14 Ağustos 2014 Perşembe

Daha dünyevi dertler edineyim diye arandım durdum ve hava sıcaklığını aşırı önemsemek ile tekrar kuaföre gidip saçlarımı tekrar bozdurup NEDEN KESTİRDİM Kİ SANKİ diye pişman olmak dertlerini buldum. Bunlarla bir süre idare edeceğim. Yani hava serinleyip saçlarım azcık uzayana kadar. Bu da Eylül'e tekabül ediyor. Baya iyi plan. Evrenle yaptığım pazarlıklar, karmaya meydan okumalar, neler neler. Tam bir serseriyim.

Yarın gece Öykü'yle yola çıkıyoruz. Babamın beni karşısına alıp yaptığı konuşmanın yazmaya değer tek cümlesi "Sigara, alkol ve bonzai içmek yok." cümlesi. Geri kalanında karşılık olarak "aynenaynen" derken bu cümleye sadece gülmemi engellemeye çalışmak tepkisini verdim. Ayrıca günlerdir saçma sapan şeylere para harcıyorum ama Fish eye için 2 makara almayı unutup durdum. Hoş değil. En son iki sene önce Kilyos'ta denize girdim. Saat sabahın 3'üydü ve Görkem suratımıza kum fırlatıyordu. O yüzden bu tatili hak ettim bence.

Oralarda yazamam ya da çok az yazarım muhtemelen. Çeşme'den İstanbul'a, İstanbul'dan Bursa'ya gideceğim. En sevdiğim insanların neredeyse hepsiyle vakit geçirip hazdan deliririm belki. Ya da muhtemelen bu sondu diye düşünüp üzülmekten deliririm. Bazıları hiç delirmez. Ne korkunç hayat sürüyorlardır, Allah bilir.

Hayatımın bundan sonraki kısmı beni endişelendirmeye başladı. Her şey değişmeye başlıyor. Henüz bana çok vurmadı ama çevremde başlayan bu değişimler dalga dalga geliyor, biliyorum. Başa çıkmakta en zorlandığım ve rahatsızlık duyduğum şey keyif aldığım, bana huzur veren bir şeylerin değişmesi. Bu benden uzakta yaşayan ve sadece beraber olduklarını bilmenin bile beni mutlu ettiği bir çiftin ayrılması olabilir. Bir dostun uzaklara gitmesi olabilir. Birilerinin benim çok sevdiğim evden taşınmaları olabilir. Bu değişiklikler direkt benimle ilgili olduğunda delirecek gibi oluyorum. Dalga dalga gelen gelecek kaygılı değişiklikler de beni bulunca ne yapacağım? İçim çok sıkılıyor bunları düşündükçe. Hayat ne salak. Yaşayıp yaşayıp "işte şimdiye kadarki en iyi zamanlarım bunlar!" dediğimiz bir zaman dilimi belirlesek. Ve geri kalan kısımda orda kalsak. Böyle bir paralel evren varsa ordaki Bilge'yi ölümüne kıskanıyorum. Orospu! Hasiktir şu an ağlamaya başladım amınakoyayım. Sinirlerim baya bozuk çocuklar. İstemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Kimse gitmesin, kimse değişmesin, evler aynı kalsın, duygular, sokaklar, saçlar, arabalar.

2 yorum:

  1. Hayatinin en iyi zamanlari bunlar! Zamani falan durdurmaya calisma ama sakın ha. Oyle olmaz cunku. Guldugun, gulecegin; agladigin, aglayacagin zamanlari oralarda iyi degerlendir bak! Iyi yolculuklar kardes.

    YanıtlaSil
  2. e artık gel de yaz!

    YanıtlaSil