24 Ağustos 2013 Cumartesi

Merhaba.

Bu hafta günde 4 çocuktan 20 çocuğun zeka testine girdim. (Bazıları randevularına gelmedi o yüzden biz ona 15 filan diyek ama çaktırmıyak.) Bunlardan yalnızca 3-4 tanesi normal zekalıydı. Çok görmüş geçirmiş, insan sarrafı filan biri değilim ama çocuğun zekası ailesiyle görüşülen 5-10 dakika içerisinde aşağı yukarı anlaşılıyor. Anlatım becerisi zayıf olan annelerin çocukları da hep normal altında zekaya sahiptiler. Bunun yanında sosyo-ekonomik düzeyin de etkili olduğunu söyleyebilirim. DEMEK Kİ NEYMİŞ? 5 gün teste girdim diye götüm kalkmış, atıp tutuyormuşum. Şakaşaka atıp tutmuyom da, gözlemlerim bu yönde. Doğruluğuna da yürekten inanıyorum. O da benim egom+paşa gönlüm'ün birleşip dünyayı ele geçireyazmalarından kaynaklanıyor.

Bugün Berk'le "the best proposal fails" videoları izleyip başkalarının acılarından eğlence çıkardık. Bu, çay demleyip kanal7'de "Yaramaz Aslanlar" belgeselindeki hayvanları seslendirirken kaçırdığımız sahneleri kanal7 avrupa'dan takip edişimizden 1-2 saat sonra oldu. (Şu cümleyi kurmak için baya uğraştım?)

Her şeyin yolunda gittiği şeker gibi günler; neden?
Çünkü yaz bitiyor diye. Çünkü eylül geliyor diye.

20 Ağustos 2013 Salı

Çocuk Hastanesi çok saykodelik. İlk girdiğimde ağlayan ve bağıran yüzlerce çocuğun arasında başım döndü. Başhekimi bulmaya çalışırken çok kötü göz makyajlı başhekim sekreteriyle aramda bir bağ oluştuğunu hissettim. Çünkü "kalacağın saatleri söyle de yemekhaneye ismini vereyim ;)))" dedi. Bedavaya karnımı doyuracak herkesle aramda bir bağ oluşabilir. Neyse işte konuşmalar bi şeyler bikbiklerden sonra kendimi çocuklara zeka testi yapılan bir odada çok şeker bir psikologla birlikte buldum. Tabii bir de çocuk. 2 günde 5 zeka testi seyrettim, hiçbiri normal zekaya sahip değillerdi. Hepsi normal altı sınırda ya da daha da aşağılardaydı. Üzüldüm. Ama çok değil. Çocuklar enteresan. Bazıları ne kadar itici de olsalar bi şekilde bi yerinden tatlılığı yakalayabiliyorlar.

Bunların dışında, bugün çok yürüdüm. O kadar çok yürüdüm ve yoruldum ki, valla ne bileyim. Bu arada birkaç gündür spor amaçlı yürüyom nihihğeihe. Ama bugünkü öyle değildi. Bir amaç uğrunaydı. Sonrası da çok güzel oldu. Çok tatlı oldu. Çok mutlu oldu. Kapalı anlatımlı yazıları da hiç seğmem. Seğmemler Parkı şakası da yapacak değilim.

Saat 21:40 ve benim çok uykum geldi.

18 Ağustos 2013 Pazar

Yeniden eskisi gibi yazsam ya aslında. Yazsam.

En sevmediğim laflar; eyvallah, ok, eyi.
En sevdiğim laflar: Bissürü.

