12 Temmuz 2015 Pazar

Ani kararlar almaya, dürtüsel davranmaya, her zaman yaptığım şeyler olmalarına rağmen hep karşıyım. Yani başkalarına öğüt vermem gerektiğinde böyle şeylerle ilgili, APTALLIK ETME, derim mesela. İş bana geldiğinde hiç de öyle olmaz. Asla kendimi kontrol etmiyorum. Hiçbir zaman etmedim. Kendimi kontrol etmiş gibi göründüysem, aslında canım istemediğindendir. Sonra bu hisleri bir de sosyal psikolojiyle destekleyince, üf. Ne diyordu? İnsanlar yaptıkları şeylerden dolayı pişman olduklarında, yapmadıkları şeylerden dolayı pişman olduklarından daha az mı üzülüyordu? Öyle bir şeyler. Ki ben, yaşamaktaki amacı sadece "iyi hissetmek" olan bir insanım. Ne kadar çok iyi hissedersem, eğlenirsem, gülersem o kadar karlıyım. Benim dini inancım böyle bir şey olabilir. Beni cennete yaklaştıran şey, dünyadaki iyi hissetme oranım olacak. Sadece mutluluk ve eğlenmek değil. Huzur, daha çok, ama o da değil. Sonuçlarını bile bile canımın istediğini yapmak mesela. Bunun verdiği haz. Bu iyi bir his. Arkamda hiçbir "what if" bırakmadığımı bilmek.






1 yorum:

  1. Sonuçlarının kötü olacağını bile bile yine de yapmanın genç hissetmeye katkısı büyük. Otuzunu devirmiş bir bacın olarak ben daha ölmedim hissine her ihtiyacım olduğunda self sabotage yanımda;)

    YanıtlaSil