14 Aralık 2014 Pazar

Dün Meltem'in doğum günüydü. Kendisinin iyi ki doğmuş olduğundan bahsetmek istiyorum biraz. Sanırım üniversite hayatımla ilgili en büyük pişmanlığım, 5 senelik okulun neredeyse ilk 3 senesini onsuz geçirmiş olmam. Büyük kayıp ve koca bir boşluk. Herkese bir Meltem lazım. İnanılmaz biri.


























Bugün çok güzel bir pazar. Geceyi hep beraber geçirip sabah inanılmaz güzel ve bir o kadar ucuz bir kahvaltı yaptık. Kendimi en huzurlu hissettiğim anlar hep sevdiklerimle olan kahvaltı sofralarına denk geliyor. Kahvaltının mutlulukla olan ilgisine hepimiz tamamız da, huzurla ilgisinden söz eden şair var mı? Şairleri hiç ama hiç ama hiç anlamıyorum.

Uzun zamandır "geçen sene bugün.." ile başlayan bir cümle kurmamıştım. Dün gece Öykü'nün arabasında Garaj 55'e giderken fark ettim, 365 gün önce yine aynı arabayla ve aynı oturma düzeniyle aynı yere gidiyorduk, ama dün solum boştu. Hayatımıza giren insanların sonsuza kadar orada olacaklarına çok normal ve olası bir şeymiş gibi inanıp, öyle olmadığında yine her şey çok normalmiş gibi duruma adapte olabilmemiz ne garip. Yolda yürürken ayağın takılıp düşeyazınca bozuntuya vermeden yoluna devam etmen gibi. Bir iki sağa sola bakıp etrafı yoklarsın, yürür gidersin.

-Çünkü başka n'apıcan?

8 yorum:

  1. Sol yanın boş olsaydı sol yanının boş olduğunu soyleyemezdin. Ona gitsene. Düşücekseniz de birlikte düşün kardeşim. Gülüşünü özlüyosan mesela, hiçbi bahane sol yanını inkar etmek için bahane sayılmaz. Bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arabanın sol koltuğunu kalple bağladığın için çok tatlısın ama ben o kadar sanatlı edebiyat parçalayamıyorum.

      Sil
  2. ama sonuç olarak sen de özlüyorsun

    YanıtlaSil
  3. gittiğiniz yer nası, güzel bir ortam mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garaj 55'i soruyorsan baya güzel bi yer ama biraz pahalı ve yaş ortalaması biraz yüksek.

      Sil
  4. Nasıl tatlı bişiysin ya

    YanıtlaSil