8 Kasım 2013 Cuma

Dün Duygu'yla Çocuk ve İnternet kongresine gittik. Ankara tıp morfoloji binasında. Morfolojinin kantininin adının Morfo Mola olması bence çokkomik. Kongrede edindiğimiz en ilginç bilgileri sıralayacak olursam;

1) Dünyada deviant facebook'tan daha çok kullanılıyormuş.
2) İnternet kafecileri esnaf odası diye bir şey varmış.

Onun dışında son zamanlarda her cuma "oha neçbuk geçti bi hafta" diyor, her akşam babannem, Hatun teyze ve annemle bir bardak çay içiyor ve düzenli olarak hürriyet emlak güncelliyorum.

Pinterest'teki do it yourself'lere bakıp bakıp "ya bu çokkolay yarın akşam bundan yapayım" diyip sonra vazgeçiyorum. Aslında bu küçük örneği hayatımın geneline de yayabilirim. Yayarım niye yayamayayım.YAYAMAYAYIM ne ya.

Ayrıca Oğuz Atay'la yeniden denemeye karar verdik.

Geçen kütüphaneden film aldım sonra hazırlıktayken sinema topluluğuna üye olup cuma günleri okul çıkışı film gösterimlerine gittiğimiz zamanları hatırladım. 5buçukta başlardı 8:50 servisiyle dağılırdık. Taxi Driver, The Big Lebowski bi de bişiy daha izlemiştim orda. (1 ay bile sürmemiş aslında) Hazırlıkta dersimiz erken bittiğinden merkeze gelip kütüphanede mal mal dolanıp filmlere filan bakıyoduk da o yüzden hatırladım bunları. Aslında güzel dertsiz ama çok sıkıcı günlerdi. Şöyle bir güzelliği vardı mesela; Friends'in 3. sezonunda filandım o ara.

-Yazmış olmak için yazdığımı belli etmemeye çalışıyom-

Dün kongrede problematik internet kullanıcısı teşhisi koydum kendime ve buralardaki bir çok kişiye. Ben kendimi internet bağımlısı olarak tanımlıyodum aslında, problematik hoş olmadı. Aslında şaka yapıyorum, sadece bazı maddelerini kendimle bağdaşlaştırdım. Örnek vereyim; dedi ki konuşmacı, biz internette hayatımızı sunarken bunu kontrollü bi şekilde yapıyoruz. Yani güzel fotoğraflar seçiyoruz; güldüğümüz, eğlendiğimiz, güzel çıktığımız.. Başkalarının da bunu böyle yaptığını bildiğimiz halde, takip ettiğimiz insanların hep çok mutlu, çok eğlenen ve çok güzel görünen insanlar olduklarını sanıyoruz. Bu herkes için geçerli sanırım. Bu kesinlikle çok doğru ve insanlarda mutsuzluğa neden olan bir şey. Aşırısı da ciddi sorunlara yol açabiliyor, özgüven eksikliği gibi. Aman neyse işte. Sonra akşam duş alırken kafamdan küçük analizler yapmaya çalıştım. Nerden başladı bu internet bıdısı. Nerden başladı yani. Tanımadığım insanlarla bir şeyler ve bazen çok şeyler ve hatta bazen baya çok şeyler paylaşma arzumun kaynağı nedir ki? Kesin sonuçlara varamasam da bi şeylere varabildim ama çok da önemli gelmiyor artık bunları düşünmek. Yani kendim için. Bu paylaşma isteği bi hep bi şekilde varolacak olsa da hayatın içindeki diğer bir sürü şeyin arasında küçücük kalıyor gün geçtikçe.

Dur aklıma gelmişken beni mutsuz eden ama yine de takiplediğim 2 örnek vereyim;

http://bleubirdvintage.typepad.com/ biri bu aşırı mutlu şık herkesin çok güzel/yakışıklı olduğu yavşaklar topluluğu

http://ohdeardrea.blogspot.com/ biri de bu aşırı tatlı kız çocuğu ve aşırı tatlı evleri olan godoş veganlar

LA NE KONUŞUYOM BEN YA?


1 yorum:

  1. Valla ben çok kıskanıyorum diğerlerini çünkü onun en güzel çıktığı fotoğraf benim en güzel fotoğrafımdan daha güzel o zaman haskihaski

    YanıtlaSil