12 Haziran 2014 Perşembe

Maraş'a gitmek için küçükken heyecanlanırdım. Yaz tatilinde gidip haftalarca kalırdık. Akşamları geç saatlere kadar dışarda durup efil efil yaz serinliğinde meyve filan yerdim. Bir süre sonra cenazeden cenazeye gider oldum.

Sabah orada yaşayan kuzenimle konuştuk. Yarın görüşürüz dedim. Cenazelerin en sevdiğim yanı, dedi, gülüştük. Sonra bu şaka çok korkunç geldi. Sonra tekrar komik geldi. Şakayla ilgili son düşüncem: Çok naif olduğu. Çünkü büyüyorduk ve birbirimizden kopuyorduk ve cenazeler bizi bir araya getiriyordu. Bahsettiği cenazelerden biri de kendi annesininki üstelik. Herkesin ağladığı, dövündüğü, dualar edip sadece halıyı izlediği kalabalık odalardan sıyrılıp daha sessiz bir odaya geçip kendi hayatlarımızdan, erkeklerden filan bahsederdik. Hayata dair her şey o odaya girebilirdi, ölüm hariç. Sanırım bu, dünyanın en tatlı inkar mekanizması ve bu inkar seansı muhtemelen yarın da tekrarlanacak.

-babannem öldü. 

4 yorum:

  1. Çok acıklı olmuş lan yazma öyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insanlar doğuyor büyüyor ölüyor, büyüme kısmındakiler odalarda saklanıyor.

      Sil
  2. başınız sağolsun karşim.

    YanıtlaSil