandım. 3 gün dağda, internetsiz, en sevdiğim insanlarla. W O W .
  • Sena'ya green card çıktı, hala kafası gelmedi, anlamadık. 
  • Geçen gün Osman'la pilatesten çıktık ve Görkem'le karşılaştık. Sonra spor kıyafetlerimizle kahve içmeye gittik. Belki muasır medeniyetler seviyesi değil ama seviyenin 1-2 tık altında gibi hissettik. Tek sorun kahve sohbetimizin konusunun bedelli olmasıydı. Bir de Fulya'da olmamız.