26 Ocak 2014 Pazar

İştahların kapalı, uykuların yetmediği birtakım günler.

23 Ocak 2014 Perşembe

Bugün hiç yemek yiyesim gelmiyor. Yemek yiyesimin geldiği tek seferde de önüme dereotu bulandırılmış sos geliyor. Sıcak şarap soğuyor. Her şey üst üste geliyor.

diye düşünürken tam,

Çukurambar dolmuşunun son bir kişiyi, yani beni bekliyor oluşu.

bu yazıda çok fazla y ve ş harfi var, yavşak gibi, ama değil.

15 Ocak 2014 Çarşamba

Şimdi de en büyük korkum, en büyük korkum başıma geldi, demek korkusu. 
Böyle böyle gidecek. Beni yutup, sindirene kadar. 

14 Ocak 2014 Salı

Sabah kahvaltıya 4 aylık hamile kuzenim ve annesi geldi. 2 buçuk saat boyunca hamilelikten, mucizelerden, bebeklerden, ultrasondan, tıbbın gelişiminden ve mide bulantısından konuştuk. Üzerine göbek kısmında temsili bebek resmi olan bir şey giymişti ve onu kocasına benzetiyordu. Aslında çok şeker. Yani.

Bütün gün sadece film izleyip kitap okuyorum, dönüşümlü olarak. Yememi içmemi ihmal etmeden. 3 hafta sonra yeniden okul açılacak ve yeniden bi pijamasızlık, bi huzursuzluk başlayacak. Keşke pijamalı devrim olsa. Pijamadan aldığım tadı başka hiçbir şeyden almadım.

-belki bilardo. 

12 Ocak 2014 Pazar

Merhaba;
Dün itibariyle tatile girmiş bulunuyorum.

Bu dönemle ilgili söyleceklerim şunlar;

İyi ki o dandirik lab dersi varmış ve iyi ki lab grubunda kendimi takas ettirmişim. Yoksa birinci sınıftan beri beraber olduğum ama yakın olmadığım insanlarla yakın olmamaya devam edecektim.



















Gülmekten ağrılar girmesine çok müsait bir karnım var ve bu bebeklerle bol bol gülüyorum.

5 Ocak 2014 Pazar

Merhaba.

Bir tane kayıp ilkokul kankam var. Onun babası arada okula gelir öğretmen gelmeden önce tahtaya ders: konu: filan yazıp komiklikler şakalar yapardı. Eğlenceli bir beydi. Biz de "babaya bak la" diye izlerdik. Sonra altıncı sınıftayken zorla Almanca dersi verdiler bize. Hoca da Almanca bilen bir müzik hocası. Yani TRT korosunda filan takılıyordu. Belki de şarkı söyleyen bir Almanca hocasıydı. Gerçekten şu an bilemiyorum. Uyuz tiki bi kadındı. Neyse işte. Almanca'dan 2 aldıydık biz kankamla. Üzüldük filan baya. Çünkü altıncı sınıfta iki mi alınır yani? Alınmaz. İşte aldık biz. Bunun babası da yine okula gelmişti o gün. Benim üzülmemin nedeni tabii aileme nasıl söyleyeceğim, aman da nasıl olacak filan. Kankam babasını görür görmez "baba yaae biz 2 aldık Almanca'dan ::(((((((" dedi. Benim aklım çıktı NASIL BU SHEQİL SÖYLERSİN.......... diye. Çünkü ben önce günlerce sürecek olan bir plan yapıp veli toplantısına 1 kala filan açıklamayı düşünmüştüm. Neyse. Babası da güldü, dedi ki;  "0 veya 1 de alabilirdiniz sonuçta, ama almadınız ;)))."

 Vay amk vay amk diye şok olduydum.

 Bu da böyle bir anımdır.
Midem
bulanıyo.

3 Ocak 2014 Cuma

Birileri hocaya mail atmış konulardan anlamadıkları yerlerle ilgili. Hoca da onların cevaplarını herkese atmış belki başkaları da vardır filan diye. O soruların benim çalıştığım yerlerle ALAKALARININ OLMAMASI gibi ufak bir sorunum var ama üstesinden gelebileceğime inanıyorum....... Valla çok darlandım şu an psikolojikman. Psikolojikman ney ya.

10 saat sonra edit'i: Hee anladım.

1 Ocak 2014 Çarşamba

Yeni yıldan herkeslere merhabalar olsun.

Dün sabah okula gidecekken birden "neden okula gidiyorum ki ya?" diyip gitmekten vazgeçtim. Sonra yılbaşı ışıkları aldım. Sonra Öykü geldi, onunla votka ve bir sürü mısır cips filan aldık. Sonra Cem Yılmaz izleyip her küfrettiğinde shot yapma oyunu oynadık. Sonra Öykü evde bulunan ne olduklarından emin olmadığımız iki içki, votka, asidi kaçmış eski bir sprite ve kolayla koktely yaptı. Saat 8'de sarhoştuk. Berk'in ev arkadaşı Maykıl da geldi ve hazır sarhoşken pıtır pıtır İngilizce konuştuk. Yani diğerlerini bilemiyorum da ben normalde pek konuşamıyom. Sonra 9 servisiyle Melihlere gittik. Orda tatlış bir yeni yıl partisi vardı. Sessiz sinema ve tombala oynamalı. Ve sandviçli. Yeni yıla reggie eşliğinde dans edip sandviç yerken girdim. Ve tombalada sadece 1. çinko yapabildim. Oradan da geçen seneki eve gittik. Değişen hiçbir şey yoktu. Sadece bu sefer insanlar birbirlerini boardmarker'la boyamışlardı. Yine içkiler beleşti ve bu sefer "içkinizi yanınızda getirin" şeysini bozanlar biz değildik. Öykücüğüm yine kokteyl yaptı iki arada bi derede plastik bardaklarla. Ve hayır. Kırmızı plastik bardak hayalim gerçekleşmedi. Ya sen o kadar amerikan pastası sıtayla parti organize et evinde ama kırmızı plastik bardak alma. Olacak iş değil.

Sonra eve döndük. Eve dönerken Maykıl bu sefer de taksiciyi kitleyip bizleri utandırdı...... Sonra da sabah 4'te sabah 4'te yenmek için hiç de uygun olmayan şeyler yiyip yattık. Bu sırada uyumadan önce Öykü "e ben artık kalkıyım mademse" filan diyip error verdirtti bize. Ya bence çokkomik asdjfg

























Öğlen hayvan gibi kahvaltı yaptıktan sonra evlere dağıldık. Eve gidip uyuma hayalleri kuruyordum ve uyudum da ama aslında uyumamışım gibi. Yani uyuyorum uyuyorum, uyumamışım gibi geliyor. Yani şöyle, kafamın üstünde sims'teki gibi yeşil barlardan varmış ve bozulmuş ve uyku barım hiç dolmuyormuş. Neyse en azından bu sene geçen seneki gibi finallerim 2'sinde değil 4'ünde başlıyor. Bugün ders çalışmak zorunda olduğumu düşünsenize. Valla ölem daha iyi. Şakaşaka değil.
























Neyse işte, demem o ki, yeni yılınız çok kutlu pek mutlu olsun.