1 Şubat 2014 Cumartesi

Bugün çok korkunç bir gün.

Tatilin başlarında şakasına ve aslında övünülecek bir şey olarak söylediğim "götüm düzleşiyor keh keh" lafını tatilin son günlerinde "götüm düzleşiyor alın beni burdan ühühü" şeklinde söylüyorum. Akşam saatlerinde bir ara odamdaki ışıkları söndürüp sadece cıngıllırenkli olanı açarak yatağımda cenin pozisyonunda "burda yaşamak istemiyooooooom" derken buldum kendimi. Sonra sağa dön, sola dön, azıcık kitap oku, uyumaya çalış bilmem ne derken kalkıp bir çay demledim. İşin acıklı yanı, aslında sallama çay içmiş olmam ve burada az daha çay demledim diye yalan söyleyecek olmam. Neyse ki yarın Sena geliyor. Çarşamba okul açılıyor. Haftaya Berk geliyor ve her şey normale dönecek.

Yurt günlerime olan özlemim, adeta bir insana duyulan özlem gibi. Annem dedi ki, seneye bakarız. Seneye dediği şey 6-7 ay sonrası. Çok fazla zaman. Şayet seneye yurtta kalırsam, bu sefer kıymetini daha çok bileceğim. O ranzayı, o kırmızımsı perdeleri, çalışma masalarını, terliklerimi kara deliklere yollayan temizlikçi ablaları.. Hepsini, hepsini dikkatle inceleyeceğim. Çünkü seneye son sınıf olmuş olacağım. Veda etmek için ve sonrasında hatırladıkça daha da özleyeyim, daha da kahırlanayım diye. Üf ya. Valla durum baya üf'lük. Zamanın hızı canımı sıkıyor.

Yani hem hayatımın bu kısmının hemen bitmesini istiyorum hem de zamanın hızlı geçmesi canımı sıkıyor. İnsanoğlunun nankörlüğüyle alakaLI bir durum olsa gerek.

Bi yandan da kendimi çok işe yaramaz ve başarısız hissediyorum. İçi bomboş olan bir cv hazırladım ve annem görünce çok duygulanıp "SENİ HERKES STAJA DA İŞE DE ALIR BENCE ileri derecede ingilizce ya vay be" filan dedi. Annem son yıllardaki tek başarımın saç uzatmak olduğunu bilmiyor çünkü. Bilse onu da öve öve bitiremez gerçi, çünkü anneler böyledir. Bir kışı soğuk algınlığına yakalanmadan geçirirseniz sizden başarılısı olmaz.

Kendimde olmasını istediğim özellikler ise şöyle;
1) Erken kalkmak gerektiğinde bile geç yatabilmek.
2) Kahve içmekten hoşlanmak.

Bu ne kadar bütünlüğü olmayan anca dert yanmalı bikbik bir yazı oldu ya? Olsun. Şu günler yalnızlık çekiyorum. Pms de değilim üstelik.

Liseden arkadaşlarıyla hala görüşen insanları biraz kıskanıyorum. Daha doğrusu hala görüşüyor olmaları değil de, lisede yakın arkadaşlıklar kurmuş olmaları güzel. Lise hayatımı çekilir kılan 2-3 insan vardı. Her şey bok gibiydi ve şu an o 2-3 kişiyle sadece like'lar üzerinden iletişim kuruyoruz. Hani like'ladım seni, konuşmamıza gerek yok, takipteyim, gibi.

AY İÇİM ŞİŞTİ.

Romantik komedi izleyip beynimi boşaltayım mademse biraz.

2 yorum:

  1. Bu paragrafın son cümlesi çok kitap gibi, çok hoşuma gitti.

    Bi yandan da kendimi çok işe yaramaz ve başarısız hissediyorum. İçi bomboş olan bir cv hazırladım ve annem görünce çok duygulanıp "SENİ HERKES STAJA DA İŞE DE ALIR BENCE ileri derecede ingilizce ya vay be" filan dedi. Annem son yıllardaki tek başarımın saç uzatmak olduğunu bilmiyor çünkü. Bilse onu da öve öve bitiremez gerçi, çünkü anneler böyledir. Bir kışı soğuk algınlığına yakalanmadan geçirirseniz sizden başarılısı olmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tekrar okuyunca öyle düşünmüştüm.

      Sil