20 Ekim 2014 Pazartesi

Bunları dün yazmış idim o yüzden gün kavramımız şeyolmasın. 

Tez işlerine girişmem lazım artık yoksa hoş şeyler olmayacak ama kendimi o kadar yorgun ve bitkin hissediyorum ki az önce "bugün güzeeelce uyuyup yarın güzel bir kahvaltıdan sonra oturur başlarım" diyerek avuttum. Hayatımda bir kere olsun şu procrastination yüklü avutmalar gerçek olsun, bir kere ya. Neyse be üf. Dün gece Melihlerdeydik. İkili ilişkilerde herkesin kendine göre haklı olduğunu kanıtlamaya çalışırken Melih ve Altay'ın O ZAMAN IŞİD DE HAKLI :S:s.s önermelerine "ikili ilişki dedik :(" argümanını sunmam pek bir şeyi değiştirmedi çünkü Melih'in sesi çok güzel o yüzden o kazanmış gibi oldu ama NO. Aslında tartışma çok daha uzun ve çetrefilliydi ve bu kadar sığ değildi ama şimdi oturup yazmaya o kadar üşendim ki bunu da tez avutmama yamayıp kurtulabilirim.

Birini karşınıza alıp konuştuğunuzda ve onun izin verdiği ölçüde kendisine ulaşabildiğinizi fark ettiğinizde yaşanan aydınlanma insana iyi hissettiriyor. Dikkatli konuşmak ve doğru kelimeleri seçmek çok zor ve bana kalırsa yine ve yine tam olarak çözümleyemedik ama en azından uzaklardaki ışıkların neden yanıp yanıp sönüyormuş gibi göründükleri konusunda anlaştık. Ki bu önemli bir bilgi. ve muhtemelen yanlış bir bilgi.  




AYSEL...Şaka şaka. Şarkı.
  ne izlediklerini bilene sürpriz ödüller.





















 Bu evde yaşayanlar, sigarayı azaltmak için sadece balkonda sigara içilmesine karar verdiler. Bazı rivayetlere göre bir süre balkonda yaşanmış, sonra donacak gibi olduklarında içeri girmeyi akıl etmişler. İşte yaşam savaşı, işte evrim.


1 yorum:

  1. ya uzaklardaki ışıklar neden yanıp yanıp sönüyormuş?

    YanıtlaSil