25 Temmuz 2014 Cuma

Sanırım 7 saattir filan harddisk'imi bilgisayarıma uyarlamaya çalışıyorum ama hala beceremedim. Serhat'ın dediğine göre crack yapmalıymışım. Küçükken de oyun alırdım, crack yapılması gerekiyorsa yükleyemezdim. Bi şeyleri alıp bi yerlere sürüklüyodun filan ama, işte. Hayal meyal... Google it amk! dediğinizi duyar gibiyim. Elbette her yolu denedim ama no. Telefonumdaki fotoğrafları harddiskime atamıyorum yani. Telefonum aşırı yavaşladı. Zaten sıcak. Of. Teknoloji gecemizde bunlar yaşandı.

Yurda başvurdum NİHAYET. Umarım doğru düzgün bir oda çıkar da yine mutlu mesut yaşarım. İlk denememde önce doğu kampüsten bir yurt çıkmıştı gidip onu düzeltmekle uğraşmıştım. Şakaşaka. Mail atmıştım, sonra okula gitmiştim. Yurtlar müdürlüğündeki görevli kişi "mail attık size, kontrol etmediniz mi..." demişti. Etmemiştim henüz. Meğer hemen merkeze almışlar. Neyse, doğu kampüste mahsur kalan insanlarla ilgili hikayeleri de biliyorum neticede. Belki son sınıfım diye önceliğim olur. Ay bi de giriş kat filan olsa tadından yenmez ya. Whatever. Sonra ilk yurda başvurduğum zamanlardaki yazılarıma baktım. 2 sene önce bu zamanlar. O ne naiflikmiş ya. Nasıl tatlı bir heyecan. Nerede o hisler? Günden güne çürüyorum sanki.

Sürekli tatil planı yapıp duruyoruz. Merve'nin yanına Paris'e gitmek. Merve'yle Budapeşte'de buluşmak. Bozcaada'ya gitmek. Bursa'ya gitmek. Kolumu kaldıracak halim yok. Hiçbiri değil de, bir ev olsa mesela, herkes toplansa orada. Yetmez mi ki? Bana yeter.  Bir araya gelemiyoruz ki. Özlediğim bir sürü şey var. Her şeyin değişmesi canımı çok sıkıyor. Okullar bitiyor, şehirler ülkeler değişiyor. İnsanlar değişiyor. Bütün bu değişimin içinde yere oturup, kafamı dizlerimin arasına koyup midem bulanmasın diye kımıldamamaya çalışıyorum. Bir kımıldasam mideler dolusu kusacağım sanki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder