29 Mayıs 2015 Cuma

Amygdala yakmak için mükemmel yollar varmış aslında.
ve,
Galiba dün gece 4 saatliğine dünyada sadece beşimiz kalmış ve birbirimize aşık olmuştuk, bütün bunların başka bir açıklaması olamaz.




26 Mayıs 2015 Salı

Merhaba.

76 kantinden sesleniyorum. Bugün büyük bölümünde çok sıcaklandığım için sınav kağıdıyla kendimi yellediğim sondan bir önceki finalimden yine herkeslerden önce çıktığımda, saat akşam 7buçuk filandı, havanın kokusu ve rengi beni inanılmaz mutlu etti. Sonra yemek yiyip çok güldük. 76 çimlerinde yuvarlandık. İstediğim duygusallığa henüz erişemediysem de yaklaşıyormuşum gibi geliyor. Şimdi yalnızım. Meltem odada. Ben psikopatoloji slaytlarına bakıyorum. Sleep disorder. Uykum var biraz. Ama önemli değil. Hayatım için heyecanlanıyorum. Nilsu gideceği için üzülüyorum. Nilsu gidişiyle ilgili somut işler yaptığında -mesela bugün Amerika'daki okulunun ona vereceği bilgisayarı seçti- canım sıkılıyor. Kulaklarımı tıkayıp bağırasım geliyor. Ama onun yerine seçtiği bilgisayarı övüyorum. Belki çantası mavi olurmuş mesela ona göre, ama bence siyah olacak. Sürekli birbirimizle dalga geçiyoruz. Öykü gezi planımızla yeterince ilgilenmiyor. Meltem yatağının altında muz biriktirmiş. Hava çok güzel. Kampüs çok güzel. Özgürlük çok güzel. Mezuniyet çok güzel mi emin değilim, şimdilik fena değil gibi. Neler olacak? Bütün bunların yanında birkaç gün önce aldığım kötü haber geliyor aklıma ve birkaç saniye kalbim sıkışıyor. Sonra yine hayaller, planlar. Yığınla.

Hep evrimin işleri. Hayata bağlanmak için sebep üretmeden duramıyor.

24 Mayıs 2015 Pazar

Akşam Görkem'den gelen snap ve az önce Osman'la konuşmak İstanbul'a taşınmak konusunda beni daha da heyecanlandırdı. Düşünsenize istediğim zaman onlarla takılabileceğim! İnanılmaz bir lüks!

23 Mayıs 2015 Cumartesi

When you realize that you’ll never be this young again but this is the first time you’ve ever been this old. When you can’t remember how you got from sixteen to here and all the same feel like sixteen is just as much of a stranger to you now. The song is over. The coffee’s done. You’re going to breathe in and out. You’re going to be fine in about five minutes.

21 Mayıs 2015 Perşembe

Mesela tanıdığın ama pek samimi olmadığın biriyle ilgili sana "neyse ki yakın arkadaşım değil neyse ki"  dedirtecek bir haber geliyor. Ama birilerinin yakın arkadaşı. Bunu düşünmüyorsun o an. Birilerinin kızı, sevgilisi bir şeyleri. Hergün hayatla ilgili binlerce plan yapıp hayal kurup, baharın kokusunu içime çekip, mezuniyete geri sayıyorum ya ben, eminim o da öyle yapıyordu. Beni ondan farklı kılan hiçbir şey yok. Belki haftasonu Seğmenlere gitme planı vardı mesela, belki 2 hafta önce mayfest'te sarhoş olup çok eğlenceli anılar biriktirdi ve hala onlara gülüyordu.Yani, bunlar hep. Bilmiyorum.

Çok üzgünüm.

Ölümün ara ara kendini hatırlatması, çok yakınlarımdan geçip "ben burdayım" demesi, kendimi bok gibi hissettiriyor. Ve biliyorum ki, 3 gün içinde yine ölüm gerçeğini unutup hayatın saçma koşturmacasına kapılacağım. Ta ki beni bulana dek. Ya da daha kötüsü, çok yakınımda birini.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Hayatımın çok güzel gitmesi
ve
bir felaket kurgulamanın farz olması.

15 Mayıs 2015 Cuma

Merhaba.

3 senedir 13 Mayıslarla ilgili en sevdiğim şey, akşam üzeri birileri tarafından "hadi azcık çimlerde takılalım" denilip mayfest alanına götürülmem, oradaki çam ağaçlarının aralarında belli belirsiz bazı kıpırtılar görmem, kikirdemeler duymam, görüş alanım genişleyince masada benim için hazırlanmış bir sürpriz partiyle karşılaşmam. Arkadaşlarımı o kadar çok seviyorum ki. Şimdi burda ne kadar sevdiğimi anlatacak değilim tabii.









