6 Temmuz 2014 Pazar

Ani bir dürtüyle uzun zamandır elleşmediğim hard diskimi aldım ve kurcalamaya başladım. Klasörler dolusu fotoğraf, çocuklar. Yani dijital ortamda olmasalardı bu, raflar dolusu klasör demekti. Anlatabiliyor muyum? Saçma sapan bir hafızaya sahip olduğum için de her fotoğrafın çekildiği günle ilgili ayrıntıları biliyorum. Hepsini ama. Elimden bir tane bile kaçamaz. Sonuç olarak harddisk içindeki bu küçük dünya yine beni ortadan ikiye böldü. Hayır ya ne bölmesi, baya bildiğin YARDI. En son lise sonun yazında tercih döneminde böyle hissetmiştim. Yani bir gün bir önceki günle alakası olmayan hisler, ertesi gün de bir öncekiyle alakası olmayan hisler. Günler böyle geçip gitmişti. Sonunda verdiğim karardan uzun süre pişmanlık duyduktan sonra, yeniden normal ve keyfi yerinde bir insan olarak hayatımı sürdürmüştüm. Şimdi hala "acaba"sını düşünürüm ama thank god there are parallel universes. Eski güzel günleri anıp anaç bir şekilde "ah ne güzel günlerdi, ama bitti, ama olsun." diyecek kadar olgun değilim. 23 yaşımdayım ve tecrübe etmekten hiç keyif almadığım şeyler hissediyorum ve bu konuda anaç veya naif olmak gibi bir derdim yok. Şöylesi daha çok işime geliyor:

NEDEN AMINAKOYAYIM NEDEN BU SİKTİĞİMİN DÜNYASINDA İŞLER KÜÇÜK BEYNİMDE KURGULADIĞIM GİBİ GİTMİYOR NEDEEEEEN!

Neyse ki bu tür serzenişlerde tipten kurtarıyorum. Minyon olmak lise ikide yediğim dayakta işe yaramadı belki ama böyle höykürmeleri biraz daha kabul edilir kılmada işe yarıyordur herhalde, diye düşünüyorum.































Lütfen İstanbul'daki staj işi olsun ve işinde gücünde bir insan olayım artık. Olmazsa Ankara'da yapacak bir şeyler bulmam lazım. Daha görmem ve yaşamam gereken tonla şey, tanışmam gereken bir sürü ruh hastası (lütfen bunu psikolog kimliğimden ayırıp okuyunuz, yoksa ben etiklere saygılıyımdır, hem zaten ben psikolog değilim ki Ahmet), şaşırmam gereken çok fazla olay ve üzülecek yeni yeni şeyler var. Yani daha çok işim var ve bir yerden başlamam gerek. Yatakta yaşayarak olmayacak bunlar. Diyeceğim o ki, kıçımı kaldırmam için bir şeylerin olması gerekiyor gibi ama öte yandan kıç da benim, kaldırması gereken de.

Yarın en güzel yıllarımın geçtiği yere gidip haykırmayı teklif edeceğim, Sena'ya. Umarım kabul eder yoksa etrafta tek başına bağıran bir manyak olarak görünmek zorunda kalacağım.

-sanırım çıldırıyorum ama genlerimde depresyon yok, her şey kontrolüm altında.

3 yorum:

  1. "bir gün bir önceki günle alakası olmayan hisler, ertesi gün de bir öncekiyle alakası olmayan hisler.
    NEDEN AMINAKOYAYIM NEDEN BU SİKTİĞİMİN DÜNYASINDA İŞLER KÜÇÜK BEYNİMDE KURGULADIĞIM GİBİ GİTMİYOR NEDEEEEEN!"

    Depeche Mode dan Welcome to my world gelsin o zaman.

    Üzülme. Sen yine arada kaçmayı başardın düşüncelerden. Onu da yapamayıp 23 sene düşüncelerinde, düşünceleriyle gerçek hayatta yaşayan gölgeler var. Öyle düşün.

    Not: Dayanamayıp acılara gark oluşumu cümlelerle kustum. Sorry.

    ARV.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben bunu yeni gördüm. sen de üzülme.

      Sil
  2. ah ne güzel günlerdi, ama bitti, ama olsun.

    YanıtlaSil