9 Haziran 2014 Pazartesi

Akşam ailecek annemin doğum gününü ve benim son sınıfa geçişimi kutlama yemeğine gittik. Son sınıfa geçtiğimi umuyoruz. Daha doğrusu herkes öyle sanarken ben umuyorum. Fakat bahsedeceğim şey bu değil. Zaten bu aralar iştahsızım da akşamki yemek beni direkt çocukluğumdaki bir ana götürdü. Kışın bir tatilde Maraş'a giderken yol kenarında bir lokantada duruyoruz. Aslında daha önce de durduğumuz bir yer. Kıskaçlı mıydı neydi oranın adı. Kayseri taraflarında olabilir. Eti çok güzelmiş çok tazeymiş filan, diyorlardı. Bu arada bu sahne, yazın da yaşanmış olabilir, şu an kafamda arabanın içindeyken sanki kış gibi, ama arabadan inince renkler ısınıyor. Neyse olay şu: Yemeğin gelmesini beklerken ben de mekanda dolanıyorum. Dağlar bayırlar filan var lokantanın arkasında. Dere gibi bir şey akıyor. Koyunlar filan otluyor. Tekrar dereye bakınca ne görüyorum? KAN. Lokantanın altından dereye kan akıyor.

İşte böyle vejetaryen oldum.

-olmadım.

2 yorum:

  1. İncelikli artistliklere adadığım şu ömrüm için yeni bir çabayla baştan sona okunan blogla başlayanı, sondan başa noktaladım
    ama nokta koyamıyorum
    ;

    YanıtlaSil
  2. ben bugün bokum gibi bir gün geçiriyorum mesela.

    YanıtlaSil