Bugün tezimizin poster sunumu vardı. Üst dönemlerinkine iki kere gitmiştim. Biri Duygu içindi. Diğeri geçen sene hazır bütün hocalar aynı yerdeyken gideyim de not dileneyim diyeydi. Şimdi kendi posterim için aynı organizasyonda bulundum. Akademik işlere 15 dakikadan fazla katlanamadığıma tekrar kanaat getirdim. Bir ara akademik bıdılardan mı yoksa ayağımdaki topuklulardan dolayı mı acı çekiyorum diye düşündüm. İkisi birbirine karışmıştı sanırım. Neyse. Sonuç olarak, bugün derslerin son günüydü. Üniversite hayatımın son dersine dün girmişim, hiç farkında değildim. Oysaki böyle gereksiz şeylere anlam yükleyip göz doldurmak tam bana göredir. Beklediğimden çok daha az hisliyim bu durumla ilgili. Bakalım neler olacaktı.

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Annemin, ablamın evlendikleri yaştayım an itibariyle. 24, şimdiye kadarki en eğlendiğim ve en güldüğüm ve en kendim gibi hissettiğim yaş sanırım. Biten yaş söylenir, ve evlenmiş değilim. Çekirdek ailemin kadınlarında bir numarayım, bence.

Kendime sütburger ısmarladım. Hala bitirmem gereken adobe illustrator işleri var. Uykum geldi. Geçen sene bu saatlerde çok ağlamıştım.

Bu kadar.

10 Mayıs 2015 Pazar

Ve son şenliğimiz de bitmiş bulunuyor. Yağdanlığın içinde yağ görüp "bunun içine niye yağ koymuşlar lan?" diyecek kıvama geldik yine çok şükür. Perşembe günü Radyo Bilkent partisinden sonra yerde otururken "burayı kim temizlicek ya.." diye kara kara düşünüp yavaş yavaş çöp toplamaya başladık. Sonra önünü alamadık, baktık baya bütün alanı temizliyoruz. Bizi gören birkaç kişi daha katıldı. Temizlikçi amcalar şoka girdi. Güvenlik alanı boşalttırdı, bize izin verdi. Normalde amcaların dediğine göre sabah 4'e kadar sürüyormuş. Hep beraber 1 gibi bitirdik. Çok mutlu bi yorgunluktu sonrası. Hala bacaklarım ağrıyor ama olsun. Sonra mezuniyete 15 gün kala yurda kaçak girdiğim fark edildi ve gecenin 2'sinde ortalıkta kalakaldım. Ama 10 dakika filan kalakaldım. Çünkü manyak mıyım, kalktım Melih'e gittim. Sabah beraber kahvaltı yaptık, sonra ben eve geldim. Dün de şenliğin son günüydü. Alana şarap şişesiyle girmeyi denedim, yani almazlarsa çıkarız tekrar gireriz nedir yaeeni dedim, meğer işler öyle işlemiyormuş. Güvenlikçiler şişemi aldılar. Adam çok tatlıydı ama. Ya mezun olcam ben alllaağsen görmezden geliver filan dedim, mezun olcaksan bu ne amatörlük? dedi ajsdk. Sonra şişeyi pazartesi teslim alabileceğimi söyledi. Pazartesi napıyım şarabı dediğimde de "içersin?" dedi. Gamsızlıkta bir numara. Dün bi de planım eve erken dönüp kalkıp ALES'e gitmekti. Ama zaten öylesine gireceğim, aklımda da hep "öeef kim gircek şimdi yaa" var. Tabii ki birilerinin gazına gelip eve gitmedim. Hatta hortumdan bira filan içtim niyeyse. Neyse yani. Çok güzel anılar yaptık gene sonuç olarak.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

28 Mayıs son final. Sonra ben mezun. Galiba. Bu konuda asla net konuşamayacağım sanırım. Mezun olduktan sonra bile tereddüt edebilirim. Bazen ağlamalar geliyor bana. Gerginim, huzursuzum, mutluyum, mutsuzum, fazla rahatım. Neler neler. Üf ne biçim, bi görün.

Az önce Hızır bey'e 2015-2016 yılı dileklerimi bildirdiğim mektubumu yolladım. Umarım iletilmiştir. Geçen seneki kadar olmasa da yine birtakım naif dileklerde bulundum. Bir senede ne kadar değişiyor insan.

-Hisler. Şapkalar ve arabalar.

1 Mayıs 2015 Cuma

Küçük hayalim: Resmi tatilli günlerde ailemin yanına geleyim. Herkes beni çok özlemiş olsun. Kahvaltı sofrasında uzun uzun oturulsun ve herkes beni çok özlemiş olsun.