Berk'in yeni evi pek bir şeker. Paris caddesi, şehir olanına hazırlık için iyi bir başlangıçtır belki de. Bir balkonu güzel yapan manzarası mı, güvercin bokları mı, yoksa sigara içmeye yaraması mı? Cevap veriyorum: Hiçbiri. Balkonda dururken hissettiklerimiz tabii ki. Bu cümle blogumun arka planını siyah yaptırmaya yeter mi? Yeter. O yüzden hemen yazıyı bu cıvık melankoliden kurtaracağım. NE OLUYOR LAN? Bir şey olduğu yok. Balkon diyorum işte. Balkon gerekli bir şeydir. Sonra mutfak amerikan mutfağı değil ama salondan mutfağa geçebiliyorsunuz. Çünkü eskiden salon ve mutfak balkonu ortakmış sonra bu balkon kapatılmış filan. Kapatılan iki balkon olmasına rağmen hala hepimize yetecek kadar balkon var. Balkon gerekli bir şeydir. Bir ay boyunca hürriyet emlaktan çeşit çeşit ev baktık, bulduğumuz ev ecnebi emlak sitesinden bulundu. Hani Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktu? Varmış. Aslında ilanı veren kardeşimiz Türk ama bu konuya değinmeyeceğim. Başka da bir şey yok işte, hadi görüşürüz. Hehe.
Öyle şeyler işte. Geçen sene amma da çok yazıyormuşum buralara böyle. Güzel, güzel, bence yazmak lazım. Sonra okuyunca çok eğlenceli oluyor. O yüzden yine yazayım. Sonra okuyunca eğlenceli olsun.
Bu birkaç gün sınavmış rapormuş sunummuş, bir şey yok. Geçen akşam The Perks Of Being A Wallflower'ı izledim. Çok minnoş bir filmmiş. Benim yaptığım sinema yorumu da anca böyle olur. MİNNOŞ. Ama 1. sınıftayken Bir Zamanlar Anadolu'da ödevimi çok havalı yapmıştım. Ordan yırtıyorum bence. Ödevi hocadan başka kimseler okumadı. Ben de hatırlamıyorum. Hoca da biraz salaktı bence. Olsun. Neyse o filmi izleyin işte bence.