Bugün sabah kalkar kalkmaz hemen mutfağa gidip sandviçler hazırladım. Kalkar kalkmaz diyince öyle erken sanılmasın, 11 filandı saat. Sandviçler hazırladım ve termos için çay demledim. Berk de kırmızıbeyaz kareli piknik örtüsü aldı. Seğmenler'e gittik. Giderken Kızılay'dan tavla aldık. Çünkü tavla oynamak çok zevkli. Sonra çay bardaklarımızdan biri çatlamış olduğu için tek bardaktan içtik. Tavlada yine ben yendim. Herkesin köpeği var. Yan tarafımıza Üstün Irk Birliği geldi ve natural selection'a kurban gidip elendik. Olsun. Yarın çocuk hastanesinin başhekimine gidip "meraba biraz burda takılabilir miyim?" diyeceğim. Bakalım neler olacak. Heyecanlıyım birazcık ama azıcık. Geçen sene kendini duvarlara çalan Murat Kekilliler göreceğimi umarken çok başka şeylerle karşılaşmıştım. Bu sefer herhangi bir beklenti içerisine girmeyeyim. Sanki bu da kimin suçu? Kimsenin. Psikoloji okumasına rağmen psikiyatri kliniğinde yatan insanların deli gömlekli ve SENİ ÇILGIN diye bağıran insanlar olduğunu sanan bir mal olarak BENİMSUÇUM. Hayır ya. Murat Kekilli'nin suçu. Bana ne. Hadi oradan.

























-seni sevdiğimi de nerden çıkardıNerdençıkardın?

11 Ağustos 2013 Pazar

Bütün gece bir sivrisinekle cebelleştikten ve kaşınıp durduktan sonra sabah hiçbir yerimde ısırık olmaması RÜYA MIYDI LA dedirtti. Bir kere gemi olarak bulunan saçma sapan bir lisede kedilerle savaştım bir kere de Berk'e 2. el joystick almak için adamın biriyle pazarlık ettim. 1 kere bütün kolum ağrırken uyandım bir kere de bütün kolum tamemen uyuşmuşken. Ne salak bir geceydin sen. Çok salaktın.

-Bugün pikniğe sonra da belki lunapark'a gideceğiz. Çok sevinçliyim.

9 Ağustos 2013 Cuma

Çok küçükken bir keresinde canım çok fazla çocuk asprini çekmişti. Gizli gizli gittim bir tane yedim. Sonra bir tane daha yedim. Dayanamadım 3-4 tane daha yedim. Ama nası korkuyom bi şey olcak diye. Söylemiyorum da kimseye. Sonra gece babam bizi yatırırken şöyle bir muhabbet geçmişti aramızda;

Ben: Baba biş'sorcam. Bi çocuk mesela 5 tane çocuk asprini yerse n'olur?
Babam: Mide fesadı geçirir.
Ben: ...... Peki ne yapması lazım?
Babam: Bol bol süt içmesi lazım.


Bu da süte başlama anımdır.






















(temsili)

8 Ağustos 2013 Perşembe

Bu sene bunun aynısıydı. Sadece geleneksel büyük amca kahvaltısında daha az kişi vardı. Kahvaltıda daha az kişi vardı çünkü insanların bir kısmı tatile gitmişti. Birileri evlenmişti ve birileri uyumayı seçmişti. Bu sefer toplu fotoğraf çekilmedi ve büyük amca konuşma yapmadı. Sadece bana sarılıp dururken gözleri doldu. Bu duruma benim bile içim burkulurken büyük amca ne kadar üzülüyordur bilemiyorum.

Bizim neslimizin bayramları hep kışa geliyordu. Bayramlıklarımıza külotlu çorap dahil oluyordu. Bayram ziyaretlerinin bir kısmı bot bağcıklarıyla geçiyordu. Ben şimdi, yani birkaç senedir, bayramda havanın güzel olmasını yadırgıyorum. Şimdiki çocuklar da kışa geldiğinde yadırgayacak. Bununla ilgili birtakım psikolojik çıkarımlar yapmak niyetindeydim ama misafirlerden hiç haz etmeyen ve akrabalık bağlarıyla ilgili sorunları olan bir insan olarak bayramla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum.

Sadece, bayram bir çok insan için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir. Bu çok normal. Benim için de hiçbir anlamı yok. Çalışan bir insan olsaydım da benim için anlamı sadece "tatil" olurdu. Ama bazıları için bayramlar çok önemli. Torunları sevinsin diye eve Sünger Bob'lu peçeteler alan dedeler için. Bayramda tatile gideceklerinden emin olduğu halde belki sürpriz yapıp uğrarlar diye düşünüp dizleri tutmadığı halde çocuklarına, torunlarına 40 çeşit yemek yapan ya da hayatında ilk defa bayram baklavasını kendi yapamadığı için kahrolan nineler için.

7 Ağustos 2013 Çarşamba