12 Haziran 2014 Perşembe

Maraş'a gitmek için küçükken heyecanlanırdım. Yaz tatilinde gidip haftalarca kalırdık. Akşamları geç saatlere kadar dışarda durup efil efil yaz serinliğinde meyve filan yerdim. Bir süre sonra cenazeden cenazeye gider oldum.

Sabah orada yaşayan kuzenimle konuştuk. Yarın görüşürüz dedim. Cenazelerin en sevdiğim yanı, dedi, gülüştük. Sonra bu şaka çok korkunç geldi. Sonra tekrar komik geldi. Şakayla ilgili son düşüncem: Çok naif olduğu. Çünkü büyüyorduk ve birbirimizden kopuyorduk ve cenazeler bizi bir araya getiriyordu. Bahsettiği cenazelerden biri de kendi annesininki üstelik. Herkesin ağladığı, dövündüğü, dualar edip sadece halıyı izlediği kalabalık odalardan sıyrılıp daha sessiz bir odaya geçip kendi hayatlarımızdan, erkeklerden filan bahsederdik. Hayata dair her şey o odaya girebilirdi, ölüm hariç. Sanırım bu, dünyanın en tatlı inkar mekanizması ve bu inkar seansı muhtemelen yarın da tekrarlanacak.

-babannem öldü. 

11 Haziran 2014 Çarşamba

Son zamanların en saçma gününden herkese merhaba.
Sabah stajla alakalı işler için okula gittim. Orada benimle aynı yerde staj yapacak olan alt dönemden bir kızla karşılaştım. Belgeleri beraber aldık. Sonra staj kankamla belgelerimizi toparlarken dedim ki burdaki dolmuş Gazi'ye gidiyo mu yae? O da dedi ki "bende araba var kız beraber gidek ;)". O anki sevincimi dağlara taşlara yazsam azdır çocuklar. Neyse gittik hastaneye. Benim devletin bütün kurumlarına öğle arası gitme lanetim kıza da bulaştı. Başhekim bey de sağolsun öğle arasını 2 saat yaptığından ebesinin amına kadar bekledik. 55 tane sigara içtik. Neyse bi şekil hallettik. Sonra o belgeyi tekrar okula götürdük. Bu sırada saat 3buçuktu. Belgeyi alması gereken hanım abla da yerinde yoktu. Hava da 2 gün öncesine kadar eşşek gibi serinken bugün cehennem gibiydi çünkü ben lanetliyim. Neyse efendime diyeyim dedik bari kadın gelene kadar yemek yiyek. Benim de para çekmem gerekiyordu ve bilin bakalım ne;




















PARA ÇEKECEĞİM BANKAMATİK YERİNDE YOKTU?!  Hepsi var, benimki yok amk. Bu neyin karması ulan? Neyse sonuçta öbürlerinden de çekiliyor ama yani bu evrenden aldığım ne çeşit bir mesajdı? Ney yani. 
Neyse işte belgeleri kadına verdik, sonra ben vize için sağlık sigortası bilmem neleriyle uğraştım. Yorgunluktan ölüyom. Dönerken dolmuşta fark ettiğim şey ise, hazır mıyız açıklıyorum. AÇIKLIYIM MI?
OKULU UZATMAKTAN YİNE SON ANDA YIRTTIM!
Sonra da dedim ki Bilge, sen lanetli filan değilsin. Sadece biraz malsın ama şansın allahı sende. Aynen böyle dedim. Ay nen!

-staj kankam olmasaydı bütün bu serüveni dolmuşla yapacaktım ve bunu düşündükçe bile kalp krizi geçirecek gibi oluyorum. Seyahatimiz süresince sözleri acıklı gibi ama müziği neşeli gibi Türkçe pop playlistlerine maruz kaldım ama olsun lan nolacak? Neolacak yani?

10 Haziran 2014 Salı

9 Haziran 2014 Pazartesi

Akşam ailecek annemin doğum gününü ve benim son sınıfa geçişimi kutlama yemeğine gittik. Son sınıfa geçtiğimi umuyoruz. Daha doğrusu herkes öyle sanarken ben umuyorum. Fakat bahsedeceğim şey bu değil. Zaten bu aralar iştahsızım da akşamki yemek beni direkt çocukluğumdaki bir ana götürdü. Kışın bir tatilde Maraş'a giderken yol kenarında bir lokantada duruyoruz. Aslında daha önce de durduğumuz bir yer. Kıskaçlı mıydı neydi oranın adı. Kayseri taraflarında olabilir. Eti çok güzelmiş çok tazeymiş filan, diyorlardı. Bu arada bu sahne, yazın da yaşanmış olabilir, şu an kafamda arabanın içindeyken sanki kış gibi, ama arabadan inince renkler ısınıyor. Neyse olay şu: Yemeğin gelmesini beklerken ben de mekanda dolanıyorum. Dağlar bayırlar filan var lokantanın arkasında. Dere gibi bir şey akıyor. Koyunlar filan otluyor. Tekrar dereye bakınca ne görüyorum? KAN. Lokantanın altından dereye kan akıyor.

İşte böyle vejetaryen oldum.

-olmadım.

8 Haziran 2014 Pazar

"ay ışığı gel dedi, gel peşimden
 inat olsun ele güne
 düştüm onun peşine
 rüzgar oldum
 sürdüm düşlerimi göğe...

...sevmesenölürdünamasevdingeneöldün."

7 Haziran 2014 Cumartesi

Bugün hayatımda yataktan çıkmam için hiçbir neden yok. Haroyin vurdurup kusmuğumda boğulmak istiyorum. Ergenlikten ölmek de bir opsiyon olabilir pek tabii. Düşün bak. Yorganın altında 12 saat boyunca sigara içsem, ama dumanı yorganın içine hapsederek. Sonra dumandan zehirlensem. Tam ölmek üzereyken yorganı kaldırsam ve bütün odam duman olsa ve ben de dumanın içinde kaybolsam ve öf.

-öf.

6 Haziran 2014 Cuma

Bugün sırf fal baktırmak için Duygu'yla Asmalı Konak isimli, duvarlarında derviş gibi amca görselleri olan ve tuhaf garsonlu bir yerde saatlerce oturduk çünkü falcı Mehtap abla çok yoğundu. Sıra bize geldiğinde de yemek yemesi gerekiyordu çünkü açken ağlıyormuş. Sonra Mehtap abla geldi ve şefkat zehirlenmesinden öleyazdık. Kadın o kadar sevecendi ki fala saçlarımızı okşayarak baktı. Böyle diyince sapıkmış gibi oldu ama yoo, bu gerçekten şefkatti. Bi de böyle müşteriyi kazanmasını da iyi biliyor serserrry. Bana düğme burunlu ne kadar tatlısın sen ne kadar samimi içten hebelehübele ay neler dedi neler vallahi bundan sonra fallık işim olursa Mehtapcığımdan başkasına gitmem..... Esra'yla 1. sınıftayken Kızılay'da ne kadar konseptsiz fakir kafe varsa hepsine fal baktırmaya gitmiştik. Gerçekten tuhaf günlerdi. En son gittiğimizin adı da CHAKRA idi. Falcı bey de felsefe bölümü terk uzun saçlı ama kel biriydi. Biz sıra beklerken yanımızda belirip "size bi şey sorcam. bi şey hissettim de BURAK KİM?" demişti ve ikimizin de Burak diye bir tanıdığı yoktu. Vaktimizi neden bunlarla harcıyorduk bilemiyorum. Hadi o seneler önceydi, yıllar sonra bugün neden falcıdaydım? Çünkü insanın ihtiyacı oluyor ya. Dümdüz bir hayatım var, okulum uzadı mı uzamadı mı bilmiyorum, uzamadıysa bile önümde saçma sapan bir ortamda geçirilecek 1 yıl daha var, kalbim kırık ve de binbir çileler çekip neredeyse tamamladığım ortodonti serüvenim dişlerimin yeniden kaymasıyla devam etmekte. Yani fal is always a good idea. Böyle zamanlarda. Neyse Mehtap ablanın dediğine göre okulum uzamayacakmış, hem de kıçından. Kıçından mezun olcakmışım. 3 sene sonra evlenecekmişim ve 2 çocuğum olacakmış ve ailede bel ağrısı çeken biri varmış. GERÇEKTEN MÜTHİŞ FAL. Belki de sadece tanımadığım anaç bir ablanın burnuma iltifat etmesine ihtiyacım vardı.