9 Kasım 2014 Pazar

Yurda çıkmış olmamın bir diğer güzel yanı, hafta içi çok sigara içip haftasonu ciğerlerimi dinlendirme fırsatı buluyor olmam. Fakat şu an sigarasızlıktan baya rahatsızım. Seneye eve çıkarsam, odamda çalışma masası bulundurmayacağım. Odam uyumak ve kitap okumak için kullanılacak. Salonda masa olabilir. İş güç olursa orda hallederiz. Sena'yla dün, beraber yaşadığımızda vereceğimiz partiye kimleri davet edeceğimizi konuştuk. Sonra damacana kılıfı almamız gerektiğini. Bence bu önemli bir ayrıntı. Bizim evde yok mesela. Bir evi ev yapan nadir şeylerden biri damacana kılıfıdır diye düşünüyorum. Bir de sehpada duran bir anlık olacak. Eve gelen giden o deftere yazıp çiziktirecek. Söz uçar yazı kalır çünkü. Düşün mesela, illegal ürünler tüketirken yakınlarda bir defter olması ne kadar önemli. Sonra açar okuruz. Belki hayatımıza ilham katacak şeyler bırakır misafirler. Fikir çalmak değil de, oturup düşündürtmek gibi yani. Al yine heyecanlandım boş yere. Ocak'ta Paris'e gitsem nasıl olur? Efsane olur. Friends'i tekrar bitirdim. Joey'e çok üzülüyorum. Diğer hepsinin hayatları değişti, renklendi. Joey aynı. Sonra Merve dedi ki Joey diye bi dizi var, Joey'nin Friends'ten sonrası anlatılıyor. Los Angeles'a taşınıyormuş meğer Joey. Biraz rahatladım. Her şey ve herkes değişirken öylece bakakalmak dünyanın en korkunç şeyi. 1 yıldır buna şahit oluyorum, insanı yıpratıyor.

-Mutluyken yazılamıyorsa içimizde mutlu insanlar mı var yoksa? Vay canına be. Ne mutlu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder