8 Kasım 2016 Salı

Günlerdir duygusal birtakım meseleler nedeniyle stresli, üzgün, dertli ve de tasalıyım. Biz buralarda lafı dolandırmayı tumblr'da bıraktık. Sevgilimden ayrıldım. İş için Şanlıurfa'ya geldim. Yorucu bir günün ardından katıldığım sıra gecesinde ellerimi çırpıp hafifçe sağa sola sallandıktan sonra önüme koyulan dünyanın en acı çiğ köftesinden ağzıma bir parça attım. Beynimdeki acı merkezinin dikkatinin başka bir acıyla dağılmasından mıdır bilmiyorum ama o an sanki mükemmel bir psychedelic uyuşturucu deneyiminin peak noktasındaymışım gibi bir aydınlanma yaşadım. Bir an böyle, her şey anlamını yitirdi. Ben dedim, neye üzülüyodum ya?

Sonra çiğ köfte acısının etkisi geçti. Ben pamuk gibiyim. Taş gibiyim. Bebek gibiyim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder