5 Ocak 2013 Cumartesi
4 Ocak 2013 Cuma
3 Ocak 2013 Perşembe
Şimdi mesela kütüphanede sigara içmek için dışarı çıkıyorsun, ondan sonra gelince dışardan yeni geldim azcık oturayım, dinleneyim diyorsun. Öyle şeylere hiç gerek yok. Bir de çıktığında dışarıda bir şey yağıyor ama yağmur değil, kar değil, bildiğin hiçbir şey değil, ama bir şey yağıyor lan. Elineyüzüne yağıyor yani. O ney mesela. Ona da hiç gerek yok bence. Sonra sanki "bir öğrenci bir dersi F'lediyse ve tekrar alıyorsa bir daha F'lemez, en kötü D ile geçirilir" diye bir kural varmış gibi davranıyorsun ya, ona ne gerek var? Hiç gerek var.
Bu da temsili Ders çalışmak çok keyifli bir eylem :)) temalı fotoğraf.
-Bir şey yağıyor ama ney?
Bu da temsili Ders çalışmak çok keyifli bir eylem :)) temalı fotoğraf.
-Bir şey yağıyor ama ney?
2 Ocak 2013 Çarşamba
Daha 5 saatim var arkadaşlar, sakin olabilirim.
Dün akşam odaya bi geldim, japon balığının sahibi olan oda arkadaşım odada. Kendisine hoşgeldin dedikten sonra, sen yokken ben bunun suyunu değiştirdim ha :)))9 filan diyordum ki bir de ne göreyim, suyunu değiştirirken balığı aktardığım kapta ÇORBA İÇİYOR. Hiç sormadı neyle değiştirdin diye, sanırım alacağı cevaptan korktu. Çorbayı görünce ben de hemen konuyu değiştirdim. Geleceğini bilmiyordum lan. Bileydim yıkardım kabı. Dün bi posta daha değiştiririm suyu diye öyle duruyodu orda. NEYSE NOLCAK YAA AMAAAN. HERKES PİRENSES AMINAKOYİM.
Bir Bright Eyes, bir Bowerbirds istiyorum, çok mu.. (ÇOK)
9 gün sonra 3 hafta tatil. Ne yapacağım hiç bilmiyom ki. Yine bi hastanenin psikiyatri kliniğine bilenip doktorların etiklerin nasıl amınakoyduklarına şahit olup kahırlansam mı, ne yapsam?
1 Ocak 2013 Salı
Yeni yıllı olası planlarımızın yani dışarı çıkmak ya da Ezellere gitme obsiyonlarımızın ikisini de gerçekleştirmemiştik. Saat 7 filandı ve Sena'yla yurt odamda oturmuş, Sena'nın kardeşinin bize bira getirmesini bekliyorduk. Telefonum çaldı. Evinler Beytepe'de bi evdeki bi partiye gideceklermiş. Bizi de çağırdılar. Önce bi bilemedik. Sonra "ya gidek yaa sıkılırsak döneriz." dedik. Gittik. Kocaman bir öğrenci evi. Alt katta farklı müzik, üst atta dubstep, herkes kendi içkisini getirecekti. Mutfağa yığdık içkilerimizi. Sonra oturuyorduk filan, votkamız kaybolmuş. MADEM ÖYLE, BİZ DE DOLAPTAN BİR İÇKİ SEÇERİZ, KARMA SONUÇTA diyip dolabı patlattık. Konsept "herkes kendi içkisini getirecek"ten, açık büfe bir oluşuma döndü bir anda. Serhat, Evin, Sena, Naz filanfalan olarak evin çatı katındaki bir odada oturduk. Sonra Barış ve arkadaşı geldiler. Sonra Barış'ın arkadaşı son zamanlarda yaşananlardan dolayı bir hayli gergin olduğundan olacak, TROLLEYECEM HERKESİ TROLLEYECEM BURDAKİ TEK ODTÜLÜ BENİM VE DİĞER HERKES SALAK SANIRIM BENCE GALİBA :d:dD:D:D edalarında o saatlerdeki baldan tatlı kafamı bir güzel sikti. Belki de kafası fazla karışmıştı. Ya da bohemliği yanlış anlamıştı. Ya da umurumda mı? -Deyil.
2013'ün ilk saati içerisinde o evin içinde kaybolan ve bulunması imkansız gibi görünen fotoğraf makinem ve hırkamı ilk denememde bulabildim. Mesela şöyle oldu; "pardon biraz kalkar mısınız orda hırka olabilir bence." dedim ve hırkam oradaydı. Sonra fotoğraf çekip eğlenen bir grubun elindeki makine de benimdi mesela. "Ben onu bi alayım şööyle, heh." diyerek onu da aldım. YANİ HANİ ŞANSLIYMIŞIM 2013'TE GİBİ.
Böyle şeyler işte.
Her yerimde bir ağrı. Yeni doğmuş tay bacağı gibi çelimsiz bacaklarım, çatlayan başım, ve yarınki cognitive sınavım. Söyleyeceklerim bu kadar.
-2013'ünüz güzel geçsin. Ben artık herhangi bir beklenti içerisine girmiyorum. Yıllara, aylara, mevsimlere anlam yüklemiyorum. Buna kendim karar vermedim. İçimdeki anlam yükleme mekanizması kendiliğinden çökmüş. Ruhum kulaklarımdan akmış. Ama canım sağolmuş.
2013'ün ilk saati içerisinde o evin içinde kaybolan ve bulunması imkansız gibi görünen fotoğraf makinem ve hırkamı ilk denememde bulabildim. Mesela şöyle oldu; "pardon biraz kalkar mısınız orda hırka olabilir bence." dedim ve hırkam oradaydı. Sonra fotoğraf çekip eğlenen bir grubun elindeki makine de benimdi mesela. "Ben onu bi alayım şööyle, heh." diyerek onu da aldım. YANİ HANİ ŞANSLIYMIŞIM 2013'TE GİBİ.
Böyle şeyler işte.
Her yerimde bir ağrı. Yeni doğmuş tay bacağı gibi çelimsiz bacaklarım, çatlayan başım, ve yarınki cognitive sınavım. Söyleyeceklerim bu kadar.
-2013'ünüz güzel geçsin. Ben artık herhangi bir beklenti içerisine girmiyorum. Yıllara, aylara, mevsimlere anlam yüklemiyorum. Buna kendim karar vermedim. İçimdeki anlam yükleme mekanizması kendiliğinden çökmüş. Ruhum kulaklarımdan akmış. Ama canım sağolmuş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



