3 Ağustos 2016 Çarşamba

Hayatımdaki dertlerin "okul uzayacak mı acaba"lardan "ben bu maaşla nereye kadar ya?"lara geçtiği aylar. Bütün dertleri kapsayan en büyük bela da her şeyin değişmesiyken her şeyin değişmesini kabullendiğim aylar.

Aylar birleşip yılları oluşturuyor ve aslında her şeyi kendimizi iyi hissettiğimiz anların sayısı, kötü hissettiklerimizden fazla olsun diye yapıyoruz.

Tatil planları yapmak, festivallere gitmek, yeni bir şeyler satın almak, bir kediye bağlanmak, güzel bir yemek yemek, iş çıkışı eve gidip sigara içmek, uzun süredir görüşmediğimiz arkadaşlarımızın gelişine gün saymak, karpuz yemek, dinlenmek, çocuk sevindirmek, sevgiliyle sevişmek, lezzetli bir yemek yapmak, aşırı tıkalı burna otrivine sıkmak, pürüzsüz oje sürmek, güzel bir şarkı dinlemek, saçlarının uzadığını görmek, uykunu almış olarak uyanmak, dövme yaptırmak, sokak köpeği sevmek, mevsimlerin hakkını vermek, ulaşıma para ödememek, kahvaltı yapmak, otrivine'i bırakmak, sarhoş olmak, ballı ıhlamur içmek, sevgiliyi uykusunda öpmek, sabah sımsıkı bağlanmış saçı eve gidince açmak.

-kötüleri saymayalım.

2 yorum:

  1. Yahu içim karardıkça -denyo gibi- açıp bu yazıyı okuyorum bi' süredir. Ellerinize sağlık hep yazın e mi <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa keşke ben de okusaymışım. Güzelmiş cidden ahah hatırlamıyordum bile. Teşekkürlerlerler!

      Sil