24 Haziran 2014 Salı

Merhaba.

Madem öyle o zaman ablam ve eniştemin romantik tatillerini nasıl baltaladığımla ilgili bir şeyler yazayım. Aslında ben bir şey demedim, onlar kendilerine katılmamı istediler çünkü ben çok eğlenceli bir insanım......

Uçakta tanıştığım iki gençten biri bana tatmam gereken şarapların listesini yazarken enişteciğim de sinsi gibi konuşmalarımızı dinleyip ablama "Bilge kesin ben bunlarla gitçem diyecek....." filan demiş, gerilmiş fakat öyle bir şey olmadı tabii ki. Paris'le ilgili söyleyecek çok şey var aslında ama ben sadece YA ÇOK GÜZELDİ diyeceğim çünkü çok güzeldi. Fransız kadınları da Fransız erkekleri de gerçekten pek başarılı kimseler. Bunun yanında sidik kokulu metrolar ve her köşe başında beliren homelesslar var ama umrumda oldu mu, tabii ki hayır. Bütün sokakları birbirinden güzeldi ve her köşe başında bir diğerine mi otursak buna mı otursak dedirten kafeler vardı. Neyse ki fakirdik de öyle  şeyler deme fırsatımız pek olmadı. Şimdi şuraya gittik, bu kafeyi öneririm, ordaki sahafa gidiniz tadında şeyler yazmayacağım çünkü biraz şuursuz bir gezi oldu benim için. Yani genel olarak etrafa savrulup YA ÇOK GÜZEL diyerek baktığım, ve genel olarak kafamı kurcalayan iki şeyle dolu 3 gün. Biri Merve'nin Paris'e çok yakışacak olmasıydı, diğeri Paris'le ilgili daha önceden kurulmuş hayallerin evrende süzüle süzüle şu an nerelerde bulunduklarıyla ilgiliydi. Bir şeyi her çok istediğimde, sonrasında evrenin bütün bu isteği neredeyse tamamen yanlış anladığını fark ediyorum. Bu bana yetinmeyi mi yoksa "canım sağolsun, ne yapalım.." uzmanı olmayı mı öğretiyor?

-alın bakalım üşbeş tane fotoğraf size:






















































2 yorum:

  1. fotoğrafları ne ile çektin acabağ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canon 500D. Biri 2,4 ve 5. 18-55mm lens, diğer ikisi 50mm.

      Sil