2 Kasım 2014 Pazar

Dün gece o kadar saçmaydı ki bu saçmalığı Passage'a gidip dans ederek taçlandırdık. Bundan sonra birbiriyle normalde pek alakası olmayan iki grupla dışarı çıkmayacağım. Bestekar'daki mendilci çocuklardan biri kafama vurup "kırmızı şapgalıığ" dedi. Sonra aklıma Yenimahalle'den Cafer geldi. Sokakta elinde saksısı tek başına duran bir Mathilda gördük. Halloween nedeniyle tabii. Leon nerde dedik, Leon eve gitti dedi. Biraz dolaşacağım dedi. Onu tanıyoruz aslında. Çıkmadan önce kostümlü fotoğraflarını paylaşmıştı ama onu sokakta Leon'suz göreceğimi düşünmemiştim. Biraz canım sıkıldı bu duruma. Galiba kafası da güzeldi biraz. Mutsuz bir şeyler daha söyledi. Sonra gitti. Bir sürü şey içtim ve hiç sarhoş olamadım, çokça şiştim ve işedim. Mutlu sayılmazdım. Üşüdüm ve yoruldum ve yine bir sürü sigara içtim. Melihlerde her zamanki gibi su yoktu ve yatağın yanına alacağım suyu çeşmeden doldurdum. Melih bazen içtiğini ve bi şey olmadığını söyledi. İyi dedim ben de. Uyudum. Tahmin ettiğimden çok uyudum. Momo kendini bana etrafta kimse yokken sevdiriyor. Bu bana bir şeyi anımsattı, azcık keyfim kaçtı. Balkonda bi sigara içip herkes uyurken çıktım. Yolda Osman'ı ne kadar özlediğimi düşündüm.

-İstanbul'a taşınmaya karar verdim.
 galiba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder