12 Eylül 2016 Pazartesi

Kendimi pek iyi hissettiğimi söyleyemem.
İyi hissetmiyorum.
Zaten yazamıyorum da. Hep bi olumsuzluklar bak. Gördün mü? Orda, burda.

"yani nasıl ve nerede olursak olalım,
 hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak."

Nazım keşke bunun yerine "yarın ölecekmiş gibi yaşanacak." deseydi. Öylesi daha kolay olurdu. Şimdi işin yoksa düşün dur, bir sincap gibi.

B A Y  Ö L Ü M . H M M . F R A N S I Z  O L M A L I.

Dün gece, akşam yemeğinde yediğimiz balıkların artıklarını dışarı, kedilere götürdüm. Bi tane de sigara sarmıştım. Ankara'nın gizli sigara içimlerine bir yenisini eklemek için. Sonra ağlayasım geldi. Biraz böyle bi, ühümühü bir şeyler çıktı ama kalıyor boğazımda, oturmak istedim, otursam iyi ağlayabilirdim ama oturacak yer de yoktu. Sonra eve döndüm.

Öte yandan birilerinden burada sağlıklı ve normal bir şekilde senelerce yaşamış olduğum için bir ödül, takdir belgesi filan bekler gibi bir hal içerisindeyim. Niyeyse. Şimdi üniversite 2. sınıfta olmayı baya isterdim ama. Yurda yeni çıktığım zamanlar. Diş tellerim çıktıktan sonra salak bir Amerikan filmindeymişiz gibi birden çevremdeki erkeklerin benim güzel olduğumu fark ettikleri o sürreal sene. Aynı zamanda derslerimde başarısız oldukça "ben sanatlı bir şey okumalıydım" diye kendimi kahrettiğim sene. Kendimi üzmeme gerek kalmadan sadece sahip olduğum zeka, yetenek, şans ya da süper güçle ne yaparsam yapayım okulu uzatmayacağımı bilmiyordum. Bir şekilde bir şeyleri oldurabilen bir zekam, yeteneğim, şansım ya da süper güçlerim var. Yani olaylar şöyle gelişiyor: Alternatif bir hedef, o hedefe ulaşmak için alınacak aksiyonun sıfıra yakınlığı fakat zihinsel olarak bırakın +40'ı, +80'lere varması ve bu süreçte çekilen kahırlar, ve sonuç olarak hedefe ulaşılması. Bunun farklı bir şekilde gerçekleştiğini görmedim. Şimdilerde 25 yaşında bir kadın olarak bu özelliğimin iyice tadını çıkarıyor, hatta kendime göre kontrol etme yöntemlerini deniyorum. Wow..

25 yaşında bir kadın olarak pijamalarımı çıkarmalıyım zira misafir geldi.

-hayırlı bayramlar din kardeşlerim.

11 Eylül 2016 Pazar

















We all are.

8 Eylül 2016 Perşembe

Öpmeyi ilk kim bulmuş?
Kim bulduysa teşekkürler.

5 Eylül 2016 Pazartesi

30.06.2014

Zeka kapasitem öyle ya da böyle üniversite bitirmeme yetebilir fakat işçi bloklarıyla bizim evimiz arasındaki yolda karşıdan karşıya geçerken survive etmeme pek yetecek gibi durmuyor. Dünyanın en saçma yolunda ölmek istemiyorum. Yani eve birkaç metre kalmışken. Ama zaten dünyanın hiçbir yolunda ölmek istemiyorum. Bukowski'nin bahsettiği tanıdık duvarları ve tozlu lambaları olan sarı bir oda'da, belki, bir ihtimal, ama sanmıyorum, çünkü yaşamayı ciddiye alacaksın.

-bir sincap gibi, mesela.
02.10.2014

Dün kızlarla Sardunya'ya gidip elegant olalım, şarap içelim, sohbet edelim dedik de beni yine öksürük krizi tuttu tabii. Onlar şaraplarını yudumlarken ben ıhlamuruma bal dökmekteydim. Peynir tabağındaki peynirleri de balıma bandırıp bandırıp yedim. Sonra Meltem'in düğününü hayal edip baya heyecanlandık. Bugün de akşam üzeri Esra "gel de saçınla oynayayım" dediği için koşarak onun odasına gittim. Bende inanılmaz gıybetlik malzemeler var bu aralar. Ama ne gıybet. Baya kaliteli bir zaman geçirdik. Tam mayışmış uyuyacaktım ki Meltem aradı, BEŞ DAKKA SONRA SERVİS VAR HADİ SİNEMAYA BEN ÇIKIYOM HADİ filan dedi. Dur dedim ya yatıyoz, saçlarımla oynanıyor şu an, ne çıkması?! 15 dakika sonra otostop çektiğimiz bir arabada Stolen Dance dinleyerek sinemaya gidiyorduk. Rabbim bu ne spontanlık böyle?

11 Ağustos 2016 Perşembe

3 kelime.
2 zaman kipi.
1 cümle.

günlerdir kulağımda. 

-çınçınçın. 

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Hayatımdaki dertlerin "okul uzayacak mı acaba"lardan "ben bu maaşla nereye kadar ya?"lara geçtiği aylar. Bütün dertleri kapsayan en büyük bela da her şeyin değişmesiyken her şeyin değişmesini kabullendiğim aylar.

Aylar birleşip yılları oluşturuyor ve aslında her şeyi kendimizi iyi hissettiğimiz anların sayısı, kötü hissettiklerimizden fazla olsun diye yapıyoruz.

Tatil planları yapmak, festivallere gitmek, yeni bir şeyler satın almak, bir kediye bağlanmak, güzel bir yemek yemek, iş çıkışı eve gidip sigara içmek, uzun süredir görüşmediğimiz arkadaşlarımızın gelişine gün saymak, karpuz yemek, dinlenmek, çocuk sevindirmek, sevgiliyle sevişmek, lezzetli bir yemek yapmak, aşırı tıkalı burna otrivine sıkmak, pürüzsüz oje sürmek, güzel bir şarkı dinlemek, saçlarının uzadığını görmek, uykunu almış olarak uyanmak, dövme yaptırmak, sokak köpeği sevmek, mevsimlerin hakkını vermek, ulaşıma para ödememek, kahvaltı yapmak, otrivine'i bırakmak, sarhoş olmak, ballı ıhlamur içmek, sevgiliyi uykusunda öpmek, sabah sımsıkı bağlanmış saçı eve gidince açmak.

-kötüleri saymayalım.