4 Şubat 2014 Salı

Dün Sena'larda kaldım. Sabaha kadar büyüdüğümüz mahalleyi, evimizi ve gittiğimiz ilkokulu en ince ayrıntısına kadar konuştuk. Evimizin banyo fayanslarını, bizimkilerin simetriği olan karşı komşuların evlerini, apartmanın önündeki taşları, yan apartmanın girişini, mahalledeki çocukları. İlkokulun karşısındaki toprak saha ve aradaki yolu ve durağı, okula bir bina daha eklenmeden önceki bahçeyi. Hepsini hepsini. Kokuları bile hatırladık. Ben bizim evimizdeki televizyonu açtığımızda çıkan sesi, kumandanın tuşlarına dokunduğumdaki hissi hatırladım. Mutfak girişi, salon pencereleri. Hepsi hepsi o kadar net ki. Keşke hala orada yaşıyor olsaydık. Buralar rüyamıza girdiğinde ikimiz de, eğer rüya karmaşık ve biraz ürkütücüyse, sitenin aynı yerlerini görüyormuşuz mesela, bunu fark ettik. Aslında çok yakın olan ama biz küçük olduğumuz için aşırı uzak ve karmaşık gelen diğer sitelerde geçen rüyalar, okulun oradaki durak... Rüyalarım hala bir evde geçtiği zaman o evde geçiyor, ama evin salonu ya da başka bir odasında değil. Ablamla bizim odamızda. Ve yine eğer rüya biraz rahatsız ediciyse o odanın penceresinden bakıyor oluyorum. Böyle böyle şeyler. Saatlerce bunları konuştuk. Sabah kalkıp oraya gitmeyi ve okul servisinin durduğu yerde duran büyük taşın üzerine oturup sigara içmeyi istedik. Konuşurken uyuya kaldık.

Sabah uyandığımızda o özlem kaybolmuştu. Gitmekten vazgeçtik. Hatta üzerine konuşmadık bile. Ama sabaha karşı o kadar gerçekti ki hepsi. Nasıl da kaybolmuş hisler. Bir uykuyla.

6 yorum:

  1. ay bilge :( istanbula geç gideceğim gidelim eski mahalleye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. içlendin mi okuyunca :D gidelim bebeyim

      Sil
  2. belki iki yıl(2007-2009dönemi olabilir) internet üzerinde aralıksız her gün konuştuğum, her gün güldüğüm insandın. sanırım üç kere de görüştük, gezdik. ben şimdi bu yoruma çok saçma bir yerden girdim ama konunun özeti şu. 1şubatta yazdığın yazıyı okudum. konu, zamanın akmasının benim de canımı sıkması. geçenlerde öylesine bakarken bu düşünceler geldi aklıma. senin lise son ve dershane dönemlerinin hemen hemen her gününü biliyorum. msnde uzun süre duran bilge ve yanındaki kaplumbağa nickini de hatırlıyorum. sonra bir gün ben tatile gittim. döndüğümde senin nick değişmişti. nezle olmuşsun cart yeşil rengi ile sümük yazmışsın (gerizekalı :DDdd). ondan sonra zaman durmadı be bilge. her şey değişti. okullar değişti, saçlar değişti, sevgililer değişti, çevre değişti. ben değiştim. msn kalmadı. facebooktan 3-5ayda bir yazışır olduk. can ciğer olamayız hiçbir zaman, ama internette olsa hayatımın bir bölümünde az ya da çok bilge var. hala var bilge duruyor orada. ama canımı sıkan ve düşündüren o günlerin nereye gittiği. ne ara gittiği.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay neden anonim oldun ben bilemedim şimdi sen kimsin :( bi de ben 2009'da açtım blogu ilk. Tarihlerin karışmış. Kim olduğunu bilemedim çünkü internetten birileriyle tanışıp tanışıp duruyordum o dönem, kusura bakma :(

      zamanın hızlı akması can sıkıcı ama bazen de çok heyecanlı bence. her zaman can sıkıcı değil yani.

      Sil
    2. bilmem ki google hesabımdan tanır mısın :)

      Sil
    3. ay seni salaaaaaaaaaaak

      Sil