8 Ağustos 2013 Perşembe

Bu sene bunun aynısıydı. Sadece geleneksel büyük amca kahvaltısında daha az kişi vardı. Kahvaltıda daha az kişi vardı çünkü insanların bir kısmı tatile gitmişti. Birileri evlenmişti ve birileri uyumayı seçmişti. Bu sefer toplu fotoğraf çekilmedi ve büyük amca konuşma yapmadı. Sadece bana sarılıp dururken gözleri doldu. Bu duruma benim bile içim burkulurken büyük amca ne kadar üzülüyordur bilemiyorum.

Bizim neslimizin bayramları hep kışa geliyordu. Bayramlıklarımıza külotlu çorap dahil oluyordu. Bayram ziyaretlerinin bir kısmı bot bağcıklarıyla geçiyordu. Ben şimdi, yani birkaç senedir, bayramda havanın güzel olmasını yadırgıyorum. Şimdiki çocuklar da kışa geldiğinde yadırgayacak. Bununla ilgili birtakım psikolojik çıkarımlar yapmak niyetindeydim ama misafirlerden hiç haz etmeyen ve akrabalık bağlarıyla ilgili sorunları olan bir insan olarak bayramla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum.

Sadece, bayram bir çok insan için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir. Bu çok normal. Benim için de hiçbir anlamı yok. Çalışan bir insan olsaydım da benim için anlamı sadece "tatil" olurdu. Ama bazıları için bayramlar çok önemli. Torunları sevinsin diye eve Sünger Bob'lu peçeteler alan dedeler için. Bayramda tatile gideceklerinden emin olduğu halde belki sürpriz yapıp uğrarlar diye düşünüp dizleri tutmadığı halde çocuklarına, torunlarına 40 çeşit yemek yapan ya da hayatında ilk defa bayram baklavasını kendi yapamadığı için kahrolan nineler için.

2 yorum:

  1. Sen bi de "uzaktasın; ama iyi ki şu sıkayp var" diyenleri düşün. bileklerimi kesesim geliyor her bayram.

    YanıtlaSil