16 Ekim 2012 Salı

Yine ölümcül kütüphanede burun çekme hastalığına yakalandım. Çevreye verdiğim rahatsızlık kalbimi bir hayli kırıyor. Kalkıp gitçem. Sokayım sınavına da sana da zaten. Cognitive psychology dediğimiz şeyin resimdeki balerin hangi yöne dönüyor'dan ibaret olduğu konusunda hemfikir olsak kafalarımız rahatlayacak. Ya da SİYAH NOKTAYA ODAKLANDIKTAN SONRA GÖZLERİNİZİ KAPATIN ARKADAŞLAR ATAMIZI GÖRECEKSİNİZ TÜYLERİM DİKEN DİKEN ŞU AN İNANILIR GİBİ DEĞİL TIKLA iPAD 2 KAZANMA ŞANSI YAKALA. Herkesin perception'ı kendine. Neyin çabasını veriyoruz? Evet tren rayları uzakta birleşiyormuş gibi görünüyor. Evet uzaktaki araba çok yavaş ilerliyormuş gibi görünüyor. Evet motion parallax. Evet amınakoyayım. Beyin çok deyşik. Evet zihin de öyle. İkisi de baya lazım. Tamam. Evet. Sena diyor ki, keşke beraber sanat tarihi okuyup bohem olsaydık. Sena inşaat mühendisi olacak. Sena'yı tanımazsınız siz. Çok akıllı. Her türlü mühendisliği ağzına bile sıçarak okuyabilir. Ama Sena bu değil. Çok yanlış. Biz çocukken uçurumculuk oynardık. Her tümsek, her ağaç dalı bizim için inanılmaz yüksek uçurumlardı. Her küçük su birikintisi okyanustu. Her çimenlik ormandı ve bizler devdik. Her çatlak depremden oluşmuştu. Topraktaki her dal parçası dinozor kalıntısıydı ve biz arkeologtuk. Her araba uzay mekiğiydi. Sena astronot olmak istiyordu. Yıldızları çok seviyordu. Ben hayallerimi hatırlamıyorum belki Sena hatırlıyordur. Bizim aramızda 10 saatlik karayolu var.

4 yorum:

  1. şu an çocukluğumun hiçbir yaratıcı tarafının olmadığını anladım. aynılarını ben de düşünmüştüm. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tıpkı diğer bütün çocuklar gibi.

      Sil
  2. Çocukken kaç yasindaydin Bilgoş.

    YanıtlaSil
  3. "sena diyor ki"den sonrasına bayaa bildiğin ağlanır lan. büyümek hepimizin amına koymuş amk.

    YanıtlaSil