3 Ağustos 2014 Pazar

Merhaba çocuklar.

Dün ailesinin evde olmayışını fırsat bilerek Reyyanlara gittim. Köpüklü parti yapacaktık ama üşendik. Krep yapıp gıybet edip Silver Linings Playbook izledik. Çok güzelmiş. İzleyiverirsiniz bir ara. Bazen blogundan para kazananları düşünüyorum. Sonra kendi blogumu. Film tavsiye etme şeklime bak. Böyle para mı kazanılır be? Neyse para konusuna girmeyelim yine. 

Bugün de akşam sinemaya gittik. Wish I Was Here. Garden State'in devamı gibiymiş mental olarak sanırım, ama değil de gibi. O da güzeldi. Hadi onu da izleyiverin. Zaten ikisi de aynı beyin filmi. Soundtrack'leri de çok şekerdi. Filmde çalan Bob Dylan, filmden önce yemek yediğimiz yerde gördüğüm Jukebox ile mükemmel bir kombin oluşturdu. Alakasız yerlerde ızdırap çekmek, ızdırabı ikiye katlar demiş Emrah Serbes. Fakat havadar yerleri düşünmemiş. Havadar yerlerde ızdırap çekmek ızdırabı ikiye bölüyor. Her şey, rahat nefes alabilmekle alakalı. Sonrasında fil kendiliğinden hafifliyor. 

Geriye kalan günlerimi minimum üzülüp tatil için heyecanlanmak şeklinde geçirmeye niyetlendim. Haftalar önce bahsettiğim staj işi olumsuz sonuçlanırsa hiçbir şey olmamış gibi yaparız demiştim. Stajın sonucuyla ilgili %50 ihtimal var sanıyordum. Hiç sonuçlanmama ihtimalini düşünmemiştim. Buna kafa yormak için yeterince enerjik hissetmiyorum. Paşa gönlüm de pek istemiyor ne yalan söyleyeyim. Gelecek kaygıları ve idealistlikleri bir süre daha erteleyeceğim sanırım. Yaşamam gereken başka şeyler birikti. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder