Son üç finalim kaldı. Acıkıp duruyorum. Uyku baya güzel icat. Bugün deprem olmuş. Hissetmedim ben. Belki de sinirlerim bozuktur.
23 Mayıs 2014 Cuma
Okulumun uzaması ihtimaliyle yüzyüze geldiğim şu günlerde.. Bu cümleyi tamamlayamıyorum. Dün yine okulda sabahladık. Belli bi saatten sonra insanlar ve sesler azaldığında kampüs çok tuhaf oluyor. Kötü değil ama tuhaf. A binasının önünde tek başıma sigara içerken birtakım flashback'ler yaşayıp uzaklara dalmam Meltem ve Öykü'nün bütün bozuk paramızla otomattan aburcubur ve kahve almamızı önermeleriyle bölünüyor. Kat aralarındaki koltuklarda tek tük uyuya kalanlar, uzaktaki bi koridordan belli belirsiz gelen kahkahalar, tuvalete giderken kapkaparanlık koridordan "hasssktir" diyerek geçmeye çalışmak filan. Bunlar hep güzel hatırlanacak bence. Sonra mesela dün, sabah 4buçuk gibi yurda uyumaya gittik. Meltem merdivenlerden uçtu. Ayağını burktu. Kırık olsa duramazsın şakaları eşliğinde onu odaya çıkarıp uyuduk ama kendisi durunamayıp kalkıp sağlık merkezine gitmiş biz uyurken. Sınavdan sonra röntgen çektirdi de cidden kırık olsa duramazmış.
Sınavda öğrencilik hayatımda 2. kez ekstra kağıt istedim ve konseptten o kadar uzağım ki kağıt isterken hocaya el kol yaptım kağıt versin diye, o da "gel al" yaptı eliyle koluyla. Vay be dedim, demek işler böyle işliyormuş. Millete NÖ YOZÖYÖNÖZ O KODÖR EKSTRÖ KÖĞÖT ALÖP diye çemkirip dururken kağıt almalarına odaklandığım kadar kağıdı kalkıp aldıklarını da fark etseymişim iymiş. Neyse. Neden aldım ben o ekstra kağıdı? Çünkü soruda experiment design etmem isteniyordu, ulan dedim ya herkes kağıdına şekiller şukullar çizip duruyor dur hele ben de götümden şekil deney uydurayım şöyle alengirli, dedim. Cognitive neuroscience ile olan münasebetim de bu şekilde sonlanmış oldu, diye düşünüyorum. Ben yine de büyük konuşmayayım tabii.
Şu an kendimi bok gibi hissediyorum.
Sınavda öğrencilik hayatımda 2. kez ekstra kağıt istedim ve konseptten o kadar uzağım ki kağıt isterken hocaya el kol yaptım kağıt versin diye, o da "gel al" yaptı eliyle koluyla. Vay be dedim, demek işler böyle işliyormuş. Millete NÖ YOZÖYÖNÖZ O KODÖR EKSTRÖ KÖĞÖT ALÖP diye çemkirip dururken kağıt almalarına odaklandığım kadar kağıdı kalkıp aldıklarını da fark etseymişim iymiş. Neyse. Neden aldım ben o ekstra kağıdı? Çünkü soruda experiment design etmem isteniyordu, ulan dedim ya herkes kağıdına şekiller şukullar çizip duruyor dur hele ben de götümden şekil deney uydurayım şöyle alengirli, dedim. Cognitive neuroscience ile olan münasebetim de bu şekilde sonlanmış oldu, diye düşünüyorum. Ben yine de büyük konuşmayayım tabii.
Şu an kendimi bok gibi hissediyorum.
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Bugün iki tane finale girdim. Elementary İngilizce'mle mağara metaforundan bahsettim. Her şey olur çocuklar. Onun dışında hava çok güzeldi. Gökkuşağı yakalayıverdim. Dolmuşa binince arkama bakıp durdum ama bir daha göremedim.
Girls'ün sezon finalini yeni izledim ve çok garip hissettim. Baya garip ama.
Girls'ün sezon finalini yeni izledim ve çok garip hissettim. Baya garip ama.
19 Mayıs 2014 Pazartesi
Merhaba.
Finallere 2 gün kaldı. Uykulardan uyku beğeniyorum. Adım atacağım da halim yok. Kuzenim "hayatım sanki ekranda iki tane 1024 varmış da birleştirip 2048 yapamıyorum gibi bu ara." yazmış. Daha güzel anlatamazdı durumumu herhalde. Bu sene en güzel havalar bir şekilde harcandı, şimdi finaller de var ama yine de daha fazla harcatmayacağım. Kütüphanenin önünde sigara içerken bile son mayısların tadını çıkarmaya niyetliyim. Zaten öğrencinin görevi ders çalışmak sonuçta, serserilik yapacak halim yok orda burda...... Küçük esprilerim ve şakalarımla tekrardan dünyaya dönmeye başlıyorum hazır olun çocuklar.
Cuma günü okulda son sınıfların tez sunumları vardı. Şık giyimli psikoloji öğrencileri rektöre ve hocalara tezlerini sunup master planları hakkında konuşup kikirdiyorlardı. Bense merdivenleri haldır huldur koşup sırt çantam ve dağınık saçlarımla hazır bütün hocalar ordayken birkaç tanesini kıstırayım dedim. Tezlerle ilgileniyormuş gibi yapıp işi biten hocaların karşısında bilin bakalım hangi ulvi amaç için belirdim?
bu arada o salona girdiğimde ulan dedim ya, şurayı yaksam var ya...
Finallere 2 gün kaldı. Uykulardan uyku beğeniyorum. Adım atacağım da halim yok. Kuzenim "hayatım sanki ekranda iki tane 1024 varmış da birleştirip 2048 yapamıyorum gibi bu ara." yazmış. Daha güzel anlatamazdı durumumu herhalde. Bu sene en güzel havalar bir şekilde harcandı, şimdi finaller de var ama yine de daha fazla harcatmayacağım. Kütüphanenin önünde sigara içerken bile son mayısların tadını çıkarmaya niyetliyim. Zaten öğrencinin görevi ders çalışmak sonuçta, serserilik yapacak halim yok orda burda...... Küçük esprilerim ve şakalarımla tekrardan dünyaya dönmeye başlıyorum hazır olun çocuklar.
Cuma günü okulda son sınıfların tez sunumları vardı. Şık giyimli psikoloji öğrencileri rektöre ve hocalara tezlerini sunup master planları hakkında konuşup kikirdiyorlardı. Bense merdivenleri haldır huldur koşup sırt çantam ve dağınık saçlarımla hazır bütün hocalar ordayken birkaç tanesini kıstırayım dedim. Tezlerle ilgileniyormuş gibi yapıp işi biten hocaların karşısında bilin bakalım hangi ulvi amaç için belirdim?
bu arada o salona girdiğimde ulan dedim ya, şurayı yaksam var ya...
18 Mayıs 2014 Pazar
Keşke etrafım Holden'ın naif öfkesine ve minnoş kibirine sahip insanlarla dolu olsa. Dolsa da taşsa. Bu isteğim varoladursun, önümüzdeki 12 günün planını yapayım ben de. Uymayacağım fakat anı kurtaracak olan planlar. Dün arabayla dönerken havanın kokusunu ve yakmayan güneşi hissettim. O sırada hatırlanması gereken iyi/kötü her minik duygusal anımın fon müziği de bizlerleydi.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

