18 Nisan 2017 Salı

Küçükken, 12 yaşımdayken filan, artık düzenli cüzdan taşımaya alışmamı gerektiren dönemlerde sürekli cüzdan kaybediyordum. Orda burda unutuyordum. Hatta üniversite hazırlıkta bile 1 sene içerisinde 4 kere filan kaybettim. Neyse, artık kaybetmiyorum. (Kaybetmiyorum derken, ortalama bir insanın cüzdan kaybetme sayısına eriştiğimi düşünüyorum.) Bu ability'i beynime kazırken şemsiye taşımaya alışma kısmına ayıracak vakit bulamamış olacağım ki yakında 26 yaşında olacak biri olarak hala her yağmurlu günde yollarda satılan naylon şemsiyelerden alıp duruyorum. Sonra onları ucuz ve leş oldukları için bir yerlerde bırakıyorum. İstanbul'da sırf benim yüzümden oluşmuş bir naylon şemsiye sirkülasyonu var. Kendi başıma çevreye verdiğim zarara bak. Skandal!

Cuma gecesi çok başka kafalarda uçuzlarken yetişinlik müessesesiyle ilgili sorunlarımı çözdüm. Artık bundan daha fazla yetişilemeyeceğine karar verdim. Yetişmeyecek oluşumla barışıp benden daha yetişkin hayatlar yaşayan emsallerimle beynimin içerisinde yaptığım döğüşlere son veriyorum. Emsallerimi rahat bırakıyorum. İşe gidiyorum, kira ve fatura gibi sıkıcı şeyleri ödüyorum, bazenleri yemek yapıyorum, hayvan besliyorum (nerden baksan çocuk bakmak gibi bir şey), tamam işte kardeşim daha ne yapayım? Beyaz yakalı olsam 2-3 şıklı kıyafetim topuklu papucum filan olurdu belki ve listeye onları da eklerdim. Yeter be! Bir şeyleri yanlış yapıyor  ya da yaşımdan farklı yaşıyor olma ihtimallerimi düşünmeye son veriyorum.

S E F A M  O L S U N !

neyse sonuç olarak şemsiye sahibi olmak ve şemsiye bakımı ile ilgili bir şeyleri öğrenemiyor oluşumun da artık canımı sıkmaması lazım. Kusura bakmayın. Çevre azıcık kirlenecek.

Benim canım kendimin canı sağolsun be!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder