18 Kasım 2014 Salı

14 saat boyunca aynı koltukta oturdum. O koltukta kendime küçük bi dünya kurdum. Güneş battı, renkler ve ışıklar değişti. Etrafımdaki oturma düzeni, sohbetler. Karınlar doydu, acıktı, tekrar doydu. Çok gülündü çok susuldu. Ev sanki okulun, herhangi bir sorumluluğun ya da paranın asla varolmadığı bir paralel evrene dönüştü. Sadece ben, bir kedi ve birkaç güzel adamın yaşadığı ve çok güzel müziklerin çaldığı bir gezegen mesela. Kafam yumuşacıkken yanıma uzanan kediyi elimin tersiyle tüylerinin sadece uçlarına dokunarak sevdim. Kediyle bir oldum. Kedi gibi karardım. Aynı koltukta uyuya kaldım, bana uzatılanla uyandım. Tekrar uyudum. Uyandım. Tekrar uyumadan önce Çavdar Tarlasında Çocuklar okudum. Sonu selamet. 

Bu paralel evrenden çıkmam ertesi sabaha tekabül eder. Uyanıp yine aynı koltuğa oturduğumda hiçbir şey aynı değildi.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder