26 Kasım 2015 Perşembe

Çok güzel bir şey oldu.

21 Kasım 2015 Cumartesi

Bugün annem "Hafta sonu Ankara'ya gelsene, neredeyse 1 ay oldu." dedi. Nedense şaşırdım. Hatta otomatik olarak "niye geleyim ki durduk yere?" dedim. Sanki Ankara'ya sadece bir işim varsa gidebilirmişim gibi bir illüzyona kapılmışım farkında olmadan. Öylesine de gidebiliyor olduğumu fark edince içimde çiçekler açtı.

19 Kasım 2015 Perşembe

Önemsenmemek ne kötü bir his. Önemsemek de bir o kadar güzel. İlk defa ikisinin birbirini nötrlediğini deneyimledim. Birden içim serinledi. İnanılmaz.






































Bu fotoğrafı 3. sınıfın Mayıs ayında Meltem çekti. Elimde cognitive and social development notları var. Okulum uzayacak mı uzamayacak mı gerginliklerimin arasında çoğunlukla stresli fakat keyifli olduğum günler. Uzun bir süre sadece güzel olan diğer fotoğraflar gibi bir yerlerde durdu. Bugünse en mutlu olduğum günlermiş gibi geliyor. Ne tuhaf. O gece sabahladık. O sınav iyi geçti. Okulum uzamadı. Aradan 1 buçuk yıl geçti. Farklı bir şehirde, kısa saçlarımla, fotoğrafa bakıp pozu verdikten sonra arkamdan gelen Meltem'in elinden telefonu alıp fotoğrafa baktığımı, sonra beraber yukarı doğru yürüdüğümüzü hayal ediyorum. Hava hafif serin, çok çok güzel kokuyor.

-atlatamıyorum.

17 Kasım 2015 Salı

Günlerdir duş almıyorum. Evden dışarı adım atmak istemiyorum. Sonsuza kadar pijamalarım ve sabahlığımla yatmak istiyorum. Haftasonu Ankara'dan bebeklerim geldiler. Çok güzeldi. Pazar gecesi gittiler. Duvarlara bakıp duruyorum. Hayat neler getirecek?

Hayat diyorum.
Neler getirecek.
Umrumda değil.

12 Kasım 2015 Perşembe

Öğrenciyken kafayı rahatlatan birtakım planlar ve ne bileyim mesela yazın gelmesini istemenin sebepleri oluyordu. Şimdi yaz gelse ne, gelmese ne.. Sonsuza kadar Kasım'da kalacakmışız gibi bir umutsuzluk var üzerimde ve asla geçmeyecek gibi.

8 Kasım 2015 Pazar

Merhaba.

Dünyaya yeniden 1 saat daha yaklaştık. Günlerdir hava çok kapalıydı ve ev de çok karanlıktı. Bu sabah tatlı bir güneş var ve hala işsizim. "Şimdi şu an hangi güne dönmek isterdim acaba?" sorusunu kendime her yönelttiğimde cevap hep İzmir'e gittiğim günler oluyor. Nedenini tam bilmiyorum. Geçen akşam Sena'ya bahsettim bundan. Neden? dedi, bir güne dönmek istiyorsun ki? Bugünü yaşasana. Haklıydı. Yani. Bilmediğim çok şey var. Her şey yolunda gibi. Ama vücudumdaki huzur oranı bir daha asla geçmesi gereken eşiğe erişemeyecekmiş gibi geliyor.

-martı sevimli bir şey değil. hatta ürkütücü bir şey.

3 Kasım 2015 Salı

"Kuyuya taş atanın peşinden atlayana bak
Yalanla, hile hurdayla binayı katlayana bak
Ömrümüzün en güzel yıllarına patlayanın
     ne evinde bir ayna var, ne içinde bir yürek
Gençliği haybeye yenmiş yorgun ve yalnız nesil
     birbirini buldukça
     düşmedi
     düşmeyecek!"