26 Mayıs 2015 Salı

Merhaba.

76 kantinden sesleniyorum. Bugün büyük bölümünde çok sıcaklandığım için sınav kağıdıyla kendimi yellediğim sondan bir önceki finalimden yine herkeslerden önce çıktığımda, saat akşam 7buçuk filandı, havanın kokusu ve rengi beni inanılmaz mutlu etti. Sonra yemek yiyip çok güldük. 76 çimlerinde yuvarlandık. İstediğim duygusallığa henüz erişemediysem de yaklaşıyormuşum gibi geliyor. Şimdi yalnızım. Meltem odada. Ben psikopatoloji slaytlarına bakıyorum. Sleep disorder. Uykum var biraz. Ama önemli değil. Hayatım için heyecanlanıyorum. Nilsu gideceği için üzülüyorum. Nilsu gidişiyle ilgili somut işler yaptığında -mesela bugün Amerika'daki okulunun ona vereceği bilgisayarı seçti- canım sıkılıyor. Kulaklarımı tıkayıp bağırasım geliyor. Ama onun yerine seçtiği bilgisayarı övüyorum. Belki çantası mavi olurmuş mesela ona göre, ama bence siyah olacak. Sürekli birbirimizle dalga geçiyoruz. Öykü gezi planımızla yeterince ilgilenmiyor. Meltem yatağının altında muz biriktirmiş. Hava çok güzel. Kampüs çok güzel. Özgürlük çok güzel. Mezuniyet çok güzel mi emin değilim, şimdilik fena değil gibi. Neler olacak? Bütün bunların yanında birkaç gün önce aldığım kötü haber geliyor aklıma ve birkaç saniye kalbim sıkışıyor. Sonra yine hayaller, planlar. Yığınla.

Hep evrimin işleri. Hayata bağlanmak için sebep üretmeden duramıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder