En iyi bildiğim şey, cehaletin mutluluk oluşu.
En çok sevdiğim şey, bilmemem gereken çok fazla şeyi beynime sokma sürecim.
En rahatsız olduğum şey, bilmemem gereken çok fazla şeyi öğrendikten sonra etrafta hayal meyal beliren mutfaktaki sarı bez kokusu.
Yok ama, bu yaştan sonra delirecek değilim, frontal lob'unun kurabiye koktuğunu ikimiz de biliyoruz.
23 Şubat 2016 Salı
18 Şubat 2016 Perşembe
6 Şubat 2016 Cumartesi
29 Ocak 2016 Cuma
27 Ocak 2016 Çarşamba
Sabah yine erkenden kalkıp Sultanbeyli'ye gitmek üzere evden çıkıyorum. Shuttle'da gönüllü attendance'ını aldıktan sonra yola çıkıyoruz. İstanbul'un saçma sapan yollarından geçiyoruz. Her yer erimiş kar ve çamurlarla dolu. Şimdi bahar ya da yaz olsa buralar nasıl olurdu diye düşünüp hayal etmeye çalışıyorum, yine çirkin görünüyor gözüme. Bu 3. workshop'ım. Yeni çocuklarla tanışıyorum yani. 3. kez. Seanslar bittiğinde bazen zamanımız kalıyor. Çocukları servislere yollamadan önce vakit geçsin diye sınıfta bazı oyunlar oynuyoruz. Bir hayvan olsan hangi hayvan olurdun sorusuna "kuş" diyen ve nereye uçmak isterdin dediğimizde Suriye diyen çocuğa ben bakamıyorum. Tepki veremiyorum. Kafamı çevirip başka bir şeyle ilgileniyorum. Bir an kafamın içinde küçük çocuk kanatlanıyor, minik renkli bir kuşa dönüşüp aralık pencereden uçuveriyor. Terk etmek zorunda kaldığı evine mi uçacak, oralar hala çok tehlikeli, diye endişelenip yine çocukla asla ilgilenmeden yavaşça pencereyi kapatıyorum.
-şimdilik güvendeyiz.
-şimdilik güvendeyiz.
25 Ocak 2016 Pazartesi
18 Ocak 2016 Pazartesi
İnsan 24 yaşındayken kendisini karşısındakinin de üzgün olduğuna inandırmaya çalışmamalı ya. Bunlar neden azalarak bitmiyor? Mütemadiyen üzülme hali de bitmiyor mesela. Üzülme derken, biri tarafından, -bile isteye olduğu her ne kadar inkar edilse de- hayır efendim gayet de bile isteye üzülmekten söz ediyorum.
Bir kış, bir battaniye altında, biter mi? Bitmez.
Bütün özverilerim ve havada süzülmesin diye biriktirdiğim sevgi, şefkat, bok püsür de bir olup bana savaş açtılar, hadi bakalım. Durmaya devam edeyim bari.
-aidiyet mi? ben onun ete kemiğe bürünmüş haliyim, görebilmeni dilerdim.
Bir kış, bir battaniye altında, biter mi? Bitmez.
Bütün özverilerim ve havada süzülmesin diye biriktirdiğim sevgi, şefkat, bok püsür de bir olup bana savaş açtılar, hadi bakalım. Durmaya devam edeyim bari.
-aidiyet mi? ben onun ete kemiğe bürünmüş haliyim, görebilmeni dilerdim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)