Merhaba!
Haftaya önemli bir sunumum var. Sunumu yapacağım yer beni sunumu göndermem konusunda uyarıp duruyor ama daha tamamlamadım.. DÜŞ YAKAMDAN YETKİLİ KİŞİ! Neyse bugün yarın gönderirim, sanırım, bence, galiba.
Geçen hafta Hıdrellez'di. En ve tek sevdiğim manevi gibili gün! Arda ve Emre ile masaya oturup dileklerimizi yazdık. Senelerdir ama seneleerdir bu etkinliği tek başıma yapıyorum. Bu sefer dikkatimi pek toparlayamadım ama hallettim. Sonra çıkıp gömdük.
Hıdrellez ile ilgili türlü çeşitli teknikler var, benimki en kolayı. Kağıda dileklerini yazıp gül ağacının altına gömüyorsun and that's all. Sabah kalkınca geri alma, suya atma, küllerini savurma falan hiç öyle şeyler yok. Tertemiz bir teknik. Çünkü ben şöyle biliyorum; o gömdüğün kağıdı gece Hızır bey alıyor. Mantıklı olan da bu zaten. Dileklerimin sabaha kadar toprak tarafından özütülmesi ve içi özütülen dilek kağıdını sabah çıkarmak falan.... Bilemiyorum..
Yine geçen sene ne dilediğimi hatırlamıyorum ama ne dilemediğimi çok iyi hatırlıyorum. Dilemediklerimin gerçek olmadığını düşünürsek, durum hiç de fena değil?
Beni biraz kendime yabancılaştıran bu enteresan ve bir o kadar da zorlama olumlamadan sonra sayfayı terk ediyorum.
Dünya psikologlar günüm ve 3 gün sonraki doğum günüm kutlu olsun!