Sevgili Hızır bey;
İlk dileğim olan "lütfen civcivlerim hiç ölmesin"in üstünden seneler geçti ve fakat hala sizden bir şeyler dilemekteyim. Her canlı ölümü tadacak sonuçta, siz de haklısınız, benim salaklığım. Çocuk aklımla gül ağacına dilekler gömüp gece beyaz elbiseli ak sakallı belli belirsiz yaşlıca siz'in gelip tek tek dileklerimizi toplayacağınızı düşünmek beni nasıl ürkütmedi bilmiyorum. Hala da ürkütmüyor. Kaç kere bütün gece uyanık kalıp sizi dileklerimizi toplarken basmayı düşündüm biliyor musunuz? Muhtemelen biliyorsunuzdur. Bilir gibi bir haliniz, tavrınız var yani. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Bu yıl sizden belki mutluluk değil ama bolca huzur dileyeceğim. Hepimize yani. Açıkçası ben mutluluğa sokayım, huzura bir şey olmasın taraftarıyımdır.
Seneye görüşmek üzere.
iyi ırgatlıklar, bol kazançlar diliyorum size.
edit: Dileğimi gömdüm. Gül ağacının dibi çamurlu su doluydu. Bahçeye daldığımda birkaç ay önce alt komşu bakan olduğu için kapı önüne konuşlanan polis belirip biraz soru sordu. Dedim ki bugün hıdrellez. Dedim ki dileğimi gömeceğim. Dileğini gömeceksin? dedi. Evet, dedim. Kaç numarada oturuyorsun sen ablacım, dedi. Dedim ki, dileğimi gömeceğim. Sonra gitti. Dileğimi çalarsa umarım ölür.