26 Aralık 2015 Cumartesi

Merhaba.

Geçen hafta birden şuursuz gibi Ankara'ya gittim. Neden gittiğimi asla tam olarak açıklayamadım. Hala açıklayamıyorum. Bir an heyecanlandım. İyi ki de gitmişim. Ayrıca kendi şehrime neden gittiğime dair hesap verecek değilim. Keşke bana neden geldiğimi sorduğunda da ona aynen böyle söyleseydim. Sana ne kardeşim, şehir benim değil mi? Tabii ki de seni görmeye gelmedim. Hayret bir şey. İyi ki de gitmişim. Yine olsa yine giderim. Tek sorun, çok sık gittiğim için insanların beni özlemiyor oluşları. 2 Hafta sonra tekrar gideceğim, ondan sonra baya bi süre gitmeyeyim bakalım nasıl olacak.

Bir önceki akşam Etiler'den 58N yerine yanlışlıkla 59N'ye bindim ve eve ALLAH BU ŞEHRİ YAKSIN diye haykırarak 3buçuk saatte geldim. Ertesi gün de Ankara'da iş başvurdum. Aslına bakarsanız çok daha başka plan ve isteklerim var önümüzdeki aylarla ilgili. Yine de hayat neler gösterecek bilemiyoruz. İhtimaller zincirim başlıklı bir plan çizelgesi hazırladım. İçinden çıkılamıyor.

-Eğer kafamdan öpüyorsanız beni bırakamazsınız beyefendi. Bunu da aklınızın bir köşesine sokun.

1 yorum: