16 Ekim 2014 Perşembe

Merhaba.
Bir sürü insan hakkında bir sürü yeni şey öğreniyorum ve genelde kendi tespitlerimden farksız olmuyorlar. Demek ki diyorum artık yavaş yavaş oluyorum. 23 yaşımdayım ve bugüne bugün psikolog sayılırım. Olsun o kadar. Haftaya İstanbul'a gideyim mi? Gideyim bence. Bir de dünkü konser çok eğlenceliydi. Keşke bütün şarkılarını bilseydim, tam bağıra bağıra eşlik etmelik grupmuş vallahi. Calculus sınavım yaklaşıyor. Kırılmasınlar diye özen gösterdiğimiz ama aslında sığır oldukları için birazcık kırılmayı hak eden insanlarla ne yapacağız çocuklar? Ben diyorum ki azıcık bi kıralım kendilerine gelsinler.























You can't sit with us çünkü düz saçlısın.

15 Ekim 2014 Çarşamba

Merhaba.

Önceki yazıda bahsettiğim mükemmel çalışma planım vardı ya, tabii ki de hiçbiri gerçekleşmedi ve kendimizi sabahın 4'ünde T binasında ölümüne bir gıybete tutulmuşken bulduk. Konular yetişmedi, yetişenler tekrarlanmadı, yurda gidilmeye üşenildi, A binası koltuklarına uyundu. Çünkü manyağız amk. Cognitive and social development dersi için sabahlamak çok mantıklıydı da bugünkü tırt sınav için sabahlamak aşırı manasızdı ya. Neyse olsun. Gülmüş olduk. Akşam da Neval ve Marcus kardeşimiz için toplaştık. Yarın akşam konser var, biraz Son Feci Bisiklet çalışıp uyuyayım.

-hala öksürüyorum?

12 Ekim 2014 Pazar

Merhaba.

Salı günü sınavım var. 4buçuk aydır hiç ders çalışmadım, zaten 4buçuk ay önce de nasıl çalışıldığını pek bilemiyorken araya böyle uzun bir süre girince iyice unutmuşum. Çalışacak materyallerim tam. Ama açıp başlama kısmına girişemiyorum. O kadar zor geliyor ki, somatik baş ağrım bile tutuverdi birden. Procrastination kisvesi altında açıverdim yine ask.fm'ler bir şeyler. Ama Ebru falımda okulu uzatmayacağımı gördü. Onun rahatlığı bu. Yoksaaaa ben hiç böyle bir insan değilim.

Sabah 8:40'ta dersim var. Muhtemelen erken bitecek çünkü quizim var. Çalıştım mı, hayır. Sonra 1buçuğa kadar boşum. Müthiş programlı ve çalışkan olduğum için o boşlukta ders çalışacağım. Sonra girmekten keyif aldığım ve devamsızlık yapmadığım tek ders olan Gender and Media'ya girip yine aktivist aktivist lafa gireceğim. Hoca da genelde Türkçe konuşuyor, anadilimde çemkirmek gibisi yok. Sonra akşam 5buçukta hala herhangi bir şey yapmadığım ve üzerine düşünmediğim bitirme tezimin toplantısı var. O başlayana kadar da çalışırım. Toplantıdan sonra da. Oooh müthiş valla. Demek ki şimdi bi bölüm Fargo izleyip yatabilirim. Geçen dönem kızlarla saçççmasapan sabahlamalarımız çok güzeldi. Sabahın üçlerinde beşlerinde kampüsün türlü çeşitli yerlerinde fink atıyorduk. Özledim o günleri. Ama nisandı, mayıstı. Hava yumuşacıktı ve çok güzel kokuyordu. Yaz hayali kuruyorduk. Şimdi önümüzde yarakkürek bir kış var, mezuniyet var. Al işte moralim bozuldu. AL!

-canım mısır ekmeği ve yoğurt çekti.

11 Ekim 2014 Cumartesi

Günlerdir uykusuzum. Öncelikle Çarşamba gecesi iç mimarlık işleri çok uzadı, sabah 5'e kadar adeta en amele kısımları bana itelediler. Ertesi gün Nilsu'nun geçmiş doğum gününü kutladık. Oturduğumuz yere bir palyaço yamandı, biz de masamıza davet ettik, içki ısmarladık. Tabii adamın sarhoş ve manyak olduğunu bilmiyorduk. Kalkmadan önce kişisel analizler yaptı ve elinde sigarası ve o kafasıyla hakkımda yaptığı analizler bile beni tanıdığı halde hakkımda çıkarım yapanlarınkinden bin kat daha başarılıydı. Sonra İlkyaz'da kaldık. Bu Tarz Benim'den sonra Cosmos izledik ve Cosmos'un ardından sabaha kadar ne konuştuk tahmin edersiniz. Sonra da birbirimizi pohpohlamaca oynadık. Çeşme'de de oynamıştık. Baya iyi oluyor çocuklar, yakın arkadaşlarınızla yapın. Şöyle ki, herkes birbirine güzel bi şeyler söylüyor. Götün çok güzelden tutun muhakeme yeteneğine hayranımlara kadar filan. İnsanın bazen böyle şeylere ihtiyacı oluyor be. Sonra hiç uyumadan kahvaltıya gittik. Yurda gittim akşama kadar uyuyam da akşama serserilikler yapam diye, ama kaloriferleri yakıyorlar ve odam o kadar çok güneş alıyor ki, 1 saat uyuduktan sonra sıcaktan uyandım. Sonra aşağılara indim Berkay'la gıybet edeyim de zaman geçsin diye. Fakat gıybet malzemelerimizin tükendiğini fark ettik. Sıkıntı büyük. Sonra 1 saat daha uyudum. Yanlışlıkla odamda sarhoş oldum. Sonra Kite'a Korhan Futacı konserine gittik. Konserden sonra da üst katta durduk ve ilkokuldan bir kızla karşılaştım. Kızla olan münasebetimizi o kadar hatırlamıyorum ki yani şuraya yazacak hiçbir şey bulamıyorum ama kendisi bana SENİ ÇOK SEVİYODUM YA BEN ÇOK AŞIRI MEMNUN OLDUM YA OF filan diyip sarıldı. Ben de "ben de seni çok seviyodum" diyecek olmadığımdan "hadi ya :)))" dedim. Bu Kite'a ikinci gidişimdi ve yine Sonra eve döndük. Tek kişilik koltukta uyuyakaldım. Sabah da uyanıp Momo'yla oynadım. Hayatımdaki ilk kedi çiziktiriğimi de edinmiş oldum elimde. Melihler uyanmayınca MEEH dedim çıktım. Su dalgası yaptırdım. Böyle diyince sanki onlara kızıp yaptırmışım gibi oldu ama hayır, zaten yaptıracaktım. Çok yorgunum çocuklar. 1-2 saat sonra yatıp deliksiz uyumak istiyorum. Okulun goygoy kısmı tükenmek üzere; pazartesi quiz'im, salı sınavım var. Gümmmbürgümbür gelmekte olan gelecek kaygısı içinse hala bir şeyler yapmıyorum.


















8 Ekim 2014 Çarşamba

Evde yaşamadığım her gün çeşitli rakenrolluklarla geçerken bayram nedeniyle huzur bombasına tutuldum, sizlere de huzurun fotoğrafını çektim, buyrun bakalım.


























Şu an Beren'in evinde bana ihtiyaç duyacakları anın gelmesini bekliyorum. Cafe maketi yapıyorlar. Sigortasız işçi olarak çağırıldım. Karın tokluğuna. Ama hala benim kısmım gelmedi. Benim de tez için literatür taramam gerekiyor gerçi. Ay ben nasıl mezun olcam. Ay ben. Bi de şeyi düşünüyorum, ben nasıl 4. sınıfa kadar geldim? Nasıl olabildi ya bu? Çok enteresan. Bu arada eğer ki psikolog olursam, bütün buraları böylece kapatmam gerekecek. Çünkü stalker danışanlarım tarafından keşfedilirsem rezalet çıkar. Haberiniz olsun yani, sonra vay efendim niye kapadın filan olmasın. Önceden haber veriyorum. 

Dalgacı Mahmut'u unutmuşum, hatırlayınca epey mutlu oldum. Çok seviyorum. 

Bir baş düşünürüm başımda
Bir mide düşünürüm midemde
Bir ayak düşünürüm ayağımda
Ne haltedeceğimi bilemem.

Yukarıda bahsi geçen rakenrolluklara örnek olarak: Geçen akşam Esra'nın odasında yatıp yuvarlanırken Meltem aradı ve "BEŞ DAKKA SONRA SERVİS VAR SİNEMAYA GİDİYOM HADİ BİNİYORUM " diyip kapadı. Servise yetişemedik. Otostop çektiğimiz bir arabada Stolen Dance dinleyerek aşırı hızdan öleyazdık. Ninja Turtles izleyip döndük. Ertesi sabah 7buçuk'ta kafamızda yılbaşı şapkalarıyla Ümitköy metrosundaydık. Bunun nedenini anlatmıyım da gizemli kalsın. NASIL? Baya çılgınız, aferim bize aq. 

5 Ekim 2014 Pazar

Alarm sesimi veya telefon melodimi değiştirince bile hayatta hiçbir şeyin aynı kalmadığına dair saçma sapan duygusallıklara girebiliyorum. Pms sayılırım. Dün 15 tane filan kestane şekeri yedim. Bugün keşke Meltem erkek olsaydı ya da eşcinsel olsaydık diye düşündüm. Bazen Sena için de aynı şeyi düşündüğüm oluyor. Kıvırcık kadınlara kadar eşcinselimdir belki de. Baya saçmaladım. Az önce de ELIT dersinin yeni sunumu için kendi kendime konuşma hazırlıyordum. Konu olarak gender'ı seçtim. Atıp tutuyordum. Akşam Morrissey dinleyip et doğradım. Tuhaf anlardı benim için. Vejetaryen olmayı beceremeyeceğim sanırım. Keşke olabilsem. Deneyemiyorum bile. Duygu'nun liseli kardeşi bile deniyor, ve başarılı olabilir, bende tık yok. Bu kadar ağzımın tadına düşkün oluşum beni rahatsız ediyor. Tez için literatür taramalarına başlamam lazım. Bu tez düşüncesi bile midemi bulandırıyor. Ales'e başvurmadım. Mayıs'ta girerim belki. Ya da girmem. Yine dünya dönüyor ben duruyorum gibi. Bilge kalk bir şeyler yap Bilge manyak mısın Bilge?! Merve'nin yanına gidip odasında kaçak yaşamak istiyorum. Evet evet. Hayatta yapmak istediğim şey bu sanırım.

-Adım Bilge olmasa Aybala olacakmış, inanabiliyor musunuz?

1 Ekim 2014 Çarşamba

















Belki abarttığımı düşüneceksiniz ama, şu an bir dilek hakkım olsa, öksürüğümün geçmesini dilerdim. Öksürmeyenler olarak çok şanslısınız. Mışıl mışıl uykular size.

- Orospuçocukları